TARİHE KISA BİR YOLCULUK


TARİHE KISA BİR YOLCULUK

Lütfi Parlak

 

            TRT 1’de oynayan bir dizi var: Kutülemare…

İngilizlerin Musul petrolleri için Osmanlı İmparatorluğu üzerinde icra ettiği oyunu işliyor. O hinliği anlayabilmek için 1904’te Paris Büyük Elçimiz Salih Münir’in İstanbul’a gönderdiği şu raporu ibretle okuyalım. Okuyalım da İngilizleri iyi tanıyalım:

 

A-İNGİLİZ SİYASETİ; (Büyükelçinin ifadelerini özetliyorum): İngiliz politikasında insaf, samimiyet, yücelik, mertlik yoktur. Diğer devletlere karşı davranışları, ticarî menfaatlerine göredir. Sahip oldukları nüfusa yetecek kadar ürün yetiştiremediklerinden dışarıdan yiyecek almak zorundadırlar. Dolayısıyla bir taraftan ülkenin üretemediği hammaddeleri ucuza almak, diğer taraftan sanayi ürünlerinin fazlasını sömürgelere ve dış pazarlara satma mecburiyetleri vardı. Çünkü onları ayakta tutan sömürgeler, dış pazarlardı.

İngiltere, hem sahillerini hem servet kaynakları korumak için an az rakiplerinin deniz gücüne denk donanma bulundurmuşlardır. Cebelitarık, Malta, Aden gibi önemli noktaları işgal etmişlerdir. Ancak dış politikada zorlandıkları noktalar da olmuştur tabi. Biri: Almanya, Fransa, İtalya ve Rusya yüksek gümrük tarifesi koyarak İngiliz mallarının girmesini güçleştirmişlerdir. Diğeri ise Almanya ve Fransa, İngiltere’nin engelsizce mal gönderip sattığı, tahıl eksiğini tedarik ettiği, sanayi hammadde ihtiyacını ucuzca aldığı bazı yerleri ele geçirip sömürgeleştirmişlerdir. Hele Ruslar’ın, Asya’dan ta Çin’e kadar elde ettiği yerlere kendi mallarını doldurup İngilizlerin önünü kesmeleri, fevkalade bir hadise sayılmıştır.  

            O sıkıntıları yenmek için İngilizler de Mısır’dan Ümit Burnu’na kadar Afrika’nın iç ticaretini ellerine geçirmişler, karşı gelenlerle savaşmışlardır. Haliyle İngiltere, sanayi konusunda şiddetle rekabet ettiği Almanya, Fransa ve Rusya’nın her zaman karşısında olmuştur. Almanya, Fransa ve Rusya ticaret ve sanayilerinin ilerlemesi oranında savaş güçlerini artırmadıklarından İngiltere, rakiplerinin kendi ticaretini bozmalarına bir şekilde izin vermemiştir. Bir mesele çıkması halinde o devletin, Hindistan yoluna veya Ümit Burnu veya Transaval yoluyla ilgisi olup olmadığına bakmışlardır. Eğer Hint yolu veya İngiltere’nin ticareti ile bir ilişkisi varsa ölüm kalım meselesi yapmışlar, yoksa uzlaşmacı hareket etmişlerdir. “Madagaskar”, “Niger” ve “Ternov” meseleleri bu konuda birer örnektir.

İngiltere, bunlardan ilk ikisinin Hint yoluyla ilişkisi olmadığından uzlaşmıştır, üçüncüsünün de er geç kendi hesabına sonuçlanacağını ummuştur. Ancak hem Hindistan hem önem kazanmaya başlayan Ümit Burnu ve “Transaval” yolunun başlangıcı olan Mısır’ı, hiçbir zaman kimseyle paylaşmaya yanaşmamıştır.

 

B-İNGİLTERE-OSMALI İLİŞKİLERİ: İngiltere’nin Osmanlılara veya Müslümanlara özel sevgi beslediği doğru değildir. Rusların Anadolu ve Süveyş üzerinden Hindistan’a sarkacağını tahmin ettikleri için Osmanlıya arka çıkmışlardır. Yani Osmanlıyı korumakla Hindistan’ı korumuşlardır. Diğer bir deyişle kendi çıkarlarına hizmet etmişlerdir.

Ayrıca İran’a giden ve İngiliz mallarının sevk edildiği Trabzon, Erzurum, Doğubeyazıt yolu; Volga, Hazar Denizi’nden geçerek Anzeli ve Vişest yolu ile Poti, Kütais ve Tiflis’ten geçip Bakü’den Tebriz’e ulaşıyordu. Diğer kol ise Hazar Denizi’nden başlayıp İran sahilinde bitiyordu. İşte bu yollar, hem dolaşık hem Rusya’nın elinde olduğundan bir takım engellerle İngiliz ticaretine kapanabilecek durumdaydı. Rusya ile bir anlaşmazlığın çıkması halinde Trabzon yoluyla asker sevkiyatı yapamayacağı açıktı. Sonra İslâm halifeliğini bünyesinde topladığı için Osmanlının Hindistan’da milyonlarca Müslüman tebaası vardı. Dolayısıyla Osmanlı ile dost olarak hilâfet nüfuzundan yararlanmak istiyorlardı.

Rusya’nın İstanbul’u ve Boğazları ele geçirme emeline karşılık İngilizler, Osmanlı Devleti’ni destekleyerek Ruslara karşı güçlü bir engel çıkarıyorlardı. Böylece Hindistan yolunu koruyorlardı. Ancak Ruslar Hindistan’a yaklaşmak için Ortaasya’daki hanlıkları istila edip Herat yolunu seçince İngilizlerin Anadolu’ya verdikleri önem giderek azaldı. Neticede İstanbul’un Ruslar tarafından ele geçirilmesi, Akdeniz ve Karadeniz boğazlarının kapatılması karşılığında Basra Körfezi taraflarına saldırılmayacaklarına dair 1877 tarihinde İngiltere’ye güvence vermeleri üzerine Eleşkirt ve Doğubeyazıt’tan geçerek İran’a giden ticaret yolunu da Berlin Kongresiyle Ruslara vermişlerdi. Buna karşılık Mısır’ı işgal edip Kanal yolunu ellerine geçirmişlerdi. Böylece Osmanlıya karşı politikalarını hepten değiştirmişlerdi.

Zira İstanbul güçlenirse İngilizleri Mısır’da görmek istemeyeceği, gasp edilmiş malını almaya çalışacağı kuşkusuyla Osmanlının kudretinin azalmasını kendileri açısından makul bulmuşlardı. Hint yolunun selâmetini ilgilendiren yerlere dokunmaması için Osmanlının küçülmesini politik çıkarları açısından uygun görmüşlerdi. Arabistan, Necd ve Hicaz’ın parça parça Osmanlı yönetiminden çıkmasına gayret etmişler, nüfuzlarına tabi olacak şeriflerin eline geçmesi, ardından Arabistan, Necd ve Irak taraflarının İngiliz himayesinde Aden gibi sömürge hâline getirilmesi için entrikalarını artırmışlardır.   

 

C- İNGİLİZ PETROL POLİTİKASI: Osmanlıyı, Arap yarımadasından uzaklaştırma sebeplerinden biri de malî ve ticarîdir. Necd, Arabistan ve Irak tarafları verimli değillerse de İngilizler oraları kendi etkileri altına alınca, ülkenin doğal servet kaynaklarını yani birçok maden, petrol, gaz kuyularını işletip, kanallar ve kuyularla araziyi sulayıp tarımı geliştireceklerdi. Vapurlar ve demiryolları ile nakliyatı kolaylaştıracaklardı. Böylece yörenin doğal servetlerinden İngiliz sermaye sahiplerini yararlandıracaklar, kazancı artan yerli halka, mecburiyetleri nedeniyle İngiltere’de yapılan mal ve eşyayı satacaklardı. Yani hem ucuza gıda temin edeceklerdi hem İngiliz mallarını verip para kazanacaklardı.

 

D-İNGİLİZLERİN ERMENİ POLİTİKASI: İngilizler, Rusya sınırına yakın bir Ermeni prensliği veya özerk vilayet kurmayı arzulamışlardı. Rusya Ermenilerinin millî duygularını galeyana getirip çıkarılacak her isyan, oraya da sirayet ettirilecekti. Maksada ulaşılmasa dahi Rusya rahatsız edilip oyalanacaktı. Bir savaş çıkması halinde İngiltere’ye minnet duyan bu Ermeni prensliği veya özerk vilâyeti, Rusya Ermenileriyle birlikte ayaklandırılacak, en azından Rus orduları meşgul edilecekti.

Ancak bu niyetlerin elde edilmesi uğurunda çok kan dökülecekmiş, birçok Ermeni telef olacakmış diye düşünmek İngiliz diplomatlarının âdeti değildi. Dolayısıyla çıkarlarını karşılamak için caiz ve mubah olmayan hiçbir şey yoktu.

İşte İngiltere, işte Batı. Bu gün de öyle değiller mi?..

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Zil Çaldı Çocuklar

31Ağs

Aç Tavuk Misali

25Ağs

Harputlu Zöhre Kız 22

23Ağs

Harputlu Zöhre Kız 21

22Ağs

Harputlu Zöhre Kız 20

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.