Ağın’da “Ağın” Dergisi


23 Eylül gününü Ağın’da geçirdik. Bir otobüs dolusu gazeteci, yazar, şair, müzisyen; hâsılı kültür-sanat erbabı, günün er vaktinde, ver elini ey şirin belde, diyerek Ağın yollarına düştük. İşin organizatörü, yine Manas süvarisi Şener Bulut.
Niçin gidiyorduk Ağın’a?
Ağın, bir bakıma elitler beldesi. Okumuşu, aydını, yazarı çizeri bol bir ilçe. Bu eli kalem tutan münevver takımının 51 yıl zarfında 318. sayıya erdirdikleri “Ağın” isimli bir dergileri var. Bu “düşün ve sanat dergisi”nin bir anlamda tanıtım toplantısı yapılacak; yarım asırlık yaşam macerası ve mücadelesi anlatılacaktı.
Ben şahsen, bu tanıtım toplantısının Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu Kültür Merkezi’nde yapılacağını beklerken, ev sahiplerimiz bizi ilçenin yukarılarına doğru çektiler. Aliuşağı Mahallesinde Aliuşağı Çınarının dibine. Günerkan Beyin şiirinde geçiyordu:
Hani doğardı ya ebemkuşağı
Süzülüp inerdi Hop’tan aşağı
Temürlü, Uzungil, Aliuşağı
Tatlı hayallere dalamıyorum.
Derginin Genel Yayın Yönetmeni Dr. A. Nihat Dündar, mazereti dolayısıyla bu toplantıyı iştirak edememişti.
Programın ilk konuşmacısı, Ankara/Ağınlılar Kültür ve Dayanışma Derneği adına “Ağındüşün ve sanat dergisi”nin sahipliğini üstlenmiş olan Ahmet Çetin, derginin ve Ağın’ın sorunlarını dile getiren bir konuşma yaptı. Çetin, Ağın’ın su, konut ve konaklama sorunları bulunduğunu ifade ederek bir de teklifte bulundu. “Çınaraltı Sohbetleri”ni geleneksel hâle getirelim” dedi. “Ağın’ın meselelerini halletmek ve daha yakinen tanışmak için bunu yapalım” diye de ekledi.    
1910 yılına kadar Ağın dergisinin Genel Yayın Yönetmenliğini yapan Altan İlter ve 2011’den beri dergi yönetiminde bulunan M. Kâmil Ateş,Ağın’ın iki aşamasını hikâye ettiler. İlk sayısı1967’de çıkar Ağın’ın. Yayınına 41. sayıda ara verir. Bilahare, yani 21 yıl sonra 1991 Eylülünde yeniden çıkarılmaya başlanır. Aylık çıkan dergi, maddî sebeplerden ötürü 2016’dan itibaren iki ayda bir yayınlanmaya başlanır.
M. Kâmil Ateş’in bir beyanını ve talebini de kayda geçirelim bu arada. Dergiye, daha çok şiir gönderiliyor; düzyazı metinler pek gelmiyor. Derginin abone sıkıntısı var; değişen adres ve telefonlar bize bildirilmiyor.
Manas için yerinde bir benzetmeyle“Manas Enstitüsü” tabirini kullanan Prof. Dr. Ahmet Buran, o akşam, eğitim temelimde Ağınlıların harcı vardır, diyerek başladı konuşmasına. İlkokulda ilk iki öğretmenim Ağınlı idi, dedi. Dil üzerine konuşta. Kâinatta cemadat, nebatat, hayvanat ve insan vardır. İnsan, diliyle insandır, diye de ekledi.
Prof. Dr. Zafer Gençaydın, konuşmasında Ağın’ın kültür ve sanat hayatımızdaki yerini dile getirdi. Geçmişle ilgili değerlerimizi gelecek nesillere aktarmalıyız, dedi. Tahtasız Hoca lakabıyla meşhur Abdullah Lütfi Efendiden bahsetti; kimi anekdotlarını nakletti.
Gençaydın, daha sonraki günlerde Elazığ’a gelerek Manas Yayıncılık salonunda da bir sohbette bulunacaktır.
Aliuşağı Çınarı altındaki toplantıda, Elazığ eski Kültür Turizm Müdürü Tahsin Öztürk de Ağın’ın kültür ve turizm hayatımızdaki yerine dair bir konuşma yaptılar.
Günerkan Aydoğmuş’un konusu, Ağın’ın tarihi idi.
Prof. Dr. İbrahim Ünal, Ağın Musiki Kültürü üzerinde durdular. Ağın’ın, Harput gibi, Eğin gibi zengin bir müziği yok, diyen Ünal, bu güne kadar Ağın’dan ancak 38 eser derleyebildiklerini de eklediler.
Ünal’dan sonra sıra, bu fakirin “Şiirimizde Ağın” konuşmasında idi.
Şiirimizde Ağın’ı müteakip Ağın’da şiire sıra gelmişti. Hasan Ergün Yılmaz, Hasan Özçam, Hadi Önal, İlhami Bulut, Zekeriyya Bican, Mahir Gürbüz, Hüseyin Göçeri, M. Faik Güngör mikrofona gelerek birer şiir okudular.
Programın uzadığını; hatta geceye sarktığını gören günümüz Türk hikâyeciliğinin değerli ismi Şerif Aydemir, kendi konuşmalarından feragat ettiler. Öyle feragat ettim, kurtuldum demek yok. Gelecekteki böyle bir etkinlikte, biz de Aydemir’den iki kez konuşmasını isteriz.  
Mevlit Öksüzoğlu ve Ağın’ın kâmil, mütevazı Belediye Başkanı Yılmaz Serttaş, program üzerine görüşlerini beyan edip kısa bir değerlendirmede bulundular. Memnuniyetlerini dile getirdiler.  
Sıra müzik faslına gelmişti.
Kimler mi vardı bu fasılda? Seste; Nihat Kazazoğlu, Yalçın Turhan. Sazda; ud: Fethi Açıkgöz, keman: Onur Açıkgöz ve klarnet: Prof. Dr. İbrahim Ünal. Kendisi de müzisyen, işinin ehli ses yönetmeni: Ziya Tunçtekin.
Harput, Ağın, Eğin türkülerini müteakiben Ağın Halayı ile son!

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Kas

Oktay Akbal’a Dair

09Kas

Şiire Giydirilen Ayakkabı

02Kas

Ortaya Karışık

26Ekm
18Ekm

Bir Dergiye Siyah Bayrak

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.