BAŞKAN YANILMAZ’IN ETRAFINDA


           Günışığı’nın 30 Mayıs 2014 tarihli nüshasında, bu köşede“Başkan Yanılmaz’ın Bir Cümlesi Etrafında” başlıklı bir yazımız çıkmıştı. Yerel seçimlerden tamı tamına iki ay sonra yayınlanan o yazı, Mücahit Yanılmaz’ın bir televizyon programında irad ettikleri bir cümleden yola çıkılarak kaleme alınmıştı.
            Başkan Yanılmaz, yakın zamanda; Ekim ayı sonlarında yaptığı bir basın toplantısıyla yedi aylık icraatını değerlendirdi. Öyle sanıyoruz ki Başkan, bu sahada ikinci ve daha müştemilatlı basın toplantısını, önümüzdeki yılın Mart ayı sonlarında gerçekleştirecektir.
            “Hizmette Yedi Ay” basın toplantısından on beş gün kadar sonra ise, on beş kadar insan Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz’la bir sabah sofrasında beraber olduk. Başkanın enerjisini, sabrını ve şeffaflığını bilen bu insanlar, yemek boyu Yanılmaz’ı adeta soru yağmuruna tuttu. Tabi bu arada, kimi konularda görüş beyanında bulunanlar da olmadı değil. Söylemek gerekirse, bu zevat, farklı iş ve meslek dallarından bu şehrin tanınan simalarıydı.
            “Hizmette Yedi Ay sohbetinde Yanılmaz, bir bakıma halka icraat sunumunu yapmış ve ondan karnesini istemişti. O günkü kahvaltı sohbetindeyse, yapılacak her hizmetin, ortaya konacak her işin evvela şeffaf şekilde ihale edilmesi, sağlam, dayanıklı ve estetik olması; son olarak da en ucuza temininin sağlanması hususundaki kararlılığını bir kez daha ifade ettiler. Bu da seçim süresince dile getirdikleri “etik-estetik-ekonomik” ilkesinin teoriden pratiğe yansıması demek oluyordu. “Adil ve şeffaf olacağız” diyor ve ekliyor Başkan, “Güçlünün değil haklının yanında olacağız. Gizli ajandamız hiçbir zaman olmayacak. Yaptığımız her icraatı rahatlıkla halka anlatacağız, anlatabileceğiz.”
            Mücahit Yanılmaz’ın, hafızamda kaldığı kadarıyla şöyle bir cümlesi vardır ve ben onu hiç unutmamaya çalışıyorum; “Kimlikli bir şehir oluşturmak önemlidir ve şehirlerin kimliği insanlara da yansır.” Şehrengiz müellifleri, “şehrin ruhu” derler buna.
            30 Mayıs günkü yazımızda ele aldığımız cümlesi kadar ihatalı ve üzerinde makaleler yazılabilecek denli çağrışım gücü geniş bir ifade.Eflatun’a mal edilen, “İnsanın en büyük erdemi şehir kurmaktır.” diye bir özdeyiş vardır. Ama asıl erdem bize kalırsa, şehri salt kurmak değil; sevmek ve yaşatmaktır. Belediye Başkanımızın tavrında biz şehrini seven; yaşatmak isteyen bir yöneticinin erdemini görüyoruz.
            Şehir insanla güzeldir ve siz, insanlarını seviyorsanız şehrinizi de seviyorsunuz demektir. Yanılmaz’ın şu dediklerinden, onun, şehri kadar şehrinin insanlarını; hemşehrilerini de seven biri olduğu anlaşılmıyor mu;
            “Bizler bu şehri yönetirken yedi ay boyunca hep sizlerle olduk. Düğünlerde, taziyelerde, açılışlarda bir olduk. Halkımızın yönlendirmeleri bizlerin rehberi oldu. Bizim bildiğimiz her zaman doğrudur; illa ki bu olacak diye bir diretmemiz, dayatmamız olmadı ve olmayacak. Önemli olan, her zaman Elazığ’ın menfaatleridir ve her zaman da böyle olacaktır.”
            Halktan biri sıfatıyla, bir yönlendirme de bizden o vakit:
            Düğünlerde, taziyelerde, açılışlarda halkın yanında olmak çok önemlidir; lâkin yeterli değildir. O, sözün gelişi. Hele ucuz-işkene yerlerin açılışında bulunmak, bir valiye, bir belediye başkanına puan getirmez bilakis itibar kaybettirir. Halk, üst bürokratını, yöneticisini o gibi fiillerde görmekten hazzetmiyor. Var mı üretime, istihdama dayalı bir açılış?
            Başkanımızdan ilkeli bir spot cümle daha; “Hizmette cömert, harcamada cimri (olacağız).”
            Konuşmasının bir yerinde şunu söyledi bize o sabah; “Temizlik ihalesinin birincisini iptal ettik ve ikinci ihalede bu şehre 3 milyon 500 bin lira kazanç sağladık. Yedi ay zarfında bu tür ihalelerden 7,5 milyon tasarrufumuz oldu. Bu arada, belediyenin şehir esnafına geçmişten kalan borçlarını kuruşuna kadar ödedik.”
            Daha bunun gibi; kuzey çevre yolundan çimento fabrikasının taşınmasına, oto galericiler sitesinden yeni şehir meydanı ve parkına, çöpten elektrik üretiminden Cip Barajı’nın pikniğe açılmasına, Kent Bilgi Sisteminden kentsel dönüşüme… birçok alanda bilgilendirmede bulundu. Elbet o, bunları söylerken, bizim, icabında bu vaatlerin takipçisi olacağımızı; belli bir süreden sonra sözden icraata geçilmediği takdirde yazarak ve konuşarak hesap soracağımızı biliyordu. Art bir niyete matuf olmadıkça eleştiriler daima yararlıdır.
            Madem gelecekte vukubulacak bir eleştiriyi göze alarak bunları söylüyordu; bu, o demektir ki Başkan, yüksek dozda bir özgüvenin, buna eşdeğer de bir azmin-iradenin sahibidir.
            Doğrusu, bugüne kadarki tutumu ve icraatı da, gelecekte başarılı olacağının delilidir. Atalarımız boş yere, “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.” dememiş.
            Sözün hitamında deyiverelim gelin:
            O gün, Mücahit Yanılmaz’ın etrafında bulunan bizler de, “Ayinesi işidir Başkanın, lafta kalmaz.” diye geçirdik içimizden.
            Bu sözde, kuru bir temenniden ziyade bir güven hissettiyseniz bizimle duygudaşsınız demektir. Önce zaman ve güven ver, sonra eleştir, demiş eskiler çünkü. 
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Bir Şüşnaz Akşamına Dair

14Eyl

Nejat Yılmaz ve Şiiri

07Eyl

Ahmet Tevfik Ozan ve Şiiri

31Ağs
17Ağs

Şiirli Bayramlar

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.