BİZİM ECE 2017 ANTOLOJİSİ


            Başında Ahmet Otman’ın bulunduğu Bizim Ece dergisi 26. yılında. Bizim Ece Şairler Antolojisi ise 20. serisiyle elimizde.

 

            Bu yılki Bizim Ece güldestesi 375 sayfa olup içerisinde adlarına göre alfabetik sıralanmış 74 şairden en aşağı dört-beş yüz şiir yer almakta. Bunlar arasında da ismini ilk kez işittiğimizden tutun ülke çapında nam yapmış olanına kadar farklı imzalar var. Mesela şu şairleri biz şiirleri ve eserleriyle çok önceden tanıyorduk:

 

A. Necmettin Çanga, Abdülkadir Güler, Galip Kurdoğlu, Bolat Ünsal, Hasan Akar, İsmail Özmel, İsmail Sezgin, Mahmut Aldemir, Melahat Ö. Ecevit, Mustafa Ceylan, Necdet Tezcan, Seçkin Gündüz, Şükrü Öksüz, Ünal Şöhret Dirlik, Vedat Fidanboy, Vural Şahin.

 

            Aşağıdaki imzalar ise daha çok Bizim Ece sayfalarından aşina olduklarımız:

 

            Bedriye Sönmez, İsmihan I. Sarıgedik, Mehmet Şen, Murat Hacıoğlu, Mustafa Toga, Neriman Betül Ertem, Sedat Günay, Sevgi Akkoç, Yaşar Özkan, Yusuf Çağlar.

 

            Bizim Ecenin 20. antolojisinde Elazığ’dan da az şair yok hani; Gıyasettin Güneş, H. Ergün Yılmaz, Nejat Yılmaz, Sündüs Arslan Akça, Şükrü Kacar, Vedat Yılmaz ve bu fakir.

 

            Otman bu sene bir standart getirmiş; biyografisi dâhil her şaire kitapta beş sayfa yer vermiş. Doğrusu, iyi de yapmış; böylece adalet tesis etmiş. Birine üç sayfa, diğerine on sayfa; hoş olmuyordu.  

 

Kimi şairlerin şiir kumaşının kalitesi daha biyografisini okurken belli oluyor. Kimilerinin ise daha ilk şiirinden, ilk dörtlüğünden bu işte ne kadar yeni ve acemi olduğu anlaşılıveriyor. Bu kategori şair dostlarımız, bizce, ya derhal şiir perhizine başlamalılar veya öyle her yazıp çiziktirdiklerini “şiir” diye yayınlama hevesinden vazgeçmeliler. Şiir de sonuçta bir sanattır ve bir emeği, çabayı gerektirdiği gibi, bir duruşu, bir vak’arı olmalıdır. “Ben yazdım, oldu” kolaycılığıyla her karaladığımız hemencecik şiir olmaz ki!

 

            Bir antoloji hazırlanırken kıstas şu olmalıdır diyoruz biz:

 

            Bu antoloji ile Türk edebiyatının kazanımı nedir?

 

            Doğrusunu söylemek gerekirse, Bizim Ece Şairler Antolojisinin Türk edebiyatına bir katkısı olacağını sanmıyoruz. Ancak, bu kitapta yer alan şairler için fevkalade bir kazanım sözkonusudur. Bir Anadolu ilçesinde basılan bir kitap için de bu, azımsanacak bir husus değildir sanırız.

 

            Bahse konu kazanç da iki açıdan gündeme gelebilir. Birincisi, şiiri böyle bir güldestede yer alan şairin özgüveni artacaktır. Daha güzel, daha kaliteli şiirler yazmak için gayret gösterecek; hatta Goethe’den mülhem diyebiliriz ki bundan böyle şiir mürekkebine daha az su katacaktır.

 

            2017 Bizim Ece güldestesinde şiiri yer bulan şairin ikinci kazanımı sanırız şu olacaktır:

 

Bu eserde okuyacağı güçlü şairlerin güzel şiirlerinden etkilenecek ve neden ben de böyle yüksek irtifalı şiirler yazmayayım diye bir azme yönelecektir. Şiiriyle sair şairleri kıyaslamak, sanat değeri taşıyan şiirleri örnek almak gibi bir tasarrufa erişecektir. Kendini otokritik ve başkalarını takdir duyguları gelişecektir kısaca.

 

            Bu noktada bir hususa temas etmek istiyoruz. Ahmet Otman, kitaba aldığı şiirlerde belki seçici davranmıştır da velâkin kendisine gelen biyografilere –nezaketinden olmalı– pek müdahil olmamış gibi. İnsanı tebessüm ettiren şu bir-ikisine işaret koymuşuz:

 

            *Spor yapmayı, şiir yazmayı, kitap okumayı, kooperatif çalışmalarında görev almayı seviyorum. /s.31

 

            *Lisedeyken şiir yazmaya başladım öylesine… Sonra resime merak sardım ve oldukça naif çalışmalarla başladım ama öylesine… / Sanatsal birçok faaliyette bulundum hemen hemen naçizane…   …. Ev hanımıyım. Şarkı sözü yazıyor ve besteler yapıyorum yine kendimce naçizane… /s.41

 

            *Leyne Tarım Kredi Koop. Lojmanlarında dünyaya geldi. / …. iki çocuk anne ve babasıdır. /s.261

 

            Kimi biyografi ve şiirlerde görülen yazım hataları bize öyle geliyor ki ya Sevgili Otman’ın veya baskı yapan matbaanın bilgisayarından kaynaklanıyor. Takdir edersiniz ki şiirin hataya tahammülü yoktur. Ama maalesef bu tür hatalı basımlar Bizim Ece sayfalarında da göze çarpıyor. Başta Otman olmak üzere, dergide görev üstlenenlerin buna bir çözüm getirecekleri kanaatindeyiz.

 

            Bu arada, Bizim Ecenin ve Salihli Sanat Dostlarının yeni oluşumunu kutlar; dergiye ve derneğe başarılı aktiviteler kazandırmalarını bekleriz.  

 

            Yazımızı, antolojiden tadımlık iki alıntıyla sonlandıracağız. İlki Yaşar Özkan’dan:

 

                        Gelince akıl yiter,

 

                        düşünceye;

 

                        Perde aşk.

 

 

 

                        Yerde midir, gökte mi,

 

                        gören var mı;

 

                        Nerde aşk?  

 

 

 

                        Kuşatır âlemleri,

 

                        hem gökte, hem;

 

                        Yerde aşk…

 

            Şimdi de Yusuf Çağlar’dan birkaç mısra:

 

                        Ankara’da güzel kadınların elleri üşür

 

                        Siyah saçlı güzel kadınların

 

                        Elle tutulur olmayınca elleri

 

                        ………………

 

                        Üşürse aşktan üşür bir kadının elleri

 

            Gelecek hafta, aynı antolojideki Elazığlı şairleri konuşalım. 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Eyl

Nejat Yılmaz ve Şiiri

07Eyl

Ahmet Tevfik Ozan ve Şiiri

31Ağs
17Ağs

Şiirli Bayramlar

10Ağs

Seçmece Mısralar

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.