DERGİLERDEN BİZİM ECE


 

            Bizim Külliyeden sonra Bizim Ecedeyiz bu hafta. “Sanat ve şiirin elçisi; edebiyat, kültür, sanat dergisi Bizim Ece.” İlk sayısı 1990 Nisanında, katlanmış iki A-5 yaprağıyla yayınlanan; şimdi en az 50 sayfa üzerinden iki ayda bir çıkan 26. yılında, 189. sayısında Bizim Ece…

 

            Bizim Ece de Bizim Külliye gibi bir taşra dergisi neticede. Manisa ilimizin Salihli ilçesinde yayınlanıyor. Külliye’den daha amatörce, daha mütevazı bir yerde lakin. Kurucusu ve yayın yönetmeni Ahmet Otman adında bir kültür süvarisi. Ahmet Otman’ın bu yolda en büyük destekçisi ise “Her erkeğin arkasında bir kadın vardır” fehvasınca Resim Öğretmeni eşi Saadet Otman Hanımefendidir. Derginin kapağında ve iç sayfalarında yer alan o güzelim desenler, bilesiniz ki hep Saadet Otman’ın kaleminden sâdır olmuşlardır, fırçasından hayat bulmuşlardır.

 

            Derginin adının kaynağını şayet soracak olursanız, o dahi Ahmet-Saadet Otman çiftinin büyük kızları –şimdi Matematik öğretmeni– Ece kızın ismidir. Çiftin ikinci evlatları Ecmel’i derseniz; o şu anda özel bir kuruluşta mesai yapmakta olup anne sanatı resimle olsun, baba sanatı şiirle olsun ilgilenmeye, yazıp çizmeye vakit bulamamaktadır.

 

            Ahmet Otman, gerçek anlamıyla bir Elazığ sevdalısı, bir Harput muhibbidir. Bu muhabbetin kaynağına biz gelin, bu hususta sevgili Ahmet Otman’ın biraz sonra bu kürsüden diyeceklerinin önünü kesmeyecek miktarda; onu nasıl tanıdığımızı, nereden böylesi bir dostluğa kapı araladığımızı kısaca ifade etmeye çalışarak ulaşalım.

 

            Yıl 1988 olsa gerek.

 

            Yıkılan eski belediye binasının altındaki Tuğrul Kitabevi’nde –bu kitabevi kapanmışken yakın zamanda karşı geçede yeniden açıldı–  rafları karıştırıyor, gönlüme göre bir kitap arıyorum. Derken, kalın kalın kitapların arasına sıkışmış minicik bir şiir antolojisi çıkıyor karşıma. Topu topu altı şairin şiirlerinden oluşan bir güldeste.

 

            Kitaptaki altı şairden birinin adı Ahmet Otman. Ahmet Otman’ın bu kitaptaki yedi şiirinden birinin başlığı ise “Harput.”

 

            Bilahare bizim Şiir Şiir Elazığ antolojimizde de yer alacak bu şiirin ilk dörtlüğü şöyledir:

 

                        Yine sisli Harput’un tepesi

 

                        Esans kokar her bir türbesi

 

                        Doludur tarihi, yatır efsanesi

 

                        Elazığ’ın gülüsün sen Harput.

 

            Bu mini kitapçığı hazırlayan Gündüz Aydın’ın kitaptaki adresine bir mektup yazıyorum; “Kimdir bu Ahmet Otman?” diyorum. “Elazığ-Harput üzerine böyle bir şiir yazdığına göre Elazığ’la, Harput’la olan münasebeti nedir?”

 

            Aydın’dan, cevap yerine Otman’ın adresi geliyor; “PK: 16 – Salihli.”

 

            Bu kez, PK: 16 – Salihli’ye bir mektup yazıyorum. Ahmet Otman’dan gelen mektup, olayı yeterince aydınlatıyor:

 

Meğerse bizim Otman, yıllar önce askerliğini Elazığ’da yapmıştır. Harput’un altında; Hüseynik’te… Elazığ’ı tanıması da Harput’a dair övgü dolu böyle bir şiir yazması da hep o yılların rüzgârıyladır. 

 

            Bir minicik kitabın sayfalarında yer alan kısacık bir şiirin inşa ettiği şu muhkem dostluğa bakar mısınız? Elazığ-Salihli arası 1256 kilometre. Nereden nereye?..

 

            Aradan çok değil, iki sene geçmişti ki -1990 Nisanında- Ahmet Otman, katlanmış iki teksir yaprağıyla Bizim Ece şiir bültenini çıkarmaya başladı. O sekiz sayfalı bülten kısa sürede kendini sevdirdi ve bir de baktık o sekiz sayfa kırklara, ellilere tırmandı. Bültenlikten, dergiliğe terfi etti. İki elin parmak sayısıncaki yazar-şair kadrosu yüzlerceyi buldu. Abone sayısı arttı; bu da yetmiyormuş gibi Kültür Bakanlığı, 81 ilin devlet-halk kütüphanesini Bizim Ece dergisine abone kaydetti. Ali Naili Erdem, Sadık Kemal Tural, Talat Sait Halman, Yavuz Bülent Bâkiler, Bahaeddin Karakoç, Yekta Güngör Özden, Nurullah Çetin, Halistin Kukul, Abdullah Satoğlu, Enver Tuncalp, Ahmet Özdemir, Namık Kemal Zeybek gibi Türkiye’nin üst düzey yazar ve şairleri Bizim Ece’ye yazılar, şiirler göndermeye başladı.

 

            Bizim Ece’de bu geçen süre zarfında ismi, imzası çıkan Elazığlı yazar-şair sayısı ise neredeyse galaksimizdeki yıldızların sayısına ulaşmıştır. Hatırladıklarımızdan birkaçını yazacak olursak:

 

            Şükrü Kacar, Ziya Çarsancaklı, Orhan Gökçe, Hüseyin Poyraz, Mahir Gürbüz, Hasan Ergün Yılmaz, Nejat Yılmaz, Hüsamettin Septioğlu, Mehmet Şükrü Baş,  Nihat Kaçoğlu, İhsan Nazik, Vedat Yılmaz, Günerkan Aydoğmuş, Bedrettin Keleştimur, Nevzat Ülger, İlhami Bulut, Gıyasettin Güneş, Hadi Önal, Zekeriyya Bican, M. Dursun Aksoy, Sündüs Arslan Akça, Gürhan Gürses… Daha niceleri… Ha, bir de ilk sayısından beri Bizim Ece sayfalarından düşmeyen bu fakir R. Mithat Yılmaz.

 

            Dergiler hakkında Cemil Meriç ne demişti; “Hür tefekkürün kalesi.”

 

            Hür tefekkürün kalesi Bizim Ece’nin bir talihsizliği vardır. Taşrada, bir Anadolu ilçesinde yayınlanıyor olması. Ama onun bir de talihli yanı vardır ki kurucusunun ve yayıncısının Ahmet Otman gibi gayretli, yılmaz, yorulmaz, işini seven ve ne yapacağını bilen birinin olması.

 

            Ahmet Otman’ı ben biraz da Manas Yayıncılık Koordinatörü Şener Bulut’a benzetirim ve onun hakkında kimi zaman; Salihli’nin Şener Bulut’u ifadesini kullanırım. “Keşke Ahmet Otman da Elazığ’da olsaydı; o zaman bizim iki Şener Bulut’umuz olurdu” dediğim de olmuştur.

 

            Bizim Ecede yazan Elazığlı şairleri sayarken dikkatinizi çekti mi bilmem; ilk olarak “Şükrü Kacar” ismini zikrettik. Rastgele bir önceleme değildi bu; özellikle bir tercihin sonucuydu. Neden derseniz; çünkü deriz, Şükrü Kacar Hocamız ile sevgili Ahmet Otman dostumuz arasında yıllardan beri ihdas olunmuş bir fahrî amca-yeğen yakınlığı vardır da… Kıskandığımız filan yok; yanlış anlaşılmasın! Allah samimiyetlerini kaim, amca-yeğenliklerini daim kılsın efendim… Ne diyelim; bu da bir güzellik.

 

            Sözü uzatmayalım. Biraz sonra, bu kürsüye geldiklerinde, amcanın da yeğenin de bu konuda diyecekleri olacaktır elbet. Onlara zaman ayıralım.

 

            Yine sözü kısa keselim ve şöylece finale erdirelim:

 

Birinci sene-i devriyesinde; 12. sayı Bizim Ece sayfalarında merhum Enver Tuncalp’ın bir dörtlüğü vardı:

 

Ahmet Otman iş başında

 

Edebiyat savaşında

 

Başarılı on iki ay

 

Bizim Ece bir yaşında

 

            Diyeceklerimizi, Tuncalp’ın bu dörtlüğünü –ufak bir deformasyonla– günümüze uyarlayarak tamamlamak niyetindeyiz:

 

                        Ahmet Otman iş başında

 

                        Sanat-kültür savaşında

 

                        Başarılı 189 sayı

 

                        Bizim Ece 26 yaşında.

 

            Sevgili Dostumuz Ahmet OTMAN’a, aramıza hoş geldin diyor ve mikrofonu kendilerine bırakıyoruz.

 

            ……………………..

 

            *25 Mart 2017 tarihinde Manas Yayınevinde, Sayın Ahmet Otman’ın da katıldığı toplantıda yaptığımız konuşma metnidir. RMY

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Bir Şüşnaz Akşamına Dair

14Eyl

Nejat Yılmaz ve Şiiri

07Eyl

Ahmet Tevfik Ozan ve Şiiri

31Ağs
17Ağs

Şiirli Bayramlar

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.