Eğin’de Sarıkamış’ı Anmak


24 Aralık 2015 günü Kemaliye’de; nam-ı diğer Eğin’de idik. Kiminle ve niçin mi?

Yakın zamana kadar Nurhak’ın, şimdilerde ise Hâkimiyet gazetesinin ateşîn yazarı, değerli dostum Mehmet Şükrü Baş’la.

Kemaliye Kaymakamlığı ile Millî Eğitim Müdürlüğü/İstiklâl Ortaokulu, 101. sene-i devriyesinde “Sarıkamış Şehitlerini Anma Gecesi” düzenlemiş. Bu geceye de Kemaliyeli değerli bestekâr, nazik insan Burhan Tarlabaşı’nın bestelediği “Sarıkamış’ta O Gece” şiirinden ötürü M. Şükrü Baş’ı davet etmişler. İki zarafet, iki incelik birden var bu işte:

Birincisi, Eğinlilerin Sarıkamış şehitlerini hatırlayıp anması.

İkincisi, Sarıkamış’a şiir yazan Mehmet Şükrü Baş’ı hatırlayıp çağırmaları.

Bu geziye bu fakirin dâhil olması sırf sevgili Baş’ın dahliyle olmuştur. Yoksa, ayıptır söylemesi, bizim o programda aziz Sarıkamış şehitleri için okuyacağımız bir şiirimiz dahi yoktu.

Bizim, okuyacak bir Sarıkamış şiirimiz yoktu; ama M. Şükrü Baş’ın Türkiye çapında ün yapan o Sarıkamış şiiri için geçen aylarda bir yazı kaleme aldığımız vakidir. Doğrusu, Doç. Dr. Burhan Tarlabaşı, şiirin hakkını en güzel bir şekilde vermiş; güzeller güzeli bir beste ile bu güfteyi sözden sese terakki ettirmiştir. Geceki programda bu şiiri, Şebnem Kısaparmak’ın billur sesi eşliğinde, Prof. Dr. Birgür Sönmez’in klibinden yüreğimiz yana yakıla hem dinleyip, hem seyredeceğiz.

            Kemaliye, tarihî özellikleri, tabiî güzellikleri yanında şanslı bir ilçe aynı zamanda. İlçe Kaymakamı Alper Çifci’yi görüp tanıyınca bu hükme varıyorsunuz. Millî Eğitim Müdürü Mahmut Tüfekçi’yle konuşup sohbet edince bu kanaati ediniyorsunuz. Hacı Ali Akın Anadolu Lisesi Müdürü Seval Çağlar’ın, İsiklâl Ortaokulu Müdürü Mustafa Kaçmaz’ın sıcak, samimi gayretlerine şahit olunca bizimle aynı görüşleri paylaşıyorsunuz siz de. Bir ara fark ediyorsunuz ki bu yeşil belde, hayatının yeşil çağındaki bir eğitim kadrosuna teslim edilmiş. Genç, gayretli, fedakâr…

            Bu yeşil kadrodan hafızamıza yeni isimler kaydederek döneceğiz Elazığ’a; Mahmut Tüfekçi, Mustafa Kaçmaz, Muhammed Ökten, Ömer Bakır, Samet Çelik, Seval Çağlar, Dilek Kara, Caner Taş, Samet Demirci…

            Kemaliye’ye bu üçüncü gelişim benim. İlk gelişimin kaydını düşmüşüm; 25-26 Ağustos 2000. Bir akabeydi o günler. Aylardan ağustos olmasına rağmen nasıl üşümüş, nasıl üşütmüştüm. Elazığ’a ayak basar basmaz soluğu nasıl doktorda almıştım. Dipten dibe sürüp giden rahatsızlığımın aslında bir hastalık olduğunu böylece öğrenmiş; doktorun o gün verdiği ilaçları on beş yıldır kullanır olmuştum. Neyse, geçelim.

            Sağ olsunlar, Eğin’in genç eğitimcileri bizi bir an yalnız bırakmıyor. Burası Kadıgölü, burası Lökhane, işte bir su değirmeni, burası Orta Cami, şurası Mani Yolu deyip gâh arabayla, gâh yürüyerek hep gezdiriyorlar. Camiler, çeşmeler, ahşap veya sac kaplamalı binalar, saray yavrusu konaklar, şahnişinler, elibelinde çıkmalar, kapılar, pencereler… Vakıflar Müdürlüğü duymasın, Eğin külliyen bir sit alanı.

            Tarih ve tabiat güzelliklerinin kaynaştığı bir belde aynı zamanda. Tarıma elverişli arazisi kıt olduğundan Eğin ahalisi sanata, zanaata, bediiyata; bir de okumaya meyletmiş. Belki yine bu sebeple gurbet, Eğinlinin alınyazısı olmuş. Sonra da hissiyatını söze döküp bakın ki ne demiş:

                        Dağlar ağardı kardan

                        Haber yok nazlı yârdan

                        Ya gel ya mektup yolla

                        Kurtar beni bu dardan

            Kemaliye, bütün merkezlere uzak, sapada bir mekân olduğu için tarihte farklı yerlere bağlanma talihsizliğini yaşamıştır. Sivas, Harput, Elaziz, Elazığ, Malatya ve nihayet Erzincan. Belki de en uzun süre Elazığ’a bağlı kalmasından olacak, Eğin’in hâkim kültürü, Erzincanlı değerli hikâyeci Mustafa Kutlu’nun dediği gibi Harput kültürüdür. Zaten bunu, Eğin’de söylenen kimi türkülerin, okunan kimi manilerin Elazığ’da aynısının yahut benzerlerinin bulunmasından da anlamak mümkündür. Örnek verecek olursak, şu dörtlük bir Eğin mayasıdır:

                        Eğirdim kelep ettim

                        Şam yolun halap ettim

                        Bir vefasız yar için

                        Ömrümü heder ettim

            Aşağıdaki dörtlük ise mahallî İbrahimiye makamında bir Harput bağrıyanığı:

                        Eğirdim kelep ettim

                        Şam yolun Halep ettim

                        Ölmüyesi yar için

                        Ölümü talep ettim

            Mani formatıyla söze dökülmüş bu türküleri okuyup yazarken hatırımıza Kemaliye’dekiMani Yolu” geldi. Yüzlerce mani, şiir, türkünün arkalı önlü levhalara yazılıp dağın göğsünden geçen yol boyuna dikilmiş direklere asılı hâli doğrusu görülmeye değer. Daha evvelki Eğin ziyaretlerimden birinde gördüğüm bu Mani Yolu’nu Şükrü Baş dostumla bir kez daha görmek, bu şiirli direklerin yanıbaşında fotoğraflar çektirmek pek hoş oldu. Eğinli genç rehberlerimize teşekkürler.

            Eğin merkezindeki gezilerimiz sırasında bir ara koltuğunda Özden gazeteleri ile biri geldi yanımıza. Eğin’e girmeden Şifabağı eteğindeki Özden tesislerinin önünden geçersiniz. Merhum Abdulkadir Duru’nun kurduğu bu tesisler ve bu gazete 1970 yılından beri hayatiyetini devam ettirmektedir. 48 basılı eseri bulunan Duru, aynı zamanda Örgünöz Devlet ve Örgünöz Ekonomi teorisi sahibidir. Haftalık periyotla basılan Özden’in bizlere verilen bu nüshası 2309. sayı. Abdulkadir Duru’nun Kemaliye-Apçağa köyü doğumlu olduğunu söyleyerek Apçağa doğumlu ünlüler diye yeni bir başlık, uzun bir bahis açmak niyetinde değiliz.

            Tiryakioğlu Camii’nde Cuma namazını müteakip ev sahiplerimizden bir teklif aldık. Hacı Ali Akın Anadolu Lisesi’nde bir saatliğine öğrencilerle hasbıhâl… Eyvallah, dedik arkadaşımla. Pırıl pırıl bir okul, ışıl ışıl öğrenciler ve en kayda değeri apaydın öğretmenler, yöneticiler. Okul Müdiresi Seval Çağlar’la; yardımcıları Dilek Kara, Samet Demirci ile tanışıyoruz. Okulun Edebiyat Öğretmenleri Ömer Bakır ve Samet Çelik’le dünden beri birlikteyiz zaten. Sağ olsunlar, İlçe Millî Eğitim Müdürü Mahmut Tüfekçi Bey, bu okul programında da bizi terk etmiyorlar. Doğrusu, güzel, sıcak, samimi bir sohbet oluyor. Şükrü Baş arkadaşımın kimi hatıra ve anekdotları salondakileri kahkahaya boğuyor.

            Mevzuu bu kadar dağıtıp uzatmanın anlamı yoktu. Sadede gelelim efendim. Yani akşamki Sarıkamış Şehitlerini Anma Programı’na.

            Atatürk Kültür Merkezi. Başta İlçe Kaymakamı Alper Çifci olmak üzere seçkin, dolu dolu bir dinleyici profili. Belediye Başkanı Mustafa Haznedar görev icabı Ankara’da olduklarından yoklar. Başkan Vekili Nurcan Özçelik bizimle. Program, İmam Âdem Bager’in Kur’an tilavetiyle başlıyor. Samet Çelik, Ömer Bakır, Muhammed Ökten, başta sunuculuk olmak üzere gece boyu hep aktif görevdeler. Şiirler, anlatılar, fon müzikleri, slâyt gösterimleri…

            Şunu bilhassa belirtmeliyiz; İstiklâl Ortaokulu Müdürü Mustafa Kaçmaz’ın şiir vasıflı açış konuşması bütün salondakileri adeta kanatlandırdı. Kanatlandırdı da sanki Sarıkamış’ta donarak şehit olan doksan bin neferin kabirleri başına götürdü. Yüreğimizde acılar, dilimizde dualar…

                        Sabah ezanı… O gün, bir Harputlu okudu

                        Tabiat ilmik ilmik kardan kefen dokudu

 

                        Kalanlar hep bir ağızdan getirdiler tekbir

                        Kar altında kaldı doksan bin kimsesiz kabir…

            Mehmet Şükrü Baş mikrofona davet edilende, geri plandaki klip eşliğinde bu şiirini okudu işte. Bir de o götürdü bu kış-kıyamette bizi şehitler katına. Sıra bize gelende ise, bir diğer şehitler meşhedi “Çanakkale’den Mektup” şiirimizi arz ettik sevgili Eğinlilere.

            Program bittiğinde vakit ilerlemişti. Lâkin salondakilerin hâlinde uykunun emaresi yoktu. Sadece kalplerinde, bu vatan için, bu din ve devlet için şahadeti bir avuç abıkevser gibi içen aziz şehitlerimize sevgi ve dillerinde dualar, Fatihalar vardı…

            ……………………………….

            *KUTLU, Mustafa, 4 Mayıs 2011/ Yeni Şafak; “Eğin Manileri” başlıklı yazı

            *Kemaliye Kaymakamlığı: SEZGİN, Hazım; ŞİMŞEK, Mehmet; AKKAYA, Fazlı; EFEOĞLU, Mahmut, Her Yönüyle Kemaliye –Eğin–, İstanbul-1996

            * MEMİŞOĞLU, Fikret, Harput Âhengi, İstanbul-1996

            *BAŞ, Mehmet Şükrü, Azap Yolu –Şiirler– Elazığ-2015

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Bir Şüşnaz Akşamına Dair

14Eyl

Nejat Yılmaz ve Şiiri

07Eyl

Ahmet Tevfik Ozan ve Şiiri

31Ağs
17Ağs

Şiirli Bayramlar

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.