FASLI BAHAR’DAN TATLI BAHAR KONSERİ


 FASLI BAHAR’DAN TATLI BAHAR KONSERİ  

 

 

 

R. MİTHAT YILMAZ

 

 

 

            8 Nisan cumartesi akşamı Faslı Bahar Türk Müziği Korosu’nun konserindeydik.

 

            Faslı Bahar, ilimizin müzik otoritelerinden Naci Sönmez’in kurup yönettiği bir sanat mahfili.

 

            Naci Sönmez niçin müzikte bir otorite?

 

            Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’ndan emekli; bir zamanlar Elazığ Musiki Cemiyeti’nin kuruluşunda ve yönetiminde bulunmuş; ses ve ud sanatçılığı yanında, gerek cemiyette koyduğu yerinde kurallarla, gerekse uyguladığı disiplinle haklı bir övgüye mazhar olmuş bir şahsiyet Naci Sönmez. Hâlen herkes o yılları, o günleri yâd eder ve Sönmez’in o günkü tavizsiz uygulamasını yerinde bulur, hak verir.

 

            Görüp bildiğimiz kadarıyla, Faslı Bahar Topluluğu’nda da yine o tatlı disiplin kurallarını işleten Sönmez’in o geceki programı Sanat Güneşi Zeki Müren Anısına idi. Dolayısıyla o gece icra olunan kimi güfte ve besteler de Zeki Müren imzasını taşıyordu.

 

            İlimiz merkezinde yeni açılan otellerden Hilton Otel’in salonunda halka açık olarak sunulan konser, Sönmez’in açış konuşmasını müteakip başlıca yedi bölümden mürekkepti.

 

            Koro Şefliğini Naci Sönmez’in yaptığı programın ses düzeni Engin Müzik’ten, sunumu ise Gökçe Karagöz-Şemsettin Yılmaz ikilisinden idi.

 

            Program, koronun icra ettiği güftesi ve bestesi Zeki Müren’e ait üç eserle açıldı. Bu bölümde sekiz şarkı bulunuyordu ve son parça, güftesi-bestesi Yesari Asım Arsoy’un uşşak makamındaki “Menekşe gözler hülyalı” diyen güzel eseriydi.

 

Bölümün bir de sürpriz şarkısı vardı ki zikretmeden geçmeyelim. Arkadaşımız Mehmet Şükrü Baş’ın şiirinden bestekârımız Doğan Sever’in notaya aldığı “Hâlâ beni sağ sandılar” sözleriyle başlayan parça da repertuvara dâhildi. Şarkı, doğrusu pek beğenildi ve salondan bir hayli alkış aldı. Her iki sanatçımızı da tebrik ediyoruz.

 

            Koronun ilk solistler geçidi, Emrah Çümendir’in udla, Cüneyt Öbek’in klasik kemençeyle yaptıkları taksimi takiben Mehmet Kutlu’nun okuduğu “Ben gamlı hazan”  şarkısı ile siftah etti. Bu bölüm, Filiz Şeflek’le Nurettin Polat’ın, Hülya Ülkügür’le de Mustafa Gür’ün düetleriyle son buldu.

 

            Naci Sönmez’in Faslı Bahar Korosu’nda Dabakoğlu ailesinin özel bir yeri vardır. Bunu geçmiş programlardan biliyoruz. Bu gece de Yaşar Dabakoğlu’nun uduyla, Şenay Dabakoğlu’nun kanunuyla ve yetenekli oğulları Mehmet Dabakoğlu’nun hem bendiri hem de solo-sesiyle katıldıkları hususen bir sunumları oldu. Dabakoğlu ailesini birçok bakımdan ve kalben kutladıktan sonra yeni bir solistler geçidine kulak veriyoruz. Bu bölümün, Numan Tuncer’in kanun taksimini takiben mikrofon alan sanatçıları Selami Bingöllü ve çok yönlü sunucumuz Gökçe Karagöz idi. Programın bu kısmında, Ender Şen’in viyolonsel taksimi ile iki de düet olduğunu atlamayalım. Ferdane Oğuzöncül-Yusuf Başkaya ve Sermin Ozan’la Ömer Faruk Akkılıç.

 

            Düet şarkılar, öyle sanıyorum ki benim kadar sizin de çok sevdiğiniz parçalardı. İlki, Semahat Özdenses’in o meşhur şarkısı;

 

                        Akşam oldu hüzünlendim ben yine

 

                        Hasret kaldım gözlerinin rengine

 

                        Gel mehtabım, gel sevdiğim, gel yine

 

                        Hasret kaldım gözlerinin rengine.

 

Son düet, “Bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin…”

 

            Gecenin Harput Müziği” bölümünde, ilimizin usta sanatçısı Nihat Kazazoğlu bir hoyratla bir türkü icra ettiler. Kazazoğlu’nun hoyratı, “Bende var /Bağla suyu bende var / Hem ölüm, hem ayrılık / İkisi de bende var.” Türküye gelince, o sevilen Harput türküsünü hepiniz bilirsiniz; “Kara erik çağala.”

 

            Şimdi sıra, Niyazi Murat’ın başarıyla ezberden okuyacağı Fuzûlî’nin o ünlü gazelindeydi;

 

                        Beni candan usandırdı cefadan yâr usanmaz mı?

 

                        Felekler yandı âhımdan murâdım şem’i yanmaz mı?

 

            Konserin son bölümünün ilk parçası, sözü ve notası Zeki Müren’e ait Müge Pirinç’in okuduğu “Gece kirpikli kadın” şarkısı oldu. Ardından Melike Aver-Ergün Hamedi ikilisinden o sevilen eser; “Fikrimin ince gülü.” Oğuz Oflaz ve Hakan Çetin’in solo sunumlarını müteakiben geceye veda olarak yine güftesi ve bestesi Sanat Güneşi’nden koronun seslendirdiği “Şimdi uzaklardasın…”

 

Şimdi uzaklardasın 
Gönül hicranla doldu 
Hiç ayrılamam derken 
Kavuşmak hayal oldu
.

 

             ***

 

            Elazığ artık küçük bir şehir değil. Hadi diyelim, demografik açıdan olmasa da kültür-sanat açısından hatta “büyük” bir şehir.

 

            Şehirlerin özel bir yaşantısı ve kendine özgü bir kültürü, sanatı olur. Öyle inanıyoruz ki Naci Sönmez’in Faslı Bahar Topluluğu, gelecekte bu şehrin bir kültür-sanat mahfili olarak kayda geçecek ve anılacaktır.

 

            “Faslı Bahar”, o gecemizi “tatlı bahara dönüştürdü. Kurucusuyla birlikte kursiyerlerini, sazendelerini ve hanendelerini kutlayarak sözü nihayete erdirelim biz de.    

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Bir Şüşnaz Akşamına Dair

14Eyl

Nejat Yılmaz ve Şiiri

07Eyl

Ahmet Tevfik Ozan ve Şiiri

31Ağs
17Ağs

Şiirli Bayramlar

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.