KENTSEL DÖNÜŞÜM MÜ? RANTSAL DÖNÜŞÜM MÜ?


KENTSEL DÖNÜŞÜM MÜ? RANTSAL DÖNÜŞÜM MÜ?

 

 

 

R. Mithat Yılmaz

 

 

 

            Önce şu: 

            -Kentsel dönüşüm nedir? 

            Ardından şu: 

            -Kentsel dönüşümün amacı nedir?

 

            Her iki sorunun da cevabı sanırım bu tarifte mevcut: 

            -Muhtemel bir depreme karşı sağlam konutlar oluşturmak ve bu yolla vatandaşı korumak. 

            Aşağıdaki ifade, Mart-2015’te Elazığ Belediyesince düzenlenen Kentsel Dönüşüm Paneli’nde zamanın valisi Murat Zorluoğlu’nun konuşmasından:

             “Hükümetimizin hedefi 2023’e kadar mevcut yapı stokunun yarısını dönüştürmektir.”

 

            Şu ifadelerse Şubat-2016’da Belediye Başkanımız Mücahit Yanılmaz’ın yaptığı bir konuşmadan: 

            “Kentsel dönüşüm, rantsal dönüşüme dönmemeli. Belediyeler, vatandaşlar, inşaat firmaları kentsel dönüşümden rant beklememeli. Kentsel dönüşüm, olası bir depreme karşı vatandaşlarımızı korumak için güvenli binaların yapılmasıdır.” 

            Belediyeleri ve hadi diyelim mülk sahibi vatandaşları anladık da inşaat firmalarının, müteahhitlerin kentsel dönüşümden kâr beklememelerini anlayamadık. Başkanımız bununla TOKİ’yi kastediyorsa haklıdırlar. Bunun dışındaki firma ve müteahhitliklerin hayır-hasenat için bu zorlu işi üstleneceklerini beklemek sanırım onlardan çok şey istemek olacaktır. 

            Hatta şu anda diyebiliriz ki ipin ucu bir kısım açgözlü inşaat firmaları ile tamahkâr müteahhitlerin elindedir. 

            Geçenlerde Elazığ TV kanallarından birinde vatandaşın biri konuşuyordu: On beş senelik sapasağlam binamız için bir kısım komşularımızla müteahhit anlaşmışlar. Nasıl etmişse müteahhit çürük raporu da çıkarmış. Şimdi, sözüm ona kentsel dönüşümden evimizi başımıza yıkmak istiyorlar. 

            Kentsel dönüşümün amacına ve ruhuna aykırı olan nokta da burası işte. Müteahhit, rant getirecek, zemin katta kendisine dükkân bırakacak işe bakıyor. İşitip duyuyoruz; bu şehirde 40-50 senelik riskli binalar dururken 15-20 senelik rantlı binalar güya “kentsel dönüşüm” hesabına patır kütür yıkılıyor. Yık-yapçı vatandaş ilk elde rant getirecek tarafına bakıyor işin. Zemin kattan bana ne kalır, kaç dükkân götürürüm bu işten?.. Sonra mevcut kat fazlası kaç daire düşer bana? Kaça satar, ne kazanırım?

 

            Aklımızın ermediği bir husus var; kimi müteahhitler diyesiymiş ki; “Siz yıkıma razı olun, binaya çürük raporu almak bizim işimiz!”

 

            Nasıl mı yapıyorlar bunu? Hıncal Uluç’tan dinleyin: 

            “Önce sitede oturan bir yandaş buluyor. Yanına bir de hukukçu takıp; ‘Binalar eski, yıkılma tehlikesi var’ diye bir dilekçeyle numuneler alınıyor. 40-50 yıl önceki teknik ve beton kalitesinin günümüz teknolojisine uygun olamayacağı da ortada. Bu uygulama ile Dolmabahçe ve Topkapı Saraylarını da ‘makine betonu ile yapılmadı’ diye çürüğe çıkarabilir ve yıkabilirsiniz.” 

            27 Ekim 2016 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanan bir değişikliğe göre zaten yatırımcının önünde pek bir engel kalmamış sayılır. Artık tek tek binalarla uğraşılmayacak. Mesela, bir sitede veya adada ayrı ayrı karot (beton kalitesini ölçen numune alımı) olmayacak. Bir bölgenin % 65’i riskli ise % 100’ü riskli sayılacak. Böylece, tek tek bina sahiplerinin itirazlarının önüne de geçilmiş olacak. Müteahhidin veya inşaat firmasının işi hem kolaylaşacak hem de hızlanacak. 

 

            Sözü tekrar Elazığ’a getirelim:

             26 Kasım 2016 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanan Bakanlar Kurulu kararı ile Elazığ merkezinde 3 mahalle kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edildi: Karşıyaka, Aksaray, Kızılay. 

            Şubat-2017’de ise Belediye Başkanımız Mücahit Yanılmaz, 7 mahallede kentsel dönüşüm çalışması devam ediyor dedi: Cumhuriyet, Aksaray, Karşıyaka, Sürsürü, Kızılay, Zafran, Gümüşkavak. 

            İnsanın aklına ister istemez sormak geliyor. Bu şehrin en eski yerleşim mahalleri olan İzzetpaşa, Nailbey, Rüstempaşa, Sarayatik, Çarşı Mahalleleri nerede? 

            Elazığ, birinci derecede deprem bölgesinde. 

            Bu mahalleler ise Elazığ’da nüfusun yoğun olduğu ve bir deprem anında zayiat riskinin yüksek olacağı semtler. 

            Kentsel dönüşüm, bu mahallelerde; hatta nerede olursa olsun; rantı azsa inşaatçı firmanın, getirisi düşükse müteahhidin işine gelmeyebilir. Ama devlet, bu semtleri ve buralarda oturan vatandaşları ölüme terk edemez. Ne halin varsa gör, diyemez. 

            Şehrimizin genelini şöyle bir tarassut ettiğimizde kanaatimiz: 

            Bu gidişle, önceki valimizin dediği gibi, “2023’e kadar mevcut yapı stokunun yarısının dönüştürülmesi” imkânsızdır. Besbelli ki kentsel dönüşümün ipi rantsal dönüşümcülerin eline geçmiştir. Dolayısıyla iş gayetle “rantabl” ve oldukça ağır aheste yürümektedir. 

 

            Yapılacak bir şey kalıyor geriye:

             Belediyeler ve TOKİ işbirliği ile; yani devlet desteği ile belli bir proje ve program çerçevesinde bu yerlere acilen el atılması ve gerekenin yapılması.

             Allah göstermesin, bir deprem sonu âh edip gözyaşı dökmekten, vah deyip dizimizi dövmektense…  

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Bir Şüşnaz Akşamına Dair

14Eyl

Nejat Yılmaz ve Şiiri

07Eyl

Ahmet Tevfik Ozan ve Şiiri

31Ağs
17Ağs

Şiirli Bayramlar

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.