KİŞİ BİLE ’SÖZ DEMİ’Nİ


            Bekir Oğuzbaşaran, edebiyatımızın verimli kalemlerinden. 1946-Kayseri doğumlu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunu. 1975’ten itibaren muhtelif okullarda Türkçe-Edebiyat öğretmenliği ve Erciyes Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak hizmet verdi. İstanbul’da Yeni Sanat dergisini çıkardı. Birçok gazete ve dergide çalıştı; yazılar, şiirler yazdı. Hâlen Kayseri’de çıkmakta olan Berceste dergisinin yayın danışmanlığını yapıyor. Araştırma, inceleme, deneme, şiir türlerinde basılı on eseri bulunan Oğuzbaşaran’ın son kitabı, şiirlerini topladığı Söz Demi’nin ikinci baskısı.
            Romantik Kitap yayınları arasında 2013 yılı sonunda basılan Söz Demi, güzel bir kapak, özgün bir baskıyı haiz olup 108 sayfadır. Daha kitabın ismini okur okumaz, söz mülkünün sultanı Yunus Emre’nin o meşhur deyişini hatırlıyor insan;
                        Kişi bile söz demini
                        Dimeye sözün kemini.
            M. Halistin Kukul, bir dergide okuduğumuz, “Kişi Bile Söz Demini” başlıklı yazısında “dem”e yorumlar getirmiş; “dem, ayardır; dem, âhenktir; dem, muvazenedir; dem, usuldür, dem, âdâbdır; dem, nezakettir.” dedikten sonra, hikemî bir cümleyle hükmünü ortaya koymuş;Bize sözün dem’i lâzım, kem’i değil.”
            Kukul, yerden göğe haklı bu özlü deyişinde. “Söz odur âleme senden kala bir darb-ı mesel” diyen Nabî’yi haklı çıkaracak kadar hem de.
            Eh, ne de olsa, Bekir Oğuzbaşaran’ın dediği gibi; “Büyüklerin sözleri, sözlerin büyüğüdür.” (s.102)
            Rahatlıkla söyleyebiliriz ki, Söz Demi, farklı bir eser. Oğuzbaşaran, bu kitabında, eğitici-öğretici, didaktik şiirlerini toplamış. Çocuklara, öğrencilere, gençlere diyeceklerini şiir diliyle ifade etmiş bir anlamda. Mısra mısra bir mümin portresi çizmiş;                     
 Tatlı dilli olmaya bak
                        Hayır duâ almaya bak
                        İman ile ölmeye bak
                        Allah’ın dediği olur.
            Şahsî ve millî, manevî, dinî değerler çerçevesinde fizikötesi konularla örülen Söz Demi şiirleri, kimi zaman dikkat çeken sanatlı bir mani bezeğiyle çıkıyor okurun karşısına:
                        Erciyes’te kar kalmadı
                        Sevilecek yâr kalmadı
                        Dünyanın sonuna kaldık
                        İnsanlarda ar kalmadı.
“Sanat” demişken, sanatlı iki şiirine daha temas edelim Oğuzbaşaran’ın. Şairin kitapta Muammâ (s.93) ve Lügaz (s.94) başlıklı şiirlerinden birincisinin cevabı bizce “şiir”, ikincinin ise “aşk” olmalıdır. Hatamız varsa affola; ne de olsa, “Mana-i şiir fi-batn-ı şair.”  demişler.
Her ne kadar klasik divan şiirimizin gazel, mesnevi formatlarında yazılmış şiirleri varsa da Bekir Oğuzbaşaran bir hece şairidir. Söz Demi’ndeki şiirleri arasında topu topu (4) heceli mısralardan oluşanından tutun, 8+8=16 kalıbıyla yazılmışına kadar hecenin envai-çeşidi mevcut. Şu örnek birincisine; Dağ rüzgârı/Aşk çınarı/Yol mîmarı /Gibisin yâr.
Şu beyit ise ikinciye:
            Dağlar, Allah dostlarının kemâle erdiği yerdir
            Dağlar, nice bilinmezin sırrını verdiği yerdir.
Şairin, böyle böyle, sözü Erciyes’e getireceğini sezdiniz değil mi?
Oğuzbaşaran, halk şiiri geleneğine uyarak birçok şiirinde tapşırma (mahlas) kullanmaktan geri durmamış. “Oğuz” ve “Âşık Oğuz” tapşırmalarını kullanan şair, bir yerde de “Mücrim Oğuz” mahlasını kullanmıştır. Bu sahada örneğimizi “Gönül Gazeli” şiirinden verelim istedik;
                        Aşkın ilk adımını soranlara derim ki;
                        İradeyi mâşûka seve seve vermektir.
 
                        Oğuz, hikmet, hakikat, izlediğin yol olsun
                        Yürümekten maksat ne, bir menzile varmaktır.  
            Dikkat ettiyseniz, Oğuzbaşaran, burada yine didaktizme bir kapı aralamaktan geri durmamış. Aşka ilk adım atanlara nasihatte bulunmuş. Demek istemiş ki aşkın ilk kuralı, “İradeyi mâşûka gönüllü olarak teslim etmektir.” Aşkta “bütüne erme/bir olma” kuralı diyelim gelin buna biz. “Tümevarım” hani…
            Bu arada, şairimizin, yazdığı mesnevi tarzı bir şiirinde (s.99), “aşkın gerçek şairi” dediği Kadı Burhaneddin’in de paralel bir ifadeyle, “Mâşûk ile âşık bir olur aşk oduyla” dediğini hatırlıyoruz bir yerlerden.
            Koca Yunus’un, sevgide, “senlik-benlik davasını ortadan kaldırmak” dediği de işte bu olsa gerek. Yeni yetme âşıkların, bir dam nasihate ihtiyaçları var daha desenize.
            Kim bilir; belki de Bekir Oğuzbaşaran, gençlerimizin yığınla eksiğini gidermek için şiirinden fedakârlık etme gereği duydu. Hem şiirini haddeden geçirmeyi bir-kenar etti hem de bir kısım şiirlerini haddinden ziyade uzun tutarak maksadın hâsıl olduğuna emin olmak istedi.
            Bekir Oğuzbaşaran’ın Söz Demi’ndeki şiirleri, bir arayışın şiirleri. Oğuzbaşaran bu şiirleri, gönüllü bir tercihle hep o amatör ruhla yazmış. Hitap ettiği kitlenin seviyesi üzerine taşmak istememiş. Bir diğer husus, bu kitaptaki şiirlerin seyrine baktığınızda, beşerî aşktan ilâhî aşka bir yükseliş, bir tekâmül görürsünüz. Tema olarak da şiir olarak da…
                        Bulsam da bulmasam da
                        Hep seni arıyorum, dediği şiirinde geçen şu dörtlüklere bir kulak verir misiniz;
                        Gündüzde ve gecede
                        Kelimede, hecede
                        Rükûda ve secdede
                        Hep seni arıyorum.
Maddede ve mânâda
Sözlerdeki îmâda
Gözyaşıyla duâda
Hep seni arıyorum.
            Neyi mırıldandığınızı tahmin ediyorum; Necip Fazıl’ın o meşhur ikilisini;
                        Anladım işi, sanat Allah’ı aramakmış;
                        Marifet bu, gerisi yalnız çelik-çomakmış.
            Haklısınız. Zaten Oğuzbaşaran da hakkında kaleme aldığı iki eseriyle (Necip Fazıl’ın Şiiri, Necip Fazıl Gerçeği) bir Necip Fazıl mütehassısıdır.
            Yazımızı, şairin, söz üzerine bir dörtlüğü ile bitirmek niyetindeyiz. Sözü deminde bırak, kemine kaçma, demeye getiriyor o, bu şiirin izleğinde;
                        Az söylemeyi tercih et
                        Öz söylemeyi tercih et
                        Uz söylemeyi tercih et
                        Ya hayır söyle ya da sus.
            Yunus’un “sözün demi” ni bildiğinizden eminiz. Eyvallah. Maksadımız Bekir Oğuzbaşaran’ın “Söz Demi”ni bilmenizdi. 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Bir Şüşnaz Akşamına Dair

14Eyl

Nejat Yılmaz ve Şiiri

07Eyl

Ahmet Tevfik Ozan ve Şiiri

31Ağs
17Ağs

Şiirli Bayramlar

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.