KİTABÎ GRUPLA KARAKOÇAN'DA


Tam adı: Kitabî Türkiye Okuma ve Sosyal Sorumluluk Topluluğu

Merkezi: Antalya’da

Kitabî Türkiye Sorumlusu: Anıl Can Tarakçı

Elazığ Sorumlusu: Eda Aksoy (Günışığı gazetesi haftalık “Gönül Tahtından” sayfası düzenleyicisi M. Dursun Aksoy’un kızı.)

Yayın Organı: İki aylık periyotla edebiyat ve düşünce dergisi “Gündökümü.” Büyük boy, 46 sayfa.

                                                           ***

22 Mart günü, Kitabî Türkiye Okuma ve Sosyal Sorumluluk Topluluğu ile Karakoçan’ın Yenice köyündeydik. Bu köydeki Şehit Üsteğmen Mahir Özdemir Ortaokulu’nda teşkil olunan bir kütüphaneyi hizmete açacağız.

Elazığ ve Karakoçan basını bizden önce orada. İlçe Kaymakamı ve Vekâleten Belediye Başkanı Mehmet Kocabey, İlçe Millî Eğitim Müdürü Yafes Kaya da keza bizimle. Kitabî Türkiye Sorumlusu Anıl Can Tarakçı, kendisi gibi gencecik bir grup kitabî mensubu ile yine aynı okuldalar.

Program, okulun bahçesinde başlıyor. Sunucu öğrenci, açış konuşması için evvela Okul Müdürü Mehmet Erhan Yaşar’ı davet ediyor kürsüye. Akabinde sırasıyla topluluğun Elazığ Temsilcisi Eda Aksoy, Türkiye Genel Koordinatörü Anıl Can Tarakçı, Karakoçan Millî Eğitim Müdürü Yafes Kaya ve son olarak İlçe Kaymakamı Mehmet Kocabey konuşuyorlar.

Tarakçı, topluluğun 30 ilde ve ayrıca Kıbrıs ve Cezayir’de şubesi var, diyor. Grup olarak her ay belirlenen iki kitabı okuduklarını ve ay sonunda bir araya gelerek o kitaplar üzerinde kritik/konuşma etkinliği yaptıklarını ilave ediyor. Gençlerimizden böylesine bir “kitabî” faaliyet, doğrusu bizleri memnun ve mutlu kılıyor.

Konuşmasında, Kaymakam Kocabey, Karakoçan’da 1000 metrekare kullanım alanına sahip bir kütüphane inşası için hazırlıklar yapıldığını söylüyor. Projesi hazır, ihale aşamasında, diyor. Belediyece yapılacak; bitince Kültür Bakanlığı’na devredilecek. Üç katlı inşa olunacak bu kütüphane, Türkiye’de ilçeler bazında birinci olacak, diye de ekliyor.

Konuşmaların akabinde okul öğrencileri “kitap” konulu şiirler okuyor.

Elazığ Kitabî Grup Sorumlusu Eda Aksoy, girişimleriyle meydana getirdiği kütüphanenin açılışı için bir hafta öncesinden bizleri buraya davet etmişti. İşte şimdi sıra, bu okulda oluşturulan Şehit Öğretmen Aybüke Yalçın Kütüphanesi’nin hizmete sunumunda.

Aybüke Yalçın, sekiz aylık öğretmenken 2016 Ekiminde Batman’ın Kozluk ilçesinde teröristlerce şehit edilmiş bir eğitim neferimiz. Kitabîler, bir vefa örneği göstererek adını bu okul kütüphanesinde yaşatmayı düşünmüşler. 

Kütüphanenin rafları henüz tamamen dolmamış. Ansiklopedi, roman, şiir, çocuk kitapları, testler; muhtelif dalda birçok kitap. Bizler de getirdiğimiz kitapları/mızı imzalayarak bağışlıyoruz bu mütevazı Şehit Öğretmen Aybüke Yalçın Kütüphanesi’ne.

 Şehit Jandarma Kıdemli Üsteğmen Mahir Özdemir Ortaokulu’nda Şehit Öğretmen Aybüke Yalçın Kütüphanesi… Şehitlerin yüzüsuyu hürmetine yaşıyoruz biz. Onların kanı, canı hürmetine... Bu olup bitenler esnasında bunlar takıldı kafama bir ara. İçimden bir Fatiha okuyup bağışlamaktan başka da bir şey yapamadım.

Biraz da kitabî topluluğun dergisinden bahsedelim:

İki ayda bir çıkan edebiyat-kültür-sanat içerikli Gündökümü, bir misyon dergisi aynı zamanda. Diyor ki arka kapağında:

“Gündökümü Edebiyat Düşünce dergisi, satış gelirleriyle Kitabî Türkiye Okuma ve Sosyal Sorumluluk Topluluğu kütüphane projelerine fon oluşturuyor.”

Dergi ve topluluk hakkında bilgi edinmek isteyenler için adres: kitabiturkiye@gmail.com

Bugüne kadar henüz iki sayı çıkabilmiş olan Gündökümünün 2. sayısında Elazığ Kitabî Grubundan, Fırat Üniversitesi bilgisayar öğrencisi Sedanur Sayer’in, “Lugatımdaki Mutluluk” denemesini hemen oracıkta okuyuveriyorum. Aramızda bulunan Sayer’e yazısını beğendiğimi ve tebriklerimi ifade ediyor; yazmaya devam etmesini öneriyorum.

Sedanur Sayer’in yazısında geçen“Anneler hep güzel oluyor” cümlesi bana hafızamdaki bir Çin sözünü hatırlattı. Fırsatını bulup bir ok çıkararak derkenar ettim o sözü dergi yaprağının boşluğuna; “Bütün dünya üzerinde tek güzel anne vardır. Bütün çocuklar ona sahiptir.”  

Gündökümü’nde, sevgili İbrahim Tığ’ın Devrek’te yayınladığı Şehir dergisinden aşina olduğum bir imzayla karşılaşıyorum; Mehmet Özçataloğlu. Zaten Özçataloğlu’nun, “Anadolu Kokan Bir Kitap” serlevhasıyla Gündökümü okurlarına tanıtmaya çalıştığı da Tığ’ın geçen aylarda basılan Devrek türkülerini derlediği “Kiraz Aldım Dikmeden” eseri.

Özçataloğlu’nun Şehir’in son iki sayısındaki günlük denemelerini açıp bir kez daha okudum. Çokça altını çizmiş olduğum tespitleri var yazarın. Mesela şu cümleler:

“Zormuş günlük yazmak. Daha doğrusu günlüğü gününde yazmak. Ercan Kesal’ın bir söyleşisinde dinlemiştim…. Günlüğün üzerine uyumadan yazılması gerektiğini söylüyordu. Aksi takdirde ayrıntıların kaybolacağını… Şimdi çok daha iyi anladım ne demek istediğini. / Farklı bir disiplini varmış günlük yazmanın.”

Katılıyorum Özçataloğlu’na. Bir tarihte günlük/ler okuma hevesim ve günlük yazma denemelerim olmuştu benim de çünkü.

Unutmadan kaydedelimGündökümü’nün 1. sayısının kapak ve dosya konusu Tomris Uyar’dır ve “Gündökümü” ismi de Uyar’ın kendi günlüklerine verdiği özel addır.

Nereden nereye…

 Eda Aksoy kızımızın şahsında tüm Kitabî Grup üyelerine, bütün kitapseverlere, cümle okuma düşkünlerine kitaplar dolusu selamlarımla… 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Ağs

Şiirli Bayramlar

10Ağs

Seçmece Mısralar

03Ağs

Gönül Çıramız Söndü

27Tem
20Tem

Mustafa Ceylan’ın Ardından

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.