MEHMET TURAN YARAR’IN ’GÜFTE ŞAİRLERİ’


            İlimizde şiirleri bestelenen şairleri ilk kez bir kitapta toplayan Dr. M. Naci Onur olmuştur. “Elazığlı Güftekârlar” ismini taşıyan bu kitap, 2010 yılında Elazığ Belediyesi’nce belediyenin kültür yayınları serisinde basılmıştı. 211 sayfalık Elazığlı Güftekârlar’a Onur Hoca, biyografisi ve bestelenmiş şiirlerinden örnekleriyle 58 Elazığlı şairi dâhil etmiştir.
            Doğan Sever’in, Notaların Kanatlarında Elazığ (2007) kitabını da bir kalem zikretmeden geçmek istemiyoruz. Bu eser de bir güfteler-besteler güldestesidir; ancak bir farkla ki bu kitapta yer alan çoğu kendisine ait 78 şiirin tamamı Doğan Sever tarafından bestelenmiştir.
            Bugün size bahsini edeceğimiz kitaba gelince, o, Mehmet Turan Yarar’ın, “Doruktan Doruğa/Güfte Şairleridir. Lâkin kitaptan evvel gelin biz kısaca Mehmet Turan Yarar’ı tanıyalım:
            M. Turan Yarar, 1927 Hatay-Yayladağı doğumludur. Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi mezunu olup yirmi beş yıllık bir meslekî hizmetten sonra 1977’de emekli olmuştur. Hâlen Ankara’da ikamet etmekte olan Yarar’ın başlıca şiir kitapları; Bilmediklerim (1954), Dörtlükler (1991) ve Daracık Düşler (1999)’dir.
            Türkiye çapında hecede ve aruzda güçlü bir şair olan ve onlarca şiiri bestelenen Mehmet Turan Yarar’ın Daracık Düşler kitabı, zamanın Elazığ Valisi M. Lütfullah Bilgin’in tavassutlarıyla ilimizde Çağ Ofset Matbaasında basılmıştı. O yıllarda yazdığımız Yeniçağ gazetesinde biz de bu nefis kitapla ilgili birkaç yazı kaleme almıştık:
            *Daracık Düşler’de “Kaçış” Teması
            *M. Turan Yarar’da “Ölüme Kaçış”
            *M. Turan Yarar Şiirinde “İkinci Ben”
Şu iki dörtlük, Yarar’ın bu kitaptaki Yol Yorgunu şiirinden:
Dilimin ucunda adı
Damağımda saklı tadı
Bakmadığım yer kalmadı
Aradığımdan eser yok.
                        Bozulmaz artık, nâfile
                        Benim yazgımdaki hile
                        Kendi yüreğimde bile
                        Aradığımdan eser yok.
Mehmet Turan Yarar’la tanışmışlığım, bugüne kadar yüzyüze konuşmuşluğum yok. Kimi bayramlar telefonla hâl-hatırını sorarım. Geçen kurban bayramında aradım en son. “Sen, ne vefalı bir insansın Mithat!” deyişindeki o sıcak, samimi ses tonunu asla unutmayacağım. Rahatsız etmek gibi bir endişem olmasa daha sık, daha çok ararım onu elbet.
            Doruktan Doruğa/Güfte Şairlerinin dibacesinde müzisyen-bestekâr Avni Anıl’ın, Sadık Ayhan İpek’in, Mehmet Tekin’in ve kendilerinin birer yazısı bulunmakta. Anıl, İpek ve Tekin, bu yazılarında, Mehmet Turan Yarar’ın şahsiyetinden sitayişle bahsetmekte, şiirine övgüler dizmekteler.
            Bu güzel insana, bu değerli şaire bir övgü yazısını da biz Abdullah Satoğlu’nun Edebiyat Dünyamızdan Hoş Sedâlar kitabının 2. cildinde okumuştuk. Daha sözün başında diyor ki Satoğlu; “Günümüzde aruz veznini en iyi ve en çok kullanan şairlerimiz arasında, Mehmet Turan Yarar’ın çok özel ve önemli bir yeri vardır.” 
            Sanki buna örnek olsun diye de Abdullah Satoğlu, şairin şu dörtlüğünü koymuş hemen altına:
            Sana verdim şu gönül tahtını dem sür diyerek
            Sana verdim çölü, al cennete döndür diyerek
            Beni yangın yeri hâlinde yaratmış Yaradan
            Seni deryâya çevirmiş, bunu söndür diyerek.
            Tekrar Doruktan Doruğa/Güfte Şairlerine dönelim efendim:
            390 sayfalık bu kitap, neredeyse otuz yılına mal olmuş M. Turan Yarar’ın. Öyle bir titizlik, öyle bir itina. Kitapta, 1240-1956 yılları arasında doğmuş 154 şairin hayat hikâyesi ve bestelenmiş şiirlerinin ilk mısraları yer almış. Hemen yanında ise her şarkının makamı, usulü ve bestecisi. Bir örnek verecek olursak;
            “Munis Faik Ozansoy
            Bir mevsim o yollardan, o yaz bahçelerinden
            (Nihavent-Semai- Muzaffer İlkar)”
            Elbet bu tarihler arasında doğmuş ve şiiri notaya dökülmüş başka şairler de vardır; fakat ancak bu kadarını toparlayabilmiş Yarar. Fazlasını yapmak isteyenler için, işte meydan!
            Dile kolay; bir bir saydığınızda 3115 şair, 4267 beste! Çünkü bir şairin düzineyle şiiri bestelendiği gibi, bazı şiirlerin farklı besteciler tarafından birkaç kez bestelendiği de vaki. Buna dair örneğimizi bizzat Yarar’ın kendisinden verelim. Mehmet Turan Yarar’ın bu kitapta kayıtlı 67 şiiri 88 kez bestelenmiş. Yarar şiirini en çok notaya çeken isimse Sadık Ayhan İpek olmuş. Şairin 67 şiirinden 37’sinin bestesi İpek’e ait. Hatta S. Ayhan İpek,  Mehmet Turan Yarar’ın “Ne zaman bir güle baksam” mısraıyla başlayan şiirini aksak usulde ama bayatiaraban ve muhayyerkürdî makamlarında olmak üzere iki defa bestelemiş. Ve yine bu şiire, üç ayrı besteci tarafından dügâh, evcara, hicaz makamlarında ses gömlekleri giydirilmiş.  
            İşin doğrusu, gönlümüz, şarkı sözlerinin sadece ilk mısralarını değil, tamamını bu kitapta görmek arzusunda. Velâkin takdir edersiniz ki bu kadar kapsamlı bir çalışma, şu kadar cilt bir antoloji eder. Eseri hakkında Yarar’ın dediğine gelince; “Burada yaptığım, başka araştırmaların bir yan ürünüdür; doğal olarak eksikleri görülecektir. Önemli olan, eksiği değil, yanlışı en az ürünler vermektir.”
            1992 basımlı bu kitaptan sonra, bu alanda eksiksizini/yanlışsızını bırak, bu evsafta başka bir kitap basıldı mı, bilmiyoruz. Bildiğimiz ve diyeceğimiz, bir tevazu abidesi olan Mehmet Turan Yarar, yapabileceğinin en iyisini, en güzelini yapmıştır. Hayırlı ve sağlıklı bir ömür temennimizle yazımızı onun Daracık Düşler’den bir dörtlüğü ile noktalıyoruz:
            Bir çığ gibi senden koparak âha sığındım
            Bin türlü elemden kaçıp Allah’a sığındım
            Yalnızlığı baş tâcı edindim de sonunda
            Kullarla işim yok diyerek şâha sığındım.
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Ekm

Bir Dergiye Siyah Bayrak

12Ekm
05Ekm
28Eyl
21Eyl

Bir Şüşnaz Akşamına Dair

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.