MEMDUH ŞENOL’UN ŞİİR MESAJLARI


 MEMDUH ŞENOL’UN ŞİİR MESAJLARI

 

 

 

R. MİTHAT YILMAZ

 

 

 

         Elbet soracaksınız; “Memduh Şenol kimdir?”

 

         Memduh Şenol, 1945-Yozgat doğumlu şair, yazar, tarih ve folklor araştırmacısıdır. 1968 yılında memuriyete girmiş, 1973’te imtihanını vererek polisliğe geçmiş; 1985 yılında ise rütbeli komiser olarak göreve devam etmiştir. 1992’de emekli olan Şenol, halen Manisa-Alaşehir’de yaşamaktadır.

 

         Birçok gazete ve dergide yazıları, şiirleri, araştırmaları yayınlanan Memduh Şenol’un altı basılı kitabı bulunmaktadır:

 

                   *Şah Kartal Göçtü (1992)

 

                   *Ve Aradan Yıllar Geçti (1994)

 

                   *Al Şafağın Habercisi (1995)

 

                   *Göz Pınarları (1997)

 

                   *Sürmeli Kızım (1999)

 

                   *Geleceğe Mesaj (2002)

 

         Şenol, millî ve manevî değerlerimize bağlı, ahde vefalı, “hübbül vatan minel iman” inancında bir yürekli şairdir. Ona göre;

 

                   Felsefe iflas etti, teori atıl kaldı

 

                   Hakk’a uymayan fikir, sonunda batıl kaldı.

 

         Şu beyit de şairimizin “mesaj” içerikli bir “Nasihat”ıdır:

 

                   Yeme yetim hakkını, bozma özünü

 

                   Neticede toprak doyurur gözünü.

 

         Bizim bugünkü yazımızda “Memduh Şenol’un Mesajları”ndan muradımız, onun bu nevi hikmet içeren şiirleri veya müfretleri değil, çoğunu irticalen yazıp doğrudan doğruya telefonumuza gönderdiği gerçek anlamıyla mesajları.  

 

         Memduh Şenol’un öyle bir yanı vardır. Kendisini etkileyen herhangi bir konuda, anında yazıverdiği bir dörtlüğü bir de bakmışsınız telefonunuza gönderivermiş. Böyle bir icraat için zaman mefhumu önemli değildir onun için; sabahın er vakti, günün herhangi bir anı veya gecenin bir eşref saati olabilir. Bir hususu da kaydediverelim; Şenol’un bu gönderilerinin kimileri, daha önce yazdığı bir şiirinden alıntı olabildiği gibi, bir memleket türküsünden, bir Yozgat sürmelisinden bir kuple de olabilir.

 

         İşte bugün sizlere bu vefakâr, bu velûd şair dostumuzdan bize intikal eden o mesaj dörtlüklerden bir güldeste takdim edeceğiz. Telefonumuza gelip de kâğıda kaydetmeden silmeye kıyamadığımız o dörtlüklerin ilki şu. Belli ki Şenol’u o gün memleket hasreti örselemiş azıcık:

 

                   Delice ırmaktan bir bulut kalkar

 

                   Efil efil gelip Yerköy’e akar

 

                   Köyün ortasında koca bir höyük

 

                   Örendir çaresiz hep bana bakar

 

                                       23.01.2016/12.56

 

 

 

         Sonrakiler ise sırasıyla şöyle:

 

                   Deryalar tutuşsa bana vız gelir

 

                   Feleğin kamçısı telli saz gelir

 

                   Rahatsız olmayın parkta yatarım

 

                   Şeker gönderseler pullu tuz gelir

 

                                      31.01.2016/18.13

 

 

 

                   İstasyonda çığlık sevkiyat gibi

 

                   Askeri kucaklar bir masum sabi

 

                   Gördüklerim sanki bir rüya gibi

 

                   Kara tren gitmiş göremiyorum.

 

                                      02.02.2016/18.46

 

 

 

                   Yalan-dolan sarmış ülkemi

 

                   Mutfaktan çaldılar bakır helkemi

 

                   Analar çöplükte atık topluyor

 

                   Soyarlar sokakta erken kalkanı

 

                                      05.02.2016/17.56

 

 

 

                   Yedi kalem inen yazı yazmıştım

 

                   Boşlukta bir hayli yollar kazmıştım

 

                   Geriye döndüm ki merdiven çökmüş

 

                   Gurbet elde yorgun-argın gezmiştim

 

                                      16.02.2016/18.24

 

 

 

                   Bir kozmik ışığa girip yürüdüm

 

                   Dünya zamanının çok gerisinde

 

                   Bir başka boyutta ayak sürüdüm

 

                   Tekrar doğdum babamın derisinde

 

                                      25.02.2016/16.50

 

 

 

                   Yaldızın, yıldızın dökülsün gurbet

 

                   Benim gibi dişin sökülsün gurbet

 

                   Bin ümitle çaldık senin kapını

 

                   Damarından suyun çekilsin gurbet

 

                                      02.05.2016/19.32

 

 

 

                   Gündüzün ötesi uzak bir gündür

 

                   Bugünkü hayatım aslında dündür

 

                   Dünya ekseninden yamuldu gitti

 

                   Boşuna yanmasın lambayı söndür

 

                                      04.05.2016/13.23

 

 

 

                   Haberiniz olsun dostlar, yârenler

 

                   Türbesine mum diktiğim erenler

 

                   Yüz metreden çil kekliği vuranlar

 

                   Mihenge vursalar daralıyım ben

 

                                      20.06.2016/22.05

 

 

 

                   Elekten elendik toprağa düştük

 

                   Çiğ idik biz yalaz ateşte piştik

 

                   Gurbetin yolları geri dönmez ki

 

                   Cebrî yürüyüşle dağları aştık

 

                                      21.06.2016/15.10

 

 

 

                   Yozgat’ın yolları bükülür gider

 

                   Sırma saç ardına dökülür gider

 

                   Bir yiğit sevdiğini almazsa

 

                   Mahşerece beli bükülür gider

 

                                      24.06.2016/21.17

 

 

 

Memduh Şenol’un bu yazdıklarına bakıp da “ne mülayim adam” demeyin sakın. Şenol, aynı zamanda müthiş bir mizah ustasıdır; kılı kırk yaracak evsafta bir heccavdır. Biz onun buraya özellikle siyasî göndermeler içeren dörtlüklerini almadık. Bir örnek olsun diye sadece biriyle yetinmeyi tercih ettik:          

 

Dini alet etti kandırdı halkı

 

                   Gerisi yalandır şarkı ve türkü

 

                   Öpüldükçe hoşumuza gidiyor

 

                   Ülkemiz andırır koca bir sirki

 

                                      03.07.2016/16.3

 

        

 

         En son gelenlerden biriyle Memduh Şenol’a veda edelim gelin:

 

                   Yâr u ağyâr ile ülfetim yoktur

 

                   Yalnız yaşarım külfetim yoktur

 

                   Şu yalan dünyaya kazık çakmadım

 

                   Ceketimden başka servetim yoktur

 

                                      10.09.2016/20.13

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Bir Şüşnaz Akşamına Dair

14Eyl

Nejat Yılmaz ve Şiiri

07Eyl

Ahmet Tevfik Ozan ve Şiiri

31Ağs
17Ağs

Şiirli Bayramlar

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.