MİLLÎ EĞİTİMİN OKUMA ATAĞI


 

MİLLÎ EĞİTİMİN OKUMA ATAĞI

 

 

 

R. MİTHAT YILMAZ

 

 

 

Genç ve enerjik Millî Eğitim Müdürümüz Feyzi Gürtürk’ün göreve başlar başlamaz yaptığı ilk iş, hem şahsına hem de bir Millî Eğitim Müdürüne en yakışanı oldu; “Elazığ Her Yerde Okuyor” kampanyasını başlattı.

Şunu da söyleyelim ki bir kültür-sanat şehri olarak ün yapan şehrimize pek yakışan bir icraat olmuştur bu.

“Elazığ Okuyor” parolasıyla böyle bir kampanyayı bundan on yıl önce 2007’de de o zamanki valimiz Muammer Muşmal başlatmışlardı.

Gelin realiteyi konuşturarak söyleyelim:

Kampanyaların adları, “Elazığ Okuyor” veya “Elazığ Her Yerde Okuyor” olsa bile demek ki Elazığ her yerde, her zaman okumuyor ki böylesi kampanyalara on yılda bir gerek duyuluyor. Elazığlı tarafından okumak bir alışkanlığa, kitap bir ihtiyaca dönüşmedikçe daha çook valiler, daha nice millî eğitim müdürleri bu nevi kampanyaları başlatama kurdelesi keseceklerdir.

Goethe’nin bir sözü vardır; “Okumayı öğrenmek, sanatların en güç olanıdır” der.

Öyleyse Elazığlıya tân etmeyelim, niye okumayı alışkanlığa dönüştürmüyor, diye. Bu iş, zor işmiş baksanıza.

Okumak deyince, kitap deyince, yine ünlü bir Batılının dediği gelir hatırıma; Volter’in. “Geri kalmış milletler dışında her ülke kitaplar tarafından yönetilir” demiş o da.

Geri kalmışlığı bir kader olarak algılayanlara sözümüz yok. Ama kitaba, ama okumaya sırtını dönenlere Volter çok güzel söylemiş. Okuyan milletler tarafından yönetilmeye hem razı olun, hem hazır olun. Razı olmayacak olsanız, zaten siz de okuyarak aydınlığa talip olursunuz. Kitaba sırtını dönenlerin yüzü karanlığadır.

Geçen yılın 10 Aralık Çalışan Gazeteciler Günü dolaysıyla İl Millî Eğitim Müdürü Feyzi Gürtürk, gazeteciler ve yazarlar için bir toplantı tertip etmişti. O toplantının sonunda da katılımcılara zarif bir bloknotla bir kitap hediye ettiler. Grigory Petrov (1866-195925)’un dünya klasikleri arasında zikredilen Beyaz Zambaklar Ülkesi adlı eserini.

Doğrusu, Petrov’un“İdeal Öğretmen” kitabını okumuş; ancak bunu -methini işitmeme rağmen- okumamıştım. Bu kez, ikisini ardı ardına okudum.  

 

Yeryüzünü bir cennete dönüştürmek isteyen Petrov, belki bunu başaramamış ama bir bataklıktan ibaret Suomi’yi “Beyaz Zambaklar Ülkesi” Finlandiya’ya pekâlâ dönüştürmüş.

O akşamki Gazeteciler Günü programına katılan gazeteci ve yazar arkadaşlardan, Petrov’un kitabı yerine Millî Eğitim Müdürü keşke bize Elazığlı yazarlardan birinin bir eserini verseydi, diyenler oldu. Oysa Bulgar yazar Naradna Baltaciev bizimkilerden çok farklı bir şey demiş; “İnanıyorum ki çok yakında Petrov’un bu eserinin okul ve millet kütüphanelerinde bulunmayışını suç kabul edeceğiz.”

Daha Cumhuriyet’in ilk yıllarında ülkemizde de bu kitaba karşı bir teveccüh oluşmuş. Millî Savunma Bakanlığı, Beyaz Zambaklar Ülkesi’ni askerlere okusunlar diye tavsiye ederken, Millî Eğitim Bakanlığı, öğretmen okullarının son dönem mezunlarına birer aded Beyaz Zambaklar Ülkesi hediye etmiş.

Grigory Petrov’un İdeal Öğretmen veya Beyaz Zambaklar Ülkesi’ni okudukça, kitabın gücüne inanıyor, okumanın önemini idrak ediyorsunuz. Sadece inanmak ve idrak etmek değil, yaşıyorsunuz da. Öğretmenlerin, din adamlarının, iş adamlarının, işçilerin, çiftçilerin, subayların, memurların, yöneticilerin; her iş ve meslek mensubunun nasıl canla başla ülkeleri ve yurttaşları için seferber olduklarını görüyor; imreniyor, hevesleniyor ve –bizde neden bunlar olmuyor diye– kahroluyorsunuz.

Şahsen ben isterdim ki böyle bir kitabı, İslâmî referansları olan bir Türk aydını yazsındı.

Bence, Millî Eğitim Müdürümüzün işbaşı yapar yapmaz okuma kampanyası başlatmaları ne kadar manidarsa; o gece basın-medya mensuplarına böyle bir kitabı hediye etmeleri de yerinde ve isabetli olmuştur. Her iş kolundan, her meslek dalından insanın, ülke kalkınması yolunda üzerine düşenler vardır. Açın okuyun Beyaz Zambaklar Ülkesi’ni; kulak verin dinleyin Snelman’ı, Jarvinen’i, Karokep’i, adı meçhul köy doktorunu, köy papazı Mcdonald’ı.

Veya açın okuyun İdeal Öğretmen’i. Dinleyin Moskova Üniversitesi’nde Matematik Profesörü iken doğduğu köy Tatevo’ya ilkokul öğretmenliğine gönüllü olarak giden S. A. Raçinski’nin anlattıklarını. Kulak kesilin dediklerine, şahit olun başarılarına.

Beyaz Zambaklar Ülkesi’nde, Petrov’un uzun uzun alıntılar yaptığı o iki kitabı; “Bir Köy Doktorunun Anıları” ile “Bir Köy Papazının Notları”nı da bir o kadar idealist bir nazarla okuyun ve kendinize görev payı çıkarın. İster kendinizi o kitapların yazarları yerine koyun, isterseniz yazarların o kitapları sizin için yazdığını farz edin. Her hâlükârda da Grigory Petrov’un şu uyarısını kulak ardı etmeyin:

“Biri doktor, biri papaz olan yazarlar, kitaplarının her sayfasıyla Fin halkının yüksek tabakasına sesleri çıktığı kadar bağırıyorlardı: Uyanın! Kendi öz ulusunuzun kurtuluşu için işbaşı yapın!”

Bu “işbaşından yazarın muradı farklı farklı algılanabilir. Birkaç şık halinde de sıralanabilir. Fakat biz İl Millî Eğitim Müdürü Feyzi Gürtürk’ün gerek başlattıkları “Elazığ Her Yerde Okuyor” kampanyasından, gerekse Çalışan Gazeteciler Günü’nde medya mensuplarına kitap hediye etmelerinden ötürü bu algımızı “okuma” yönünde kullanmayı düşünüyoruz.

Hülasa edecek olursak; Millî Eğitim Müdürlüğünün okuma atağı yerindedir ve çok az kişiye okumayı benimsetecek, kitabı sevdirecek olsa dahi bir başarıdır

Okumanın alışkanlık, kitabın ihtiyaç olduğu günlerde buluşmak ümidiyle.

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Eyl

Nejat Yılmaz ve Şiiri

07Eyl

Ahmet Tevfik Ozan ve Şiiri

31Ağs
17Ağs

Şiirli Bayramlar

10Ağs

Seçmece Mısralar

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.