NEVZAT TÜRKTEN VE ERCİYES


             “Erciyes”, Orta Anadolu’da bir dağ adı olduğu kadar Kayseri’de bir dergi adıdır da. Coğrafya ile ilgilenenler, dağcılık ve kayak sporuna alâka duyanlar dağ-Erciyes’i ne kadar tanır ve severlerse, eli kalem tutanlar, okuma-yazma düşkünleri de dergi-Erciyes’i o kadar tanır ve severler.
               Erciyes Dağı gibi Erciyes dergisinin mazisi de pek eskidir. Dağ-Erciyes’in irtifaı dört binlere yaklaşırken, dergi-Erciyes’in tevellüdü de 1910’ları bulur. Kayseri’de ilk Erciyes; dergi değil de gazete olarak Yunus Bekir Bey tarafından 1910’da yayınlanır.
              Yaşar Elden’in bir yazısından öğrendiğimize göre, Erciyes gazetesi, 12 Aralık 1911’de dergiye dönüştürülür. Yayın aralığı haftalık olarak belirlenen dergi, 16 sayfa halinde ve 33 sayı çıktıktan sonra kapanır. Dr. Seyfi Şahin’in ifadesiyle, Balkan Savaşları ile gelen ekonomik, siyasî, toplumsal bunalımlar Yunus Bekir’in Erciyes’inin yayın hayatını bitirir.
              İkinci kez Erciyes dergisinin 1930’larda Kayseri Halkevi tarafından çıkarıldığını görürüz.
              Edebiyatçı, öğretmen, folklor araştırmacısı Kâzım Yedekçioğlu’nun çıkardığı 3. kuşak Erciyes 1950’li yıllara tekabül eder.
              Maddî sıkıntılar yüzünden kapanan dergiyi yine Kâzım Yedekçioğlu bu kezYeni Erciyes” ismiyle 1960’lı yıllarda tekrar hayata geçirir.                 Yeni Erciyes, bu defa daha uzun ömürlü olur ve 83 sayı çıkar. Ancak kapanmaktan yine de kendini kurtaramaz.
               Beşinci kere okuyucularına merhaba diyen Erciyes, bu defa kararlıdır ve 37. senesinde 444. sayısında hâlâ dimdik ayaktadır. 1978 yılında, Kayseri Kültür ve Turizm Derneği adına Âlim Gerçel Sahipliği ve Yazı İşleri Müdürlüğünde okurlarıyla buluşan Erciyes’in, 1980 ihtilal yıllarında bu sorumluluklarını Avukat Nevzat Türkten deruhte eder. Âlim Gerçel ise derginin Genel Yayın Yönetmenliğini üstlenir.  
            Ocak-2014 (433) sayısından itibaren Erciyes’in, Kayseri Kültür ve Turizm Derneği adına Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü tekrar Âlim Gerçel, Genel Yayın Müdürü ise Ömer Büyükbaş’tır. Nevzat Türkten, dinlenmek ve gerektiğinde kendisine danışılmak üzere kıyıya çekilir.
            Türkiye’nin sayılı hakem heyetli yayınlarından olan Erciyes dergisi, Türklüğün sanatı, edebiyatı, tarihi, folkloru, şiiri ve sair değerleri etrafında yazılarıyla Erciyes Dağı kadar başı dik, alnı ak yoluna devam etmektedir. Anadolu coğrafyasında Erciyes vasıflarını haiz, onun kadar vakur ve uzun ömürlü bir başka dergi yoktur. Ocak-2015’te okurlar, Eriyes’in 445. Sayısını kucaklama-koklama hazzını yaşayacaklardır. Nevzat Türkten’in Erciyes dergisi, rahatlıkla söyleyebiliriz ki bir tekâmül dergiciliğidir. Önce mahallî, sonra mahalliden milliye ve oradan da bir sıçrayışla bütün Türk dünyasına, Türklük âlemine…
            Erciyes dergisiyle ilgili bu kadar bilgilendirmenin ardından şimdi de bir anlamda derginin mimarı diyebileceğimiz Nevzat Türkten’i tanıtmaya çalışacağız sizlere. Ancak Nevzat Türkten’in Erciyes’le ilgili şiirinden iki dörtlük okuduktan sonra:    
                        Bütün haşmetiyle sevdik ismini,
                        Kapağına daim, koyduk resmini
                        İttifakla dedik, olsun Erciyes,
                        Gururla dergiye verdik ismini.
 
                        İlm ü irfan için çıktık bu yola
                        Koyduk varımızı, girdik kol kola.
                        Maksadımız Türk’ün harsına hizmet
                        Sayimize tevfik Allah’tan ola. 
            Nevzat Türkten’in sayine Allah’tan tevfik olmalı ki, o, ömrü boyunca işten işe, başarıdan başarıya koşturup durmuş. Hayır, durmamış; hâlen koşturmakta.
            Nevzat Türkten ismi, bana Elazığ’dan Fikret Memişoğlu’nu hatırlatır hep. İkisi de hukukçu; avukat. İkisi de yayıncı. Türkten, Erciyes dergisini, Memişoğlu Yeni Fırat dergisini çıkarırlar. İkisi de yazar ve bir o kadar şair. İkisi de il düzeyinde dernekçi, sivil toplum kuruluşu mensubu, halk önderi.
            Nevzat Türkten ve Fikret Memişoğlu, okuyarak, yazarak ömür tüketmiş iki insan aynı zamanda. Bir mülâkatında Türkten’in şöyle bir beyanı vardır; enteresandır. Der ki o; “…Avukatlık yaptığım sıralarda, mahkemede sıra beklerken, ya derginin yazılarını gözden geçirmişimdir ya da bir şey okumuşumdur.”
            Nevzat Türkten’de okumak bir tutku; kitap bir aşktır adeta. Türkten’in kitapları, kitaplığı değil; kütüphanesi vardır evinde. 2008 senesinde Yaşar Elden’le yaptıkları televizyon sohbetinde dediğine göre, Türkten’in kütüphanesinde 15.000’in üzerinde kitabı vardır. Böyle olunca, artık ona siz, kitap kurdu mu dersiniz, kitap âşıkı mı veya bibliyoman mı?
            İşin içinden gelenler der ki, “Dergi çıkarmak demek, bir maceraya atılmak demektir.” Gerçekten de 1978 başından itibaren Nevzat Türkten’in Âlim Gerçel’le birlikte Erciyes’i bir azimle, bir kararlılıkla çıkarmaya başlamaları tam tamına bir maceraya atılmaktır. Zaten, yıllar önce Kayseri’nin mümbit kalemlerinden Bekir Oğuzbaşaran’ın Türkten’le yaptığı bir söyleşide, “Erciyes dergisi denilince sizin isminizden hemen sonra akla Âlim Gerçel’in adı geliyor.” demesi manidardır. Türkten’in ise bu noktada, Gerçel hakkında Oğuzbaşaran’a söyledikleri bir vefa duygusunun izharından öte bir şey değildir; “Bu hizmetlerinden dolayı Âlim Beye teşekkür borçluyum.” Ve Bekir Oğuzbaşaran’ın bir sonraki sorusunu bu vefakâr insan;Dergicilik bir ekip işidir.” cümlesiyle başlar cevaplamaya. Bir atalar sözü/darbımesel enginliği/zenginliği vardır bu ifadede.
            Edebiyat dünyamızda Nevzat Türkten ve Erciyes dergisi, biri birini tedai ettiren iki isimdir artık. Hakem heyetli bir dergi olması hasebiyle referans bir dergidir Erciyes aynı zamanda. Bugüne kadar 37 yıl, 444 sayıda 1600 civarında farklı insanın yazısı, şiiri çıkmıştır bu dergide. Yine bu süre içinde Nevzat Türkten, yurt içinden/yurt dışından 80’in üzerinde ödül almıştır. Bu ödüllerin üçü Elazığ’dandır:
           1-      Fırat Üniversitesi Fırat Havzası Folklor Etnografya Sempozyumuna İştirak Ödülü (1987)
          2-       Elazığ Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarına Katkı ve Katılım Ödülü (2002)
         3-       Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti Basın Hizmet Ödülü (2002)
         Nevzat Türkten’i tanıyanlar bilir ki o, Anadolu’nun yaşayan Dede Korkut’udur.  Ve mülâki olanlar teslim ederler ki Nevzat Türkten, yanıbaşında akbaşlı Erciyes Dağı yükselen Kayseri’nin entelektüel aksakalıdır. Sohbetine iştirak edenler anlamışlardır ki, Nevzat Türkten, Kayseri’nin istifade edilmesi gereken bilge/duayenidir. Sözümüzü, bu dediklerimizi toparlayan bir dörtlüğümüzle tamamlayalım o halde;
                        Kayseri’nin aksakal bilgesi Nevzat Türkten
                        Şehrin gür hafızası, belgesi Nevzat Türkten
                        Kimince Dede Korkut, kimince bir duayen;
                        Dua dua dikmiştir Erc’yesi Nevzat Türkten.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Bir Şüşnaz Akşamına Dair

14Eyl

Nejat Yılmaz ve Şiiri

07Eyl

Ahmet Tevfik Ozan ve Şiiri

31Ağs
17Ağs

Şiirli Bayramlar

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.