NEVZAT TÜRKTEN’İN ARDINDAN


            Kayseri semalarından bir yıldız kaydı. Nevzat Türkten’di o yıldızın adı.

 

            Nevzat Türkten, çok yönlü, çok vasıflı bilge kişisiydi Kayseri’nin. Dergi yayıncısı, avukat, folklorcu, yazar, dernek-vakıf mensubu, halk önderi, kitap kurdu…

 

            Çıkardığı dergiyi hepiniz bilirsiniz; Erciyes.

 

            Önümüzdeki 2017-Nisan ayında 472. sayısı çıkacak olan Türkiye’nin sayılı hakemli dergilerinden Erciyes’in tevellüdü 1910’dur.

 

            Kayseri’de ilk Erciyes, dergi olarak değil de gazete olarak 1910 yılında Yunus Bekir Bey tarafından çıkarılır. Yaşar Elden’in bir yazısından öğrendiğimize göre, Erciyes gazetesi 12 Aralık 1911’de dergiye dönüştürülür. 33 sayı sonra kapanır.

 

            İkinci defa Erciyes dergisi 1930’larda Kayseri Halkevi tarafından çıkarılır.

 

            Kâzım Yedekçioğlu’nun çıkardığı üçüncü kuşak Erciyes,1950’li yıllara tekabül eder.

 

            Maddî sebepler yüzünden kapanan dergiyi yine Yedekçioğlu bu kez “Yeni Erciyes” ismiyle hayata döndürür. Yeni Erciyes 83 sayı çıkabilir.

 

            Beşinci kere okurlarına merhaba diyen Erciyes, hâlâ hayatta olan, yayınını sürdüren Erciyes’tir. 1978 yılında Âlim Gerçel sahipliği ve yazı işleri müdürlüğünde okuyucusuyla buluşan Erciyes’in 1980 ihtilali yıllarında bu sorumluluklarını Avukat Nevzat Türkten üstlenir.

 

            Nevzat Türkten’in dergiciliği, rahatlıkla söyleyebiliriz ki bir tekâmül dergiciliğidir. Önce mahallî, sonra mahalliden milliye ve oradan da bir sıçrayışla bütün Türk dünyasına, Türklük âlemine…

 

            Bekir Oğuzbaşaran’ın bir röportaj sorusuna verdiği cevapta Türkten, “dergiciliğin bir ekip işi olduğunu” söyler. Haklıdır.

 

            Erciyes’le ismi özdeşleşen Nevzat Türkten denince, hatırıma ister istemez Hisar dergisiyle yine ismi özdeşleşen Mehmet ÇınarlıTürk Edebiyatı ile ismi özdeşleşenhemşehrimiz, medar-ı iftiharımız Ahmet Kabaklı; keza ilimizden Yeni Fırat’la ismi özdeşleşen Fikret Memişoğlu gelirler.

 

            Özellikle Memişoğlu ve Türkten.

 

            İkisi de dergi yayıncısı, ikisi de folklorcu, ikisi de avukat, ikisi de dernekçi, yazar, şair. İkisi de memleket sevdalısı vakıf insan.

 

            “Şair” Fikret Memişoğlu’nu bütün Elazığlılar tanır, bilir.

 

            “Şair” Nevzat Türkten’i ise biz Erciyes’in Ocak-2014 sayısında Alpaslan Gerçel’in seçkisinden okuyup tanıdık. Şiirlerine yeterli vakit ayıramadığı belli olan Nevzat Ağabeyin zaten bir şairlik iddiası da hiç olmadı. İçinden geldiği gibi hep bir amatörce karaladığı şiirlerini sanırım kitaplaştırmayı da düşünmüyordu. Şu iki dörtlük, Gerçel’in seçkisinde yer alan “Erciyes Gibi” şiirinden:

 

                        Bütün haşmetiyle sevdik ismini,

 

                        Kapağına daim koyduk resmini.

 

                        İttifakla dedik: Olsun Erciyes,

 

                        Gururla dergiye verdik ismini.

 

 

 

                        İlm ü irfan için çıktık bu yola

 

                        Koyduk varımızı, girdik kol kola.

 

                        Maksadımız Türk’ün harsına hizmet

 

                        Sayimize Tevfik Allah’tan ola.

 

            Şair Türkten’den bahsederken, onun iki şiirinin de ilimiz neyzen ve bestekârlarından Doğan Sever tarafından notaya alındığını unutmadan kaydedelim.

 

            Nevzat Türkten’in edebî yönü söz konusu edildiğindeonun bilhassa okuma düşkünü biri olduğu belirtilmelidir. Bu kitap kurdu bibliyomanın evinde on beş-yirmi binin üzerinde kitap bulunduğunu, bir TV kanalının “Kütüphaneli Evlerimiz” programından öğreniyoruz.

 

            Yaşar Elden’e verdiği bir mülakatında, onun; “avukatlık yaptığım sıralarda, mahkemede sıra beklerken, ya derginin yazılarını gözden geçirmişimdir ya da bir şey okumuşumdur” dediğini çok iyi hatırlıyoruz.

 

            Edebiyat dünyamızda Nevzat Türkten ve Erciyes dergisi, birbirini tedai ettiren iki isimdir. Hakem heyetli bir dergi olması hasebiyle referans bir dergidir Erciyes aynı zamanda. Bugüne kadar -40 yıl, 471 sayıda- 1760 farklı insanın yazısı, şiiri çıkmıştır bu dergide.

 

            Şimdi çok iyi anlıyoruz ki 2014 yılı sonlarında Günışığı’ndaki köşemizde yayınladığımız Türkten ve Erciyes konulu yazımızda boş yere, “Nevzat Türkten: Vakıf İnsan; Erciyes: Mektep Dergi” dememişiz.

 

            Nevzat Türkten, okumaya, yazmaya doymayan biri olduğu kadar ödül almaya da doymayan biri aynı zamanda. Onun, gerek yurt içinden, gerekse yurt dışından 80’in üzerinde ödül aldığını biliyoruz. İftiharla belirtelim ki bu ödüllerin üçü Elazığ’dandır:

 

  1. Fırat Üniversitesi Fırat Havzası Folklor Sempozyumuna İştirak Ödülü (1987)

  2. Elazığ Uluslararası Hazar Şiir Akşamlarına Katkı ve Katılım Ödülü (2002)

  3. Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti Basın Hizmet Ödülü (2002)

 

            Erciyes’i çıkarmasında desteğini bildiğimiz Dr. Seyfi Şahin, Türkten için, sabrı, güler yüzü, nezaketi ile bir İstanbul efendisi tanımlamasını yapar.

 

            Prof. Dr. Halûk Yavuz ise Nevzat Türkten, çok okusundu ama keşke çok da yazsaydı diye az yazmasından şekva eder.

 

            Bizim, Türkten Ağabeyden şekvaya; hele şimdi, Hak’ka yürüyüp gittikten sonra buna hiç hakkımız yok. Ancak şunu huzuru kalple diyebiliriz; o, ömrühayatında “yazmak”tan da ileri “yapma”yı öncelemiş bir eylem adamı olmuştur hep.  

 

            Dualarımız ve rahmet dileklerimiz, derviş sabırlı, alperen sîretli eylem adamı Nevzat Türkten için.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
18Ekm

Bir Dergiye Siyah Bayrak

12Ekm
05Ekm
28Eyl
21Eyl

Bir Şüşnaz Akşamına Dair

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.