NEVZAT ÜLGER VE KİTABI


Nevzat Ülger, şehrimizin entelektüel kimlikli, münevver donanımlı sayılı insanlarından biridir.  Çok okumuş, çok çok okumakta olan ve yeri geldikçe konuşan; gerektikçe de yazan biridir o aynı zamanda.

Bilgi, toplumun malıdır ve dolayısıyla dönüşümü topluma olmalı; aydın beyinlerden topluma yansımalı, toplumu aydınlatmalıdır. Nevzat Ülger’in yaptığı da budur.

Bu düstur doğrultusunda bugüne kadar beş kitap yayınlamıştır Ülger:

         1-Kalkınmakta Olan Bir Şehir: Elazığ (2000)

         2-Türkiye’de Siyaset ve İktisat (2003)

         3-İslam Tarihinde İktisadî Uygulamalar (2009)

         4-Osmanlının İktisat Mantığı (2013)

         5-Doğu’da ve Batı’da Bilim ve Düşünce (2015)

Aslında bu sonuncu eser, “Düşünce Tarihiveİnsan Merkezli Ekonomi Anlayışı” ismiyle iki kitap halinde de bastırılabilirdi. Ama yazar, konuların yakın ilişkisi ve birbirini tamamlayıcı özelliği dolayısıyla tek eserde birleştirmeyi tercih etmiştir.

Nevzat Ülger, belirgin vasfıyla bir ekonomisttir. Haliyle eserlerinde de öne çıkan öge, “ekonomi” , diğer bir tabirleiktisat” olmuştur. Kitaplarının isimleri dahi bize bunu ihsas ettirmektedir. Hatta takip edenler çok iyi bilir; onun gazete yazılarında bile çoğu zaman ana tema, şehrimiz, ülkemiz, İslam âlemi ve Batı dünyası mihverinde iktisadî konulardır.

Onun yazı ve kitaplarının bir vasfını daha ifade edelim; Nevzat Ülger, hangi konuyu ele almışsa, hangi meseleye parmak basmışsa o konuyu/o meseleyi İslamî zaviyeden değerlendirmiştir. Tıpkı Mevlana’nın pergeli gibi, Ülger’in pergelinin de bir ayağı İslam merkezinde sabit kalmıştır. Kimden sadır olursa olsun, bir mevzu İslam’da varsa, İslam’a göre meşru ise Ülger’e göre de vardır ve meşrudur.

Şu iki cümle onun, “İslam Tarihinde İktisadî Uygulamalar” (s.11) kitabından:

“Modern teoriler herkesi ‘en zengin gibi’ yaşamaya zorlarken, İslam iktisadı herkesi ‘fakir gibi’ yaşamaya teşvik eder. Modern ekonomiler –nasıl olursa olsun– çokça harcayan, çokça tüketen insan, tüketen toplum ister. İslam, israfı haram kılar.”

Şu cümle de yazarımızın aynı eserinin bir başka sayfasında geçer:

“İslam iktisadının temel motifi ‘toplumsal refah’ üzerinden insanın mutluluğu ve Allah’a kulluktur.”

Bunlar, Nevzat Ülger’e göreolması gerekenler”dir. Lakin şu tespit, bizzat Nevzat Ülger’e aittir ve “olan”a; yani statükoya karşı bir eleştiri okudur bizce:

“En zengin İslam ülkesi ile en fakir İslam ülkesi arasındaki gelir farkı 220 kattır.”

Daha çarpıcı olanını diğer bir kitabından aktarıyorum:

“Dünyanın en zengin üç kişisinin mal varlığı, adına ‘devlet’ dediğimiz 48 yoksul ülkenin mal varlığından fazla. Daha net bir ifade ile bu üç kişinin yıllık geliri, yoksul olan 50 ülkeye bedel.”

Ülger’den aldığımız bu verileri daha da sürdürebiliriz. Mesela:

*Dünyadaki 85 zenginin serveti, 3,5 milyar insanın toplam servetine denk geliyor.

*Dünya nüfusunun bir milyarlık kısmının günlük geliri bir dolar veya daha azdır. Dünyanın 2,5 milyarlık nüfusunun günlük geliri ise ancak iki dolardır.

*Dünya nüfusunun %20’si mutlu, %40’ı koşturuyor, %40’ı da insanca yaşama sınırlarının altında.

İlaveten bendeniz de size Türkiye’den bir bilgi aktarayım. Daha geçen günlerde yayınlanan TÜİK verilerine göre, ülkemizde, orta tabaka gittikçe eriyor, azalıyor. Bunun bir tek anlamı vardır; Batı’nın “burjuva” dediği orta gelir mensupları yok olurken, uçlardaki çok zengin ve çok fakir kesimler artış gösteriyor.

Böylesi bir kutuplaşma, bir ülkenin sosyal barışı için tehlike çanı demektir. İşte bu yüzdendir ki Nevzat Ülger, yazılarında ve kitaplarında daima adil gelir dağılımını öne çıkaran bir ekonomist olmuştur. İsrafı, hazcı tüketimi zemmeden; paylaşımı, vermeyi önceleyen bir ekonomist. Bireyin ve sınıfın kalkınmasını değil, toplumsal refahı ilke edinen…

Bu mevzuda Nevzat Ülger’in yazdıklarını okuduğunuzda belki siz de ünlü Fr. şairi Charles Baudelaire’in o nezih cümlesini hatırlayacaksınız. Haksız kazancı, gayri-adil servet birikimini, yersiz israfı yeren şairane bir ifadedir Baudelaire’in cümlesi; “Susuzluğumuzdan daha büyük olan bardaklarımız ve sürahilerimiz yüzünden utanıyorum.” diyor şair.

Nevzat Ülger’in 400 sayfalık, “Doğu’da ve Batı’da Bilim ve Düşünce” kitabını, sınırlı bir zaman diliminde, sınırlı bir konuşma metni ile tanıtmak, takdir edersiniz ki mümkün değildir. Bir kitabı tanımanın en kesin ve kestirme yolu, bizce onu okumaktır.

Sizi, önce Sayın Nevzat Ülger’le, sonra da kitabıyla baş başa bırakıyorum efendim.

…………………………………….

*Bu yazı, 17 Ekim 2015 günü Manas Yayıncılıkta yaptığımız konuşma metnidir. RMY

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Ekm
05Ekm
28Eyl
21Eyl

Bir Şüşnaz Akşamına Dair

14Eyl

Nejat Yılmaz ve Şiiri

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.