Oktay Akbal’a Dair


Hürriyet’in geçen haftaki Kitap-Sanat ekinde Metin Celal’in bir yazısı. Oktay Akbal(1923-2015)’la ve onun yeniden basılan iki kitabıyla ilgili.
Akbal’ın, doğrusunu demek gerekirse kitaplığımda pek bir eseri yoktur. Daha doğrusu, bir tek eseri vardırVarlık Yayınları arasında çıkmış, 1968 basımlı, 1965-1966 yıllarına ait günlüklerini topladığı Günlerde’si. 208 sayfadan oluşan bu kitabı, ilk sayfalarına düştüğüm nota bakılırsa, 5 Eylül 1968’de katmışım kitaplığıma.1968, Haziran’ında liseden mezun olup Kasım’ında öğretmenliğe atandığım yıldır.
O yıllarda bir günlük okuma hevesine tutulmuştum. Bu neviden birkaç kitap aldığımı, altını çize çiziktire okuduğumu hatırlıyorum. Sadece okumak mı? Ardından bir de yazma tutkusu…
Senelerce defter defter günlük yazma sevdası. Ve günün birinde, “edebî bir ehemmiyeti yok” diyerek tümün birden sobada imha. Bunalım!..
Metin Celal, “Oktay Akbal, modern edebiyatımızın büyük ustalarından” diye başlamış yazısına. Şu cümleler o yazıdan:
“1946’da, 23 yaşındayken ilk kitabı, öykülerinden oluşan ‘Önce Ekmekler Bozuldu’ yayımlanmış. Duru ve şiirsel anlatımı ile dikkati çekiyor…. Konudan çok atmosferi, ruh halini anlatmaya önem veriyor…. Büyük şehrin insanlarının günlük yaşamlarındaki ayrıntıları büyük bir dikkatle, kısa ve çarpıcı cümlelerle anlatırken adeta bir ruh haritası çıkarıp doğasını ustaca yansıtıyor. Sıradan insanın yaşama tutunma, var olma çabalarını, sıkıntılarını, endişelerini, kederlerini, sevinçlerini çok doğal bir havada, rahat bir söyleyişle anlatıyor. Ama anlatımında, yaşama bakışında alttan alta hep bir yaşama sevinci, umut var. En karamsar anlarda bile bu bakışı uç veriyor. Doğru bir tanımlama ile ‘umutlu bir karamsar’ Oktay Akbal.
M. Celal’in yazısından öğrendiğimize göre, Doğan Kitap, 2020 sonuna kadar Akbal’ın tüm eserlerini 11 kitapta yayımlamayı planlamış. Basılan ilk ikisi, Garipler Sokağı ve Suçumuz İnsan Olmak. İkisi de roman.
Oktay Akbal, 2015 yılı Ağustos’unda vefat etti. 2014 Aralık ayında bir gazeteden kestiğim Hilmi Yavuz’a ait bir kupür çıktı Akbal’ın Günlerde’si arasından. Hikmet Altınkaynak, Oktay Akbal’a 1943 ile 2014 yılları arasında yazılan mektuplardan bir seçmeyi, “Oktay Akbal’a Mektuplar”adıyla yayımlamış. Bu kitap etrafında bir yazı işte.
Kitapta, Akbal’a yazılmış 40 dostundan 138 mektup varmış. Diyor ki Hilmi Yavuz; “Kitapta benim de Oktay Ağabey’e Londra’dan 1960’larda yazdığım iki mektup var.”
Yavuz, yazısının süreğinde, “İstanbul’dan uzakta Anadolu’dan (mesela Elazığ’dan) yazılan mektuplardan” söz ediyor. “Üstelik bu taşra mektuplarının İstanbul, Ankara ve İzmir’den yazılanlara göre çok daha uzun ve teferruatlı olduklarını” kaydediyor.
Hilmi Yavuz’un devam eden cümlelerinden öğreniyoruz ki 1940’lı yılların başlarında Kenan Harun isimli bu hemşehrimizin, Oktay Akbal’a birden ziyade mektubu vardır ve bunların tamamı adı geçen kitapta yer bulmuştur. Bu mektupların kayda değer bir özelliği daha vardır Hilmi Yavuz’a göre. Şöyle:
“Bence Kenan Harun’un Çehovvâri bir taşra sıkıntısını dile getiren içtenlikli, lirik ve hüzünlü mektupları, kitaptakilerin en dikkate değer olanlarıdır.”
Meraklandık. Ne diyorsunuz?
Sırf, Kenan Harun isimli bu meçhul hemşehrimizin mektuplarını okumak için dahi olsa “Oktay Akbal’a Mektuplar”ı sipariş verelim mi?
Akbal’ın günlüğünden seçmeler gelen hafta.     

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
13Ara
07Ara

SATOĞLU’NUN BEŞİNCİ SEDASI

23Kas

Oktay Akbal’ın Günlüğünden

16Kas

Oktay Akbal’a Dair

09Kas

Şiire Giydirilen Ayakkabı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.