ORDA BİR KÖY VAR: AYDINLAR


 ORDA BİR KÖY VAR: AYDINLAR

 

 

 

R. MİTHAT YILMAZ

 

 

 

         Kemaliyeli ünlü şairimiz Ahmet Kutsi Tecer, köyü Apçağa için yazdığı şiirinde;

 

                   “Orda bir köy var uzakta

 

                   Gezmesek de tozmasak da

 

                   O köy bizim köyümüzdür.”

 

 demişti.

 

 

 

         Doğru, nüfus kaydımızda“doğduğu yer” hanesinde köyümüzün adı yazacaktır. Lakin “gitmediğin yer senin değildir” diyen Halil Rıfat Paşa haklıdır. Dolayısıyla A. Kutsi Tecer’e ufak bir eleştiri saklıdır bu veciz sözde; gitmediğimiz-gelmediğimiz köy bizim olamaz.

 

 

 

         Aydınlar; eski adıyla Hedi köyü de uzaktır. Velakin bu köyün insanları, işleri icabı her ne kadar Hedi’den koparak çok daha uzak diyarlarda, gurbet illerde yaşasalar da hiç değilse yaz mevsiminin bir bölümünü köylerine ayırmayı ihmal etmezler.Tatillerini, izinlerini Antalyalarda, Muğlalarda, Aydınlarda geçireceklerine, baba ocağı “Aydınlar”da geçirmeyi yeğlerler. Bilirler ki sıla-ı rahimde hayır ve ecir vardır.

 

 

 

         Aydınlar köyü ile bu fakirin de ince bir bağı-bağlantısı mevcuttur. Merhum anneannem Hediliydi. Çocukluğunu geçirdiği bu köyden, bu köyün insanlarından bize zaman zaman bahsederdi. Hedi nüfusuna kayıtlı Çakmak, Çalık, Tekgüvensoyadlı kişi ve ailelerle bir kan bağımız olduğunu çok iyi biliyorum.

 

 

 

         İlkokul birinci sınıfta, bana ilk kez a’yı, be’yi öğreten; okuma yazmayı belleten öğretmenim Tahsin Solmaz da Aydınlar köyündendi.

 

 

 

         Anneannemin köyü Aydınlar’a ömrühayatımda iki kere gitmişliğim vardır. İkinci gidişim 2012 Mayısına tekabül eder ve emekli asker, işadamı Hükmü Peker’in davetiyledir. Çok iyi hatırlıyorum; bu gezi sonrası Günışığı gazetesinde, “Aydınlar Köyünün Aydınlık Yüzü” başlıklı bir de yazım çıkmıştı.

 

 

 

         Aydınlar, geniş tarlaları, tarım arazileri olan zengin bir köy değil önce. Derelerinde, vadilerinde başta dut ve ceviz olmak üzere mahdut miktarda meyve bahçeleri bulunan küçük, sevimli bir köy. Deresinden akıp giden suyun etrafına banklar, masalar koyulmuş; kameriyeler, piknik materyalleri yerleştirilmiş. Köyün, asıl görülmeye değer mekânlarından birinin de Hükmü Peker Parkıolduğunu tabiî ki belirtmemiz gerekir.

 

 

 

         Bir hususu daha belirtmemiz gerekir ki; derelerinden pırıl pırıl, şırıl şırıl sular akıp giden Hedi köyü özellikle bu yıl içme suyu sıkıntısı çekmektedir. Şayet Aydınlar Kültür Turizm ve Kalkınma Vakfı’nın şebeke suyunu zenginleştirmeye gücü yetmiyorsa Valilik ve Özel İdare kanalıyla bu işe acilen el atılması icap ettiğini hatırlatmak isteriz.

 

 

 

         Acı bir ülke gerçeğini ifade ederek sözümüze devam edelim. Birçok köyümüz gibi Hedi-Aydınlar köyü de üretimden el çekmiş atıl bir haldedir. Hedi’de birkaç karıklık sebze yetiştiriciliği; bunun dışında biraz önce dediğimiz gibi, özellikle ceviz ve dut olmak üzere ufak yollu bahçecilik dışında bir ziraat, tarım ve hayvancılık göremezsiniz.

 

 

 

         Her sabah köye seyyar marketler gelir ve köylü, kuyruğa girerek ekmeğinden etine, sütünden yumurtasına; hatta içme suyundan ayranına kadar gereksinimlerini bu marketlerden karşılar. Bugün çoğu köylerimiz, köylülerimiz olduğu gibi Aydınlar köylüsü de –sırf bir mevsimliğine– sütü-yoğurdu için koyun veya inek besleme zahmetine; eti-yumurtası için tavuk besleme külfetine katlanmıyor. “Parama minnet” diyerek her sabah köyünü ziyaret eden tekerlekli marketin kapısına koşuyor.

 

 

 

         Aydınlar köyüne dair konuşmamızın sonunu, bu köyle ilgili buğusu üstünde bir kitabın kısaca tanıtımıyla getirelim:

 

 

 

         Hükmü Peker’in yazıp hazırladığı, Prof. Dr. Ercan Alkaya’nın editörlüğünü yaptığı; Hükmü Peker’le Hüseyin Gazi Orhan’ın grafik tasarım ve fotoğraflarını temin ettiği “Aydınlar (Hedi) Köyü” adlı 120 sayfalık bir kitap. Kuşe kâğıt, kalın karton kapak, lüks baskı. Basım yılı ve yeri; Haziran-2017, Ankara.

 

 

 

         Hükmü Peker, köyünü seven ve imkânı ölçüsünde köyü-köylüsü için herhangi bir masraftan da kaçınmayan vefakâr, fedakâr bir insan. Bu kitabı da o, bilhassa Hüseyin Gazi Orhan’ın aktif desteği ile bu haletiruhiye ile hazırlayıp bastırmış.

 

 

 

         Kitabını (7) bölümden oluşturmuş Peker:

 

         Doğal Ortam, Tarihçe, Eğitim-Öğretim, Ekonomik Yapı, Kültür, Turizm, Fotoğraflar.

 

 

 

         Önsözünü kendilerinin kaleme aldığı kitapta ayrıca emekli eğitimci-yazar Hadi Önal’ın “Elazığ’ın İncisi Aydınlar Köyü” başlıklı bir yazısı bulunmakta. Önal, bu yazıyı Hükmü Peker Parkı’nın açılış günlerinde yazmış. Şu cümleler Hadi Önal’ın o yazısından:

 

 

 

         “Yaz nüfusu ile kış nüfusu arasında çok büyük farklılık gösteren Aydınlar köyü için ‘tatil köyü’ demek daha doğrudur. ….Yazın, nüfusu 300’leri bulan bu şirin köyde kışın ikamet edenlerin sayısı bir hayli azdır. (Biz söyleyelim; 6-7 kişi.)

 

 

 

         Sözü fazla uzatarak değerini azaltmayalım. Hülasaten diyecek olursak; Hedi veya Aydınlar hayat dolu, asude bir sayfiye köyüdür. İnsanları, köylerinin adı gibi aydınlık, münevver kişilerdir. Hükmü Peker’in hazırlayıp bastırdığı kitap, yarınlara armağan, yerinde, kaynak bir eserdir. İleride, yeni baskıları yapıldıkça özellikle içerik olarak daha da zenginleşip mükemmelleşeceği kanaatindeyiz.

 

 

 

         Konuşmamızı, kelam tatlısı şiirle bağlayalım:

 

 

 

                   Tabiat davetkâr; dağ, dere gülşen

 

                   Bir turizm beldesi Aydınlar köyü.

 

                   İsmiyle müsemma; münevver, ruşen

 

                   Şifadır nefesi Aydınlar köyü.

 

 

 

                   Anlatmakla bitmez; ne desem azdır

 

                   Gökkubbede baki bir hoş-avazdır.

 

                   Mazisi engindir, mizacı nazdır;

 

                   Parlaktır atisi Aydınlar köyü.

 

 

 

                                    ***

 

         “Orda bir köy var uzakta / Gitmesek de görmesek de / O köy bizim köyümüzdür” demeyin. Köylerinizi unutmayın; asla terk etmeyin. Gitmeye, görmeye bakın. Sevecek, sevinecek, mutlu olacaksınız.

 

         ……………………

 

         *16 Ağustos 2017 tarihinde Manas Yayıncılık çatısı altında yaptığımız konuşma metnidir. RMY

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Bir Şüşnaz Akşamına Dair

14Eyl

Nejat Yılmaz ve Şiiri

07Eyl

Ahmet Tevfik Ozan ve Şiiri

31Ağs
17Ağs

Şiirli Bayramlar

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.