SÖZDEN SESE ’SİVRİCE GÜZELLEMESİ’


          SÖZDEN SESE

   “SİVRİCE GÜZELLEMESİ”

 

                  R. MİTHAT YILMAZ

 

            12 Kasım 2015 tarihinde, Elazığ Dernekler Federasyonu (ELFED)’nun açmış olduğu “Harput-Elazığ ve Harput-Elazığ Kültürü” konulu Türk Halk Müziği Beste Yarışması’nın sonuçları açıklandı.

            Bu yarışmada, 25 bestecinin gönderdiği 65 eser değerlendirmeye tâbi tutulmuş ve bunlar arasından da (8) eser çeşitli derecelere layık görülmüştür. Dereceye giren eserlerden biri de Manas müdavimi, neyzen, bestekâr arkadaşımız Doğan Sever’in, -sözü ve bestesi kendisine ait- “Çıktım Gülmez Tepesine” adlı hüseyni makamındaki türküsüdür. Bu başarısından ötürü Doğan Sever’i kutluyoruz.

            ELFED’in bu faaliyetine yarışma dışı hediye edilen eserler de olmuştur. Bu hediye eserlerden biri de bu fakirin “Sivrice Güzellemesi” şiirinden, değerli müzisyen, bestekâr; aynı zamanda müzik araştırmacısı Sayın Salih Turhan’ın notaya aldığı bestedir.

            İşin organizasyonunda yer alan Salih Turhan, yarışmanın değerlendirme jürisinde de görevli olduğu için, bizim şiirimizle birlikte bestelediği (11) eseri yarışma dışı tutulmuş; ancak bu besteler düzenlenen müzik gecesinde icra olunduğu gibi, ELFED adına yine kendileri tarafından hazırlanan kitaba ve CD’ye alınmıştır.

            Evvela Sayın Turhan’a, bizim şiirimizi tercih edip besteledikleri için teşekkürlerimizi arz ediyoruz. Hüseyni makamında notaya alınan Sivrice Güzellemesi, bu besteyle gerçekten kulağa hoş gelen bir melodiye dönüşmüş; sözden sese sevimli bir eser olmuş.

            “Sivrice Güzellemesi” şiirini biz 13-15 Haziran 2000 tarihinde, merhum Fethi Gemuhluoğlu hatırasına düzenlenen 8. Hazar Şiir Akşamı’nın akabinde yazmıştık. “Şiir Şiir Elazığ” isimli Elazığ-Harput Şiirleri Antolojisi’nde de yer verdiğimiz (7) dörtlükten oluşan “Sivrice Güzellemesi” aynen şöyledir:

                        Eşin yok şirin belde

                        Sivrice, ne güzelsin.

                        Şiirin gezer dilde

                        Sivrice, ne güzelsin.

 

                        Suyun var Karaçalı

                        Balın var petek balı

                        Gölün var Hazar Gölü

                        Sivrice, ne güzelsin.

 

                        Yaratmış güzel Allah

                        Güzelsin akşam, sabah

                        Gören der, “Bayıldım, âh

                        Sivrice, ne güzelsin!”

 

                        Gölün bir, dağın iki

                        Yükselir seki seki

                        Cennetten köşe sanki

                        Sivrice, ne güzelsin.

 

                        Yeşille mavi kat kat

                        Bezenmiş tüm tabiat

                        Başkadır sende hayat

                        Sivrice, ne güzelsin.

 

                        Gök bayrak nişanın var

                        Dünyaca bir namın var

                        Şiirden akşamın var

                        Sivrice, ne güzelsin.

 

                        Bellidir farkın senin

                        Pek çoktur artın senin

                        Altındır tartın senin

                        Sivrice, ne güzelsin.

            Şiirin kayıtlı sözleri böyledir. Ancak, Sayın Turhan bestesinin ismini “Sivrice Güzellemesi” değil de dörtlüklerin sonunda tekrar edildiği gibi “Sivrice Ne Güzelsin” ve parantez içerisinde (Eşin Yok Şirin Belde) şekline dönüştürmüştür.

            (7) kıtalık şiirin 1., 2., 3. ve 7. kıtaları olmak üzere dördünü notaya alan Turhan, bunlardan 3. kıtayı nakarat olarak kullanmayı tercih etmiştir.

            Bestekârımız, şiiri notaya alırken iki yerde de kelime değişikliği yapma gereği duymuştur. Bunların biri, bahsi geçen bu nakarat dörtlüğündedir. Bizim yazdığımız hâliyle dörtlük;

                        Yaratmış güzel Allah

                        Güzelsin akşam, sabah

                        Gören der, “Bayıldım, âh

                        Sivrice, ne güzelsin!”

şeklindeyken, Sayın Turhan dörtlüğün sonunu;

                        Gören der, “Bin maşallah

                        Sivrice, ne güzelsin’e dönüştürmüş.

            Doğrusu, bu değişimi yadırgamadık; hatta pek sevdik ve ikimiz arasında bir metin birliği oluşsun diye, biz dahi şiirin bu mısraını sayın bestekârımızın yazıp söylediği şekle dönüştürdük. İleride basılacak kitabımızda bu şiirin bu kısmı;

                        Gören der, “Bin maşallah

                        Sivrice, ne güzelsin!

şekliyle çıkacaktır.

            Lakin Salih Turhan’ın şiirde yaptığı öteki değişimi benimsemediğimizi söylemek zorundayız. Bu değişim, şiirin 1. kıtasındadır ve şöyledir. Biz diyoruz ki;

                        Eşin yok, şirin belde

                        Sivrice, ne güzelsin.

                        Şiirin gezer dilde

                        Sivrice, ne güzelsin.

            Daha sonraki kayıtlarımızda, “Şiirin gezer dildemısraını, “Şöhretin gezer dilde” yapmışız. Sayın Turhan ise aynı mısraı, “Şanın gezer dillerde” değişimiyle notaya ve kitaba almış.

            Anlam itibariyle aslında, “Şöhretin gezer dildedemekle, “Şanın gezer dillerdedemek arasında bir fark yok. Fakat bu şiirin 3+4=7 hece kalıbıyla yazıldığını hesaba katacak olursak çok fark var. İşin erbabınca, değişen mısradaki kusur anında göze çarpacaktır. Keşke, değerli müzisyenimiz, bundan sonraki yazılı kayıtlarında ve sahne programlarında o mısraı; “Şöhretin gezer dilde” şekliyle yazıp söyleseler.

            Şiirin, bestelenmeyen kıtalarından birinde bizim yapmış olduğumuz bir değişimi daha açıklayarak mevzuu toparlayalım. Şiirin 6. kıtasındaki, “Dünyaca bir namın var” mısraını, “Dünyaca bir şanın var” yapmışızdır.

                                                           ***

            Elazığ Dernekler Federasyonu ELFED’in tertip ettiğiHarput-Elazığ ve Harput-Elazığ Kültürü” konulu Halk Müziği Beste Yarışması’na katılan eserler, dereceye giren besteler ve yine Salih Turhan tarafından ELFED adına hazırlanıp basılmış olan, “Harput-Elazığ ve Kültürüne Dair Bestelenen Yeni Türküler” adlı kitapla ilgili diyeceklerimiz, ayrı bir yazı mevzuudur.

            Gelecek yıllarda daha mükemmel eserlerin ortaya çıkması ümidiyle, başta Sayın Faik İçmeli ve Sayın Salih Turhan olmak üzere, bu işin maddî külfetini, manevî yorgunluğunu yüklenen herkese saygılarımızla.

            Şiirsiz ve müziksiz kalmayın, diyerek.

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Ekm
05Ekm
28Eyl
21Eyl

Bir Şüşnaz Akşamına Dair

14Eyl

Nejat Yılmaz ve Şiiri

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.