ÇÖZÜM SÜRECİ VE SONRASI’


ÇÖZÜM SÜRECİ VE SONRASI…
 
PKK paçavrasını asmayı açmayı ve “Sayın Öcalan!” demeyi suç olmaktan kim çıkarıp bunla kim övündü? Kimler övündü?
“Ne Mutlu Türküm” cümlesi rahatsız etmişti,  vinç yardımıyla tören yaparak bu kelamı ve T.C harflerini bazı kurumlardan kim söktürdü? Kimler söktürdü?
Bebek katillerinin lideri, bebek katili APO’ya bu ifadeyi kimler yakıştırmadı, kimler hakaret saydı bu kelamları? Kim? Kimler?
Teröristleri dağdan şehire indirip onları davul zurna eşliğinde karşılayan, devleti ayaklarına kadar götüren hepsini affeden kimdi? Kimler?
Diyarbakır’da “megri megri” diye şarkılar söyleyip, terör yandaşlarıyla kol kola fotoğraflar çekenler kimdi? Kimlerdi?
“Akil Adamlar diye bir zümreye milyarlarca ödenek ayırıp onları şehir şehir gezdirip çözüm aptallığına inandırmaya çalıştıranlar kimdi? Kimler…
“Öcal’ın mesajları bizim de düşüncemiz”, “Abdullah Öcalan, olayları okuma tecrübesine sahip” diye konuşan dönemin Bakanlarına,” Türkiye’nin doğusu Kürdistan’dır “ gibi zırva kelimeleri fütursuzca konuşan vekillere müsaade eden onları konuşturan kimdi? Kimlerdi onlara bu yolu ardına kadar açan?
“T.C Devletiyle hesaplaştık “ cümlesini kim sarf etmişti, bu sözün içeriğine kim müsaade etmişti? Kimler sessiz kalmıştı?
“Oslo görüşmelerini” kim başlattı, kim devam ettirdi?
Kim veya kimler?
Her halde son günlerde linç edilmeye çalışılan BEYAZIT ÖZTÜRK değil bütün bu yazdıklarımı yapan.
Kim, kimler o zaman?
Derin bir tarih sorusu değil bu? Çok yakın bir tarihten bahsediyoruz değil mi? Soruların cevabı gazete manşetlerinde, televizyon haber kanallarının arşivlerinde… Çabuk unutuyoruz ya, arşivleri didiklesek çıkar soruların cevapları…
“Canım, analar ağlamasın, ülke huzur bulsun” diye yapılmıştı bütün bunlar diyeceksiniz.
O zamanda karşıydık, şimdi de… Teröristle anlaşma olmaz. Oldu mu?
Olmadığı olmayacağını hepimiz ne yazık ki gözyaşlarıyla, acı üstüne acı yaşayarak bir defa daha öğrendik. Olmayacağını aylardır terör bölgesi haline gelen Güneydoğu’dan ve son aylarda Sur ve Diyarbakır’da yaşananlardan gördük…
Geçmişi hatırlattık ama didikleyip rahatsızlık vermek için değil. Mesele bugün ve sonrasıdır. Biz her daim devletimizin yanındayız elbette. İktidar kim olursa olsun, Devletin başındaki başımızdır. Hatası olsa bile bugün “Tek Millet,Tek Bayrak…” adına devletin bekası, milletin huzuru için geçmişteki hatalardan sıyrılmış olarak yapacağı ve yaptığı her uygulamanın arkasında olacağız…
PKK ve terör yanlıları kim olursa olsun onlara karşı, AK Parti hükümetinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin vatansever, namuslu fertleri olacağız.
Yıllarca söyledik, çözüm süreci dediğiniz uygulama başlarken de yineledik, aynı şeyi söylüyoruz; KÜRT TÜRK KARDEŞTİR AYRIM YAPAN KALLEŞTİR.
Kürt ile Türk’ü birbirinden ayırmadan Kürt ile PKK’yı bir birinden ayırıp, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin içeriğini bozmadan, milli hassasiyetlerimizi zedelemeden, şehitlerimizin ve onların ailelerinin ruhlarını incitmeden bir kardeşlik ülküsü (ki biz her daim Kürt’le, Zaza’yla, aleviyle ve dahil vatanı bölmeyen, hıyanet içinde olmayan herkesle zaten kardeşiz) ile yapılacak her uygulama ve gidilecek her yolda devletimizin ve organın başındaki hükümetimizin yanında olup, taraf olacağımız kesindir.
Yeter ki bugün haykırdığımızı yarın unutmayalım( hani biz unutmayız da)
 
 
YERELİ UNUTMA!
 
Elazığ’da üretilen ayran, yoğurt ve peyniri Elazığ kökenli bakkal ve marketlerden istemeyi unutmayın.
Elazığ markalı tandır ekmeğini, kesme şekeri, paketlenmiş çerez çeşitlerini Elazığ kökenli market ve bakkallardan almayı unutmayın.
Elazığ’ın paketlenmiş doğal salçasını Elazığ’ın bakkal ve marketlerinden almayı unutmayın.
Elazığ’da paketlenen tavuğu, yumurtayı; bizden almayı unutmayın.
Bizim sanayi sitesine uğramayı, bizim Organize Sanayi’de üretilen gözlükten led lambaya bize ait, bizden olanı almayı unutmayın…
Bizim Kapalı Çarşı, bizim Belediye İş Merkezi…Bizim Koloğlu Çarşısı, Büyük Çarşı, Elliler Çarşısı, Zırlıoğlu…Bizim AVM…Akgün AVM, Park23…Bizim olana uğramayı, bizim olanı tercih etmeyi unutmayın…
Bizden aldığını bize sunana bizde elimizden geldiği kadar destek olalım.
Biz bizimle güçlenelim. Biz bizi unutmayalım…
 
 
YENİ YOL
 
İşçi bulma kurumundan elaman talep ediyorsun. Devlet bu talep karşılığında seni destekliyor, elamanın parasını ve SSK’sını 6 ay ödüyor. Altı ay sonra firma bu elamanların bir kısmını kısa süreliğine çalıştırıp işten çıkarıyor.
O elamanlar işsiz kaldığı gibi devletten işsizlik maaşını da alamıyor. Ama aynı firma tekrar işçi bulmadan elaman talep edip onları da devletin sırtından çalıştırıyor. Sonra yine aynı şeyler…
Bu yol nasıl bir yol… Sonu nereye varacak bilen var mı? Yazık değil mi gencecik umutların iş hayallerine…
Bu nasıl bir döngü?
Devletin olumlu desteği neden böyle insafsızca harcanıyor bilen var mı?
                                                                                      
 
 
 
 
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
29Eyl

Gürsel Erol İçin

11Eyl

Fırıncılara Haksızlık Etmeyin

04Eyl

Sıcak Ekonomi 

28Ağs

Atatürk kıssaları ve hisseler

05Tem

Elazığ’a Bakan! 

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.