ELAZIĞSPOR’U İZLEMEK VEYA ÖZLEMEK’


 ELAZIĞSPOR’U  İZLEMEK

VEYA ÖZLEMEK…

 

Ayaklarını uzatmış keyifle maç izliyor,Elazığ sevdalısı ya…Heyecanlı heyecanlı maçın bütün dakikalarını didikliyor…

Tam galip gelecekken beraberlik…Hayda! Olur mu yani…

Maç sonu geçiyor bilgisayarının başına veya alıyor kendisinden daha akıllı olan –akıllı telefonunu-eline başlıyor yazmaya…Yenilmiş olsaydık daha ağır yazacak ya,yinede insaflı.Yazıyor;”Bu hocayla anca bu kadar.Bu futbolculardan bir cacık olmaz…Ligin altlarında olan bir takımı bile yenemediler”

Aynı kafalar daha önce Bayram Hoca içinde böyle paylaşımlarda bulunmuştular, fakat ne hikmetse Bayram Hoca gittikten sonra Bayram Hocacı oluverip şimdi de İbrahim Üzülmez’e sarıverdiler…

Derdi gören yok…Futbolcular ne halde maça çıkıyor,İbrahim Üzülmez Hoca ve ekibi bu takımı nasıl işleyerek maça çıkarıyor…Hele Elazığspor’un Başkanı Selçuk ÖZTÜRK hangi sıkıntılarla bu takımı buraya kadar getirmiş…Aman sende,kimin umurunda.

Maçı keyifle izleyip kahrolarak maç sonunu sosyal paylaşım sitelerinde,orada burada paylaşan zevatın umurunda mı?

Değil…

Dünyanın en kolay işini yapıyor zaten…Eleştiriyor,karalıyor…Dedim ya,yenilmişse takım.Tam sırası,fırsat bu fırsat,eleştirdikçe beğeni topluyor…

Hani hep derler ya,birde bardağın dolu tarafından bakın diye.

Yok arkadaş,ne dolu tarafından ne boş tarafından bakmayın.Bardağa bakın bardağa.Elazığspor’a bakın Elazığspor’a…

Bakan yok…

Şanlıurfa maçının hemen ardından İbrahim Üzülmez Hoca bir mesaj gönderdi,bilir kişilere,uyuyanlara…Durum vahim dedi…Bu hafta çok önemli dedi…Ya sahip çıkın,ya sonumuz kötü olacak, demek istedi…

Ey ahali!Ey Şehr-i Aziz’in aziz kişileri,vekilleri,muhterem Belediye Başkanımız !Sayın Valimiz!Ey güzel insanlar!

Diyeceğim var size…Kızmayın,darılmayın,Kuşcubaşı bize kasten yazıyor,diyerek üstlere şikayet niyetiyle hemen sarılmayın savunma silahlarınıza…

Diyorum ki:

“Bu şehir hepimizin değil mi?Cümleten -Evet-diyorsunuz.Evet.Çok klasik bir cümle ama demem lazım,başka Elazığ var mı?Hayır,dediniz duydum…

Bu şehri siz dışarıda nasıl tanıtıyorsunuz?

Üzüm…He üzüm,iki gözüm.Yüzlerce çeşit lezzetli üzümün merkezi Elazığ’ı ne yazık ki üzümle tanıtamıyorsunuz,çünkü marka olamamışsınız.Şarap desek günaha girmiş oluruz ya.Üzümün suyunu da çıkaramayınca,kala kala orcik,pestile kalırız…Onları da çevre iller markalaştırıp pazara sürünce yaya kalırsınız.

Mermer…He dünyaya açıldık ama hala taş olarak kaldık,Afyon nerede biz neredeyiz?(Hi olmazsa mermerde bir adım öndeyiz)Ama Elazığ denilince Elazığ dışındakilerin aklına mermer gelmiyorsa demek ki daha gidecek çok yolumuz var.

Çayda Çıra…Şehrin,Elazığ’ın,Harput’un bizim bütün milli ve manevi değerlerimizin;türkülerimizin,oyunlarımızın,geçmişimizin özeti olan Çayda Çıra bizi temsil eder,markamızdır…Her ne kadar birileri elimizden almak istese de Bölge Müdürlükleri gibi kurum olmadığı için başka illere kaydırılmadı,çok şükür…Fakat bu aralar ısrarla içimizde unutturulup dışarıda da bu marka değerinin mumları söndürülmeye çalışıldı.Yani parıltısını yitirdi.

Hazar Gölü,Keban Barajı…Harput…Velhasıl doğal güzelliklerimiz ve tarihi değerlerimiz.Hangisi marka oldu…Mesela Harput’ta bir heykelden ibaret kalan(ki yaptırandan ve yapandan Allah razı olsun) tarih inde Anadolu Kartalı olarak anılan Balak Gazi’yi öne çıkarabildik mi?Hani büyük tepki alacağını düşünmeseler birileri o heykeli bile Harput’tan kaldıracaklar(putperestliğin lüzumu yok diyetrek)Evliyalar şehri dedikde Harput’a bir tek ziyaretgahı Darende, Somuncu Baba türbesi gibi düzenleyebildik mi?Hazar Gölü,bizim dışımız da hangi ilde olsa turizm değeri olarak markalaşır…Yapabildik mi?Sayarız daha…Kalsın.

Gözünüzün önünde,elinizin altında bu şehrin bütün değerlerini markalaştırmak için kapılar açacak;üzümünden mermerine,Çayda Çırası’ndan Harput’una bütün güzellikleri için için yaşayan bir ELAZIĞSPOR var ona sahip çıkın…Sahip çıkın lütfen…

Sayın Belediye Başkanım,sözünüz varsa,söz vermişseniz biran evvel bu sözü Elazığ için tutun.Yok,ben söz vermemiştim,böyle bir sözüm yok derseniz.Kurtuluş yok.Çünkü siz bu şehrin Belediye Başkanı olduğunuz gün zaten Elazığ’ın olduğu kadar Elazığspor’un da sahibi ve sahipleneni olmuş sayılırsınız.Öyle inanıyorum ki,bu takıma ilk siz el uzatacaksınız.

Kısa vadede acil ihtiyaçları karşılamak ve bu takımı sürekli gelir kaynaklarıyla buluşturup,önce kendi yağıyla kavrulan sonra üreten kazanan bir takım haline getirmek için çözümler üretip,var olanlara imkanlar tanımak sizin önderliğinizde olsun…

Ve vekillerimiz…Lütfen tutun şu takımın ellerinden…Sahip çıkın.

Ve taraftarlarımız…Yürekten destekleyin Elazığspor’u ve eksik olmayın,çok olun stadın türbinlerinde…

Bu şehrin tanıtım anahtarı Elazığspor olsun.var mısınız?

Bardağın boş tarafı,dolu tarafıyla değil bardakla uğraşın.Elazığspor’a bakın…İş işten geçmeden kucaklayın Elazığla birlikte Elazığspor’u…

Ya izlemeye devam edelim Elazığspor’u, ya özleyin…

 

 

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
11Eyl

Fırıncılara Haksızlık Etmeyin

04Eyl

Sıcak Ekonomi 

28Ağs

Atatürk kıssaları ve hisseler

05Tem

Elazığ’a Bakan! 

27Haz

41 yıl sonra Gürsel Erol

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.