BENİM VEKİLİM’.


Malum olduğu üzere, önümüzdeki seçimde milletvekili adayı olmayı düşünenlerin aday adaylıkları yakın bir zamanda gerçekleşmiş olacak. Akabinde aday isimleri kesinleşecek ve ülkemiz yeni bir seçim sürecine girecek. Şehrimizde daha şimdiden birçok aday adayı ismi dillerde dolaşıyor, hatta bu isimlerden bazıları uzun zamandır seçim hazırlıklarını yürütüyor bile. Siyasi konularda ahkam kesmek gibi bir hadsizliğe niyetim yok. Hele hele şu parti, bu parti diye ayrım yapıp kutuplaşma muhabbetine hiç girmeyeceğim. Ancak bir Elazığ’lı olarak şehrimin vekillerinin sahip olmasını hayal ettiğim bir takım özellikleri dile getireceğim. Daha doğrusu, ben sade bir vatandaş olarak “hayalimdeki vekil” duamı paylaşacağım, okuyan ve katılan lütfen “amin” desin.

Ben gönlünde parti ve lider sevdasına eşdeğer büyüklükte bir “Elazığ sevdası” olan vekilim olsun isterim. Mensubu olduğu partinin icraatlarına muhalif olması beklenmez belki ama, en azından Elazığ’ı ilgilendiren bir konuda bana vekalet etsin şehrimin çıkarını savunsın isterim. Yani diyorum ki; benim vekilim mutlaka mensubu olsuğu siyasi görüşü savunacaktır ancak o meclise ayak bastıktan sonra en önemli ideolojisi “Elazığcılık” olsun. Ne bileyim işte, partisinin grup toplantısına çıksın ve “nerede bizim stadyumumuz, nerede söz verilen bölge hastanesi, hani ikinci üniversitemiz” diyebilsin isterim…

Öyle seçim sürecinde sekiz köşe şapka takarak, Elazığspor atkısı dolayarak “şeklen” değil, seçimden sonra mecliste şehir bütçeleri, yatırım görüşmeleri yaplılırken “ruhen” de gakkoş olduğunu hatırlasın isterim…

Büyük bir temenni olacak belki ama, tüm parti liderlerinin mecliste kendilerine kayıtsız şartsız “evet”çiler olarak gördüğü türden bir vekilim olmasın isterim. Hatta fazlasıyla ütopik olacak biliyorum, ama yine de temenni ediyorum; benim vekilim partisinin yanlışına yanlış diyebilecek kadar gözü kara olsun isterim…

Her ne kadar kendi ismini o listeye parti başkanı koysa da oylarını Elazığlıların verdiğini unutmasın isterim…

Başbakan şehri ziyaret ettiğinde açılışını yaptırtacak tek bir yeni tesis bulamayıp, yirmi yıllık kanalın açılışını yaptırırken, bu duruma en az benim kadar üzülen (!) vekillerim olsun isterim.

Muhalefet partisindeki vekilim eğer iktidara muhalafet olacaksa Elazığ’a yapılmayanlar onun için en iyi konu başlığı olacaktır. Bunu değerlendirsin, Elazığ’ın nasıl üvey evlat yerine koyulduğunu  sık sık dile getirsin isterim. 

Biliyorum bu da çok uç bir hayal; benim vekilim zengin olmasın. Böylece vekilliği kendisine ve yakınlarına ihale, sermaye ve kar olarak geri dönmesin. Kendisine değil memleketine kazandırsın isterim…

Öyle Ankaraya gidip tayin terfi gibi şahsi taleplerde bulunanan azınlığın değil, gidemeyen çoğunluğun dertlerine çare arayan bir vekil isterim…

İsterim de isterim… bir umut işte…. Neyse, ben olmayacak bir duada bulundum. Sizler yine de “amin” deyin. Sevgiyle ve muhabbetle kalın, e mi!

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
30Ağs

Okumayı Sevdirmek

02Ağs
30May

Mezuniyetin Ardından

20May

Demedi Demeyin

01May

Ben mi, Biz mi?

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.