GAKGOŞLAR DİYARI ELAZİZ BAŞGA (?)


 GAKGOŞLAR DİYARI ELAZİZ BAŞGA (?)
 
Haberleri internetten takip eden birçok insan gibi, bendeniz de sabah bilgisayarımı açtım, yurtta ve dünyada cereyan eden olayları şöyle bir okudum. Dünya kan ve gözyaşı haberleriyle doluydu. Halep’teki ilaç sıkıntısı ve Suriyede’ki savaşın korkunç yüzü öne çıkan haberlerdi maalesef. Türkiye’de ise İsmet Sezgin’in vefatı, doların yükselişi ve başkanlık yorumları yazılıp çizilmişti. Haa, bir de araya sıkıştırılmış “kim gerçek diva, kim değil” kavgasına göz gezdirdim, -ve de iflah olmaz bir Emel Sayın’cı olarak- Bülent Ersoy’a saydıra saydıra geçtim yerel haberlere.
Açtım Elazığ’ımızın yüz akı Günışığı gazetesini. Başladım manşetleri okumaya. Tevafuk mudur, tesadüf mü bilinmez, tam da, gazetenin linkine tıkladığımda o sıra açık olan radyoda Büyük Abinin kendi sesinden Elazığ’ı ve Elazığlıyı anlatan “Gakgoşlar Diyarı Elaziz Başga” adlı efsane şiir verilmesin mi? Ancak bu kadar denk düşer yani! Gülümseyerek, kulaklarım fondaki şiirde, gözlerim bilgisayar ekranında günün haberlerini okumaya başladım. Başlamamla gülümsemem de son buldu zaten.
İlk okuduğum haber kendi yeni doğmuş bebesini hastaneye kaldıran karısına, kayınvalidesine ve gencecik kayınbiraderine kurşunlar yağdıran damat haberiyle alakalıydı... Nutkum tutulmuş vaziyette kayınvalide ve kayınbiraderin cenaze namazlarından görüntüleri izlerken arka fonda Büyük Abi devam ediyordu:
 
“Yetmiş dokuz ili gezdim dolaştım/  Zaman oldu çok şöhrete ulaştım / Çok yerlerde çok işlere bulaştım /
Vatanın elleri çok güzel amma / Gakgoşlar diyarı Elaziz başga”.
 
Bu iç karartıcı haberden sonra gözüm ikinci bir manşete takıldı. Alacakaya’da bir evlat tartıştığı babasını öldürmüş. Ben bu korkunç haberin detaylarını okurken Büyük Abi de şiirin ortalarına gelmişti çoktan:
 
“Kuzeyinde Erzincan’la Sivas var / Ölü çıkan hanelerde çok yas var / Er oğlu erlerden insanda has var /
Vatanın elleri çok güzel amma / Gakgoşlar diyarı Elaziz başga”.
 
Hep mi vahşet, hep mi kötü haber diyerekten, cık cık’lar eşliğinde başka bir manşete gözüm takıldı: “Çay ocağı önünde iki kardeşle bir şahsa silahlı saldırı yapıldı”... Radyodan yükselen ses ise şöyle diyordu:
 
“Geniş tutar lekesizdir arını / Hiç düşünmez geleceği yarını / Çünkü hepsi Belek Gazi torunu
Vatanın elleri çok güzel amma / Gakgoşlar diyarı Elaziz başga”
 
Son bir haber okuyacağım o da kötü ise devam etmeyeceğim dedim; ve: “Elazığ’da uyuşturucu satan şüpheli yakalandı”... O şüpheli yakalandığı için sevinsem mi, sokaklarında uyuşturucu satılan Elaziz için üzülsem mi? ... Bilemedim... Ben gazete sitesini kapatırken, Büyük Abi de gür sesiyle devam ediyordu:
 
O Anadolu'nun en güzel yeri / Burda birlesmis Türk'ün her eri / Dadina doyulmaz Orcik sekeri /
Vatanın elleri çok güzel amma / Gakgoşlar diyarı Elaziz başga”
 
Gakgoşlar diyarı Elaziz bugün öne çıkan haberlerle bir “başka”ydı, “başka” olmasına da... Bu “başka”lık, bu sefer gurur vermiyordu. Yeniden vatanın tüm illerinin güzel olacağı, amma en çok da Gakgoşlar diyarı Elaziz’in bir başka güzel olacağı günleri görmek dileğiyle! Sevgiyle kalın!
 
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
13Kas

Sizin hiç anneniz öldü mü?

30Ağs

Okumayı Sevdirmek

02Ağs
30May

Mezuniyetin Ardından

20May

Demedi Demeyin

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.