KÜÇÜK BİR KADIN OLMA MESELESİ


8 Mart dünya kadınlar günü tüm dünyada ve ülkemizde kutlanılıyor. Pardon yanlış oldu. Ülkemizde bazı evlerde kutlanmıyor yada kutlanılamıyor. Sebep mi? Sebep… Şey işte... Hani var ya, hergün televizyonlardan dinlediğimiz bazı haberler... Neydi ana başlıkları, hatırlayalım bazılarını; “cinayet”, “tecavüz”, “işkence”, “taciz”… Ha, şey de vardı; “töre gereği”, “saplantılı aşk”,“ya benimsin ya kara toprağın”, “çocuk gelin”… İşte bu cümlelerin çokça geçtiği evlerde, 8 Mart dünya kadınlar günü kutlanmıyor maalesef.

Mesela, 17 aylık N.N.B’nin evinde dünya kadınlar günü kutlanmıyor. Çünkü bebek N.B.B. üçcani tarafından işkence edilip tecavüze uğramıştı. Hatta bebeciğin beyninde ödem oluşmuştu.Hani bir haber daha geçmişti ajanslar? Daha 6 yaşında dünya tatlısı birçocuk olan G.A. babasının kuzeni tarafından defalarca tecavüz edildikten sonra öldürülmüştü. Cesedi ormanda bulunmuştu.Bir de ülkece kahrolduğumuz bir Mersin’li genç kızın hikâyesi vardı. Hatırlamışsınızdır eminim. 20 yaşındaki Ö.A. evine dönerken sadece dolmuştaki son yolcu olduğu için, birşerefsizin saldırısına uğramıştı. Yakılan cesedi günler sonrabulunmuştu. Bir diğer genç kızımız 21 yaşındaki F.N.Ç. evine internet kurmaya gelen birisi tarafından koli bandı ile bağlanarak tecavüze uğramıştı. 34 yaşındaki E.G. “sözüm ona” eski sevgilisi tarafındansaatlerce dayağa maruz kaldıktan sonra üzerine çullanan o pislikle mücadele sonucunda şans eseri tecavüzden kurtulmuştu. Ha bir de 69 yaşındaki yaşlı teyze A.Ü. vardı.  Yolda sadece adres sorduğu torunu yaşında bir genç tarafından bir barakaya çekilip tecavüz edilmişti, maaş kartları ve ziynet eşyaları çalınmıştı. İşte tüm bu hanelerde dünya kadınlar günü maalesef kutlanmıyor, kutlanılamıyor.

Eni topu 6 örnek verdik ama benim daha fazla yazmayı midem kaldırmadı. Eminim sizin mideleriniz de okumayı kaldırmamıştır.6 örneğin içerisinde ne çok “cinayet” dedik. Ne çok “tecavüz” dedik, “dayak” dedik. Fark ettiniz mi? Hatta bir kez “bebek”, bir kez “çocuk” bir kez de “yaşlı teyze” dedik. Şimdi midemiz hepten bulandı mı? Bulanmıştır. Bulanmaz mı?

Bu yazıyı yazarkenöyşesine haber sitelerinden seçtiğim 6 örnek dışında bazı resmi rakamlara rastladım. Bakın, Başbakanlık Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğünün yaptığı araştırmaya göreTürkiye’de aile içi suçların yüzde 87’si, kadınlara karşı işleniyormuş. Özellikle “varoş” olarak nitelenen gecekondu semtlerindekadınların yüzde 97’si aile içi şiddete maruz kalıyormuş. Türkiye’deki ailelerin yüzde 34’ünde fiziksel, yüzde 53’ünde ise sözlü şiddet varmış.

Yine bakanlık verilerine göre yılara göre kadın cinayeti sayısı maalesef artıyormuş. Alın size 6 yıllık rakamlar; 2011’de 121, 2012’de 210, 2013’de 237, 2014’de 294, 2015’de 303, 2016’da 328 kadın cinayeti işlenmiş. Kimini kocası, sevgilisi, yada nişanlısı, kimini boşandığı eski kocası, kimini kardeşi, kimini babası, hatta kimini erkek evladı, kimini de gözü dönmüş bir sapık yada sapıklar öldürmüş.Velhasıl, ülkemizde yüzlerce hanede bu yılda dünya kadınlar günü cinayet, tecavüz, dayak, taciz, işkence gibi insanlık dışı eylemler yüzünden maalesef kutlanmıyor, kutlanılamıyor.

Bu kadar karamsar rakamı iç açıcı bir paragrafla kapatmak isterdim ama olmuyor, elimden gelmedi, affola. Bu yazımızda son sözü Türkiye’nin son dönem kadın yazarlarından benim de kalemini çokça beğendiğim Nazan Bekiroğlu’na bırakıyorum. Kadın cinayetlerinin konuşulmadığı günlerde görüşmek dileğiyle. Sevgiyle kalın, e mi!

Duy beni

yazılmış ve yazılacak olan bütün hikayelerin kadın kahramanları.

bütün o yaşanmış ve yazılmış olan,

bütüno yaşanmamış ve yazılmamış olan hikâyelerin kadın kahramanları.

kadınlar ve kızlar,

dişil ve doğurgan,

duygusal ve duyarlı olan.

 

Eril olmayan yani,

fethetmeyi değil fethedilmeyi bekleyen kale, daima.

gecenin karanlık koynunda kapılarını açan kent,  en fazla

en fazla bir sandalı koynuna alan deniz.

 

Durağan

ve çaresiz

ve lekesiz

ve temiz tertemiz.

 

Adı tarihe geçmiş ve geçecek

dişil ve doğurgan,

kadın ve kız olan yani ki

yani ki bütün hikâyelerin baş kahramanı olan.

 

Dünyanın çevresinde döndüğü asıl güneş,

çağların gerçek sahibi,

gerçek yazıcısı tarihin,

bir anda en güçlü hükümdarları yerle bir kılan

en güçlü kumandanları köle,

en zelil köleleri hükümdar kılan,

tutsakları en derin aydınlıkta hür,

hür olanı en koyu karanlıkta tutsak kılan,

hükümsüzü birden bire hükümlüye çeviren,

hükümlüyü birden hükümsüz eden.

geçer akçeleri geçmeze,

geçmez akçeleri geçere dönüştüren saklı ve gizli el.

 

Ama güçsüz,

çünkü daima ödeyen ve ödenen bedel.”

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
13Kas

Sizin hiç anneniz öldü mü?

30Ağs

Okumayı Sevdirmek

02Ağs
30May

Mezuniyetin Ardından

20May

Demedi Demeyin

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.