MERHABA BEN!


Uzun, çokça uzun bir aradan sonra yeniden Merhaba Sevgili Günışığı gazetesi okurları ve Merhaba Ben!
“- Canım, okurlar neyse de, kendine merhaba çakmak ta nerden geldi aklına?” der gibisiniz. Duydum. Benden kaçmaz. Şöyle izah edeyim size; bendeniz aslında yıllardır kendine ithafen mektuplar yazmak şeklinde günlük tutan bir kaçığım. Özellikle yılbaşı akşamlarında ve bilhassa doğumgünümde açar defterimi kendime mektup yazarım. Bu, bazen bir yıllık hayaller ve planlar olur,bazen geçen yılın muhasebesi olur, bazen kaybedilenlerin ardından özlem ve hasret olur, bazen de kazanılanların mutluluğu veya varolanların şükrü olur. Ama illa ki her doğumgünümde mutlaka bir adet mektup yazılır “Merhaba Ben” diye başlayan. İşte okuduğunuz bu yazı da bu doğumgünümde kendi kendime yazdığım nasihatler, sitemler, hatta sözler ve niyetlerdir. Gönül heybemden taşan kelimeyle vücut bulmuş arz-ı halimdir. Okunur anlaşılır ve beğenilirse benim günlüğüm olmaktan çıkar, hepimizin duygularına tercüman olur. Anlaşılmazsa da dert değil,ben o hiç okunmamış onlarca geleneksel mektuplarımdan birini daha yazmış olurum. Sıkıntı yokyani!... Merhaba Ben dedik, sonrasında uzattık lafı kaçıverdi girizgâhın havası, haydi yeniden başlayalım ve koy verelim gelsin name’ nin gerisi.

Merhaba Sevgili Ben,
Nasılsın? Ben Nasılsın dedim de, en iyisisen hiçbir şey deme. Bilirim ben seni. Senin derdin, iyi olup olmadığını anlatmak değil. Senin derdin Nasılsın diye sorulduğunu duymak. Senin derdin Nasılsın diye sorulup ta, senİyiyim dediğinde aslında iyi olmadığının bilinmesi. Senin derdin aslında iyiyimveya kötüyüm şeklinde bir cevap vermeye gerek dahi kalmadan nasıl olduğunun anlaşılmasını istemen... Kapatalım en iyisi bu Nasılsın faslını. Sorulmamış varsay. İyi ol, hep iyi!   İyilik dedim de, biliyorum sağlıksız bir yıl geçirdin. Kıymetini anlamışsındır belki yaşamanın, nefes almanın. Aklın başına geldi mi? Verecek misin fazla kilolarını? Spora başlayacak mısın? İkinci bir ömür yok biliyorsun değil mi? Sadece bir kez geldin dünyaya. Tek. Tek. Tekbir ömrün var. Onu da nasıl geçtiğini anlamadan bitirmeyeceksin, değil mi? Nevin misin, nesin? Duyuyor musun beni? Bak sana diyorum.Alooo! Daha fazla vakit ayır kendine, işini sevmek demek iş yaparken canından olmak demek değildir. Tansiyonunu çıkartan, sırtını ağrıtan iş bir süre sonra zevk vermekten çıkar işkenceye dönüşür. Bu can sana emanet be kızım. Aman diyeyim sana. Aman Ha! Ölü bir profesör olmaktansa yaşayan doçent kal be kızım!
Sadece sağlıksız bir yıl geçirmedin, bir de kendine yerli yersiz bir sürü borç çıkarttığın bir yıl oldu be Nevin! Hele sen söyle bakayım, oturma odasının taksiti bitince balkona şark köşesi yaptırmayı düşünüyor musun halen? Düşünüyorsun tabii. Çünkü sen “şeddeli eşşeksin”! Hiç kusura bakma Nevin’im, bu lafı hak ettin sen.  Hani geçen yıl bu zamanlartoprağa verdiğin o Can Dostun vardı ya! Hani ölmeden birkaç hafta önce iyileşince otururum diyerek ısmarladığı o koltuk takımınıhiç göremeyen o Can Dostun vardı ya! Bak onun hiç oturamadığı koltuk takımına çoktan başka bir kadın geldi oturdu bile. Sen hala mı akıllanmadın? Ölüm var a kızım, harbidenölüm var…          
Can Dostun demişken, şimdi yarın sabahın erken saatlerinden itibaren sevdiklerim doğumgünümde beni arasınlar diye dua etmeye başlarsın sen! N’olur şu beni arasın, n’olur bu beni hatırlasın. N’olur! N’olur! diye… Daha bir ay önce de hastanede ameliyat sonrası dua ediyordun. Şu gelsin,bu gelsin diye. Demek ki neymiş? Aranıp sorulmak istiyorsan arayıp soracaksın. Sevdiklerin tarafından özel hissettirilmek istiyorsan, sen de onlara kendilerini özel hissettireceksin. Taziyelerinde bulunacaksın, öyle ben ağlamaya gelemem deyip kaçmayacaksın. Hastane ziyaretlerini yapacaksın.Vaktim yoktu deyip elemlerinde kederlerindebulunmamazlık etmeyeceksin. Sen kara gün dostu olacaksın ki, kara gününü ak yapacak insanlar çoğalsın.
Seveceksin kısaca Nevin’ciğim. Sevilmek için seveceksin. İyi davranılması için iyi davranacaksın. Komşuluk ölmüş demek istemiyorsan komşularını tanıyacaksın. İnsanımız fakirleşti demek istemiyorsan hırkanı ekmeğini paylaşacaksın. Ziyaret edilmek için ziyaret edeceksin. Hoş görülmek için hoş göreceksin. Affedilmek için affedeceksin. Unutulmamak için unutmayacaksın. Sen iyi insan olacaksın ki, iyilerle karşılaşabilesin. Neydi ana motto? Hatırla! Sen iyi olursan, yolun da iyi olur. Unutma!
Şimdilik bu kadar be Nevin! Gözyaşından öper, sana mutlu yıllar dilerim. Son olarakkendine iyi bak! Hoşça kal! Sağlıcakla kal! Ama en çok da sevgiyle kal, e mi?

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
02Ağs
30May

Mezuniyetin Ardından

20May

Demedi Demeyin

01May

Ben mi, Biz mi?

14Nis

Elazığ Anadolu Lisesi

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.