YENİ YILA MERHABA DERKEN


Yılın son gününü yaşıyor olmamız hasebiyle, ilk kez buluştuğum Gün Işığı gazetesi okurlarına ve de gelen yeni yıla yürekten bir merhaba diyerek başlıyorum söze.

Yeni yıl demişken yılbaşı eğlencelerinden ve yeni yıl kutlamalarından söz etmeden geçmek olmaz. Kimilerine göre Hz. İsa’nın doğumunun kutlandığı haftayı kapsadığından bir Hristiyan geleneği. Kimilerine göre batıdan ithal eğlence şekillerinden biri. Kimilerine göre kapitalist dünyanın önce Hristiyan dünyasına dayattırdığı, sonra da Müslüman toplumlara yayılan sözüm ona hediyeleşme adı altındaki alışveriş tuzağı. Kimilerine göre milli piyango bileti almak ve acaba çıkacak mı diye o geceyi televizyon başında geçirmek. Kimilerine göre ise sadece yeni gelen yıla güzel dileklerle ve mutlu girmek için kutlama yapmaktan ibaret bir gece.

Hülasa, kutlama sebepleri kişiden kişiye değişiklik gösterse de, bu kadar çok tartışılmasının kökeninde miladi takvimin Hz. İsa’nın doğumunu esas alması yatıyor. Aslında, Hristiyanların Noel tatili dedikleri (Christmas holiday) Aralık ayının son haftasında, yeni gelen yıldan daha ziyade Hz. İsa’nın doğumunu kutlamaları, bizim ise Müslüman bir toplum olarak sadece yılbaşını kutluyoruz iddiasıyla Noel etkinliklerini taklit etmemiz tartışmadaki en temel unsur. Hıristiyan dünyasının Noel kültürü ülkeden ülkeye küçük nüanslar gösterse de, o hafta içerisinde çam ağacı süslemek, hatta Aralık ayı başından itibaren evlerin dış cephesini, bahçeleri, balkonları çeşitli şekillerde aydınlatmak, sevdiklerine hediyeler almak, aile bireylerinin bir araya gelmesi, 24 Aralık gecesi ailece Noel yemeği yemek ve sabahında kilise ayinine katılmak herhangi bir Hristiyan ülkedeki Noel haftasının genel unsurları olarak sıralanabilir. Noel kutlamalarının ve Noel tatilinin finali ise yılbaşı partisi ya da yeni yıl partisi (New years eve party) denilen müzikli, danslı, içkili eğlenceleri kapsar.

Ülkemizde çoğunlukla yılbaşı veya yeni yıl kutlamaları diye adlandırılan etkinliklere gelince… Bu kısım oldukça karışık ve trajikomik aslında.  Güzel ülkemin güzel insanları meşhur deyimde de belirtildiği gibi duymuştur ki; “Horasan’da halı dokunur, amma enine mi, boyuna mı”, işte bunu bilememiştir. Şöyle ki; güzel ülkemin güzel insanları da artık çam ağacı satın alıyor, altına hediyeler yerleştiriyor. Ardından da ekliyor çocuklar hevesleniyor efendim, ne yapalım diye.  Ha, tek farkla o hediyeler yılbaşı gecesi açılacaktır. Maazallah 24 Aralık’ta açarsak Hristiyan geleneği olur diye de azami özen gösteriliyor.

Alışveriş merkezleri yılbaşına herhangi bir Hristiyan ülkeninkini aratmayacak şıklıkta hazırlanıyor. Noelin sembolü olan yeşil kırmızı renkli süslemeler, hediyelikler, et reyonunda bolca hindi etleri ve sosları mağazaların rutin hazırlıklarından birkaçı sadece. Elazığ’da sık rastlanmasa da, büyük şehirlerde her AVM’de bir Noel baba dolaşıyor son günlerde.

Güzel ülkemin güzel insanları yılbaşı menüsüne de çok dikkat ediyor. Yılbaşı gecesi hindi yemeye özen gösteriliyor mesela –ki aslında en komiği de. Zira Hristiyan geleneğinde hindi Noelden daha ziyade Şükran günü (Thanksgiving) yemeğidir ve Şükran günü Kasım ayında çoktan kutlanmıştır. Şükran gününün mantığı Müslümanlıktaki Kurban bayramına benzer aslında; Tanrının nimetlerine şükretmek üzere bir hindi kesilir ve ailecek yenilir. Sonra da şükür duası diyeceğimiz bir dua edilir. Sabahında da kiliseye gidilir. Şimdi benim güzel ülkemin güzel insanı burada da Horasan’a özenip halı dokumaktadır. Elin adamı hindiyi çoktan Şükran gününde yemiş, sindirip posasını atalı bir ayı geçmiş, bizimkisi ısrarla yılbaşı yemeği hindidir der durur. Zahmet edip bir youtube’a girse “en iyi noel menüsü (best christmas menu)” diye yazsa başta domuz etiyle yapılan yemekler olmak üzere hindi dışında birçok yemek olduğunu görecektir. Ha, bu hindi yemede ısrarcı olanlar kurban bayramlarında kan akıtılmasını da protesto edenlerdir. O da işin ayrı bir tartışma boyutu…

Velhasıl kelam, hiçbirimiz Noeli kutlamasak da, şekil olarak Noel kutlamalarını yılbaşı kutlamaları adıyla gerçekleştirerek tuhaf denilebilecek bir durum sergiliyoruz milletçe. Bugün bir yeni yıla daha yılbaşı kutlamalarının şekil itibariyle kafa karıştırdığı ve haram mı helal mi olduğu tartışılırken girmiş bulunuyoruz. Bendeniz naçizane bu konuda fetva verecek mercide olmadığımdan sadece gözlemlediklerimi paylaştım. Bir Hristiyan ülkesinde birkaç kez Noel ve Şükran günü geçirdiğimden, orayı ve burayı rahatlıkla gözlemleyebiliyorum. Tabiri caizse Araf’ta kalmışız ve ne Hz. İsa’ya ne Hz. Muhammed’e yaranamayacağımız tuhaf yılbaşı etkinliklerimiz ile başta da belirttiğim gibi trajikomik haller sergiliyoruz.

Bu yıl, yılbaşı gecesinden bir gece sonra âlemlere Rahmet olarak gönderilmiş olan ve Hz. İsa’nın kendisinden sonra gelecek son peygamber olarak müjdelediği Hz. Muhammed’in doğum günü var. Bir yandan 31 Aralık gecesi Hz. İsa’nın doğum gününü kutlayanların eylemlerini taklit ederek eğlenmek -amma niyetimiz sadece yılbaşını kutlamaktı desek de- sonrasında 2 Ocak’ta Hz. Muhammed’e şefaatçi olması için bir mevlit dinleyerek (!) dua etsek paçayı kurtarmış olur muyuz?

Başta da dedim ya konu biraz karışık. Belki de ameller niyetlere göredir deyip sözü fazla uzatmamak gerekir. Tabii ki, birçok insanın yılbaşı gecesi eğlencesinin televizyonda o gece bolca verilen eğlence programlarını izlemek ve piyango çekilişini bekleyip sonrasında hüsrana uğrayıp uyumaktan ibaret olduğunu da yukarıda saydığımız fiilleri gerçekleştirmediğini de biliyor ve kendilerini tenzih ediyorum. 

Neyse lafı daha fazla uzatmadan bir yılbaşı dileğinde bulunarak bitiriyorum yazımı. Yeni yılda Rabbim’den dileğim odur ki;

·         gerçekleştirmek istediğiniz her hayırlı amel için evvela sağlık versin,

·         gerçekleştirmek istediğiniz her amelin hayırlısını isteyebilecek feraset versin,

·         gerçekleştirmek istediğiniz ama gerçekleşmeyen her amel için hayırlısı buymuş dedirtecek iman versin.

Yeni yılınız kutlu ve mutlu olsun.

Sevgiyle ve muhabbetle kalın e mi

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
30Ağs

Okumayı Sevdirmek

02Ağs
30May

Mezuniyetin Ardından

20May

Demedi Demeyin

01May

Ben mi, Biz mi?

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.