NEREDEYDİNİZ?!!


       Bizim kuşağın iyi bildiği ve zevkle dinlediğini düşündüğüm; sözlerini Fuat Edip Baksı’nın yazdığı ve bestesini Selahattin Pınar’ın yaptığı “Bir Bahar Akşamı Rastladım Size” diye başlayan, Hicâz makamında bir şarkı vardır. Rahmetli Müzeyyen Senar ve Nesrin Sipahi sanki bir başka güzel okurlardı bu şarkıyı. Sözlerini hatırlayıp biraz eskilere gidelim isterseniz.

Bir bahar akşamı rastladım size

Sevinçli bir telaş içindeydiniz

Derinden bakınca gözlerinize

Neden başınızı öne eğdiniz

***

İçimde uyanan eski bir arzu

Dedi ki yıllardır aradığın bu

Şimdi soruyorum büküp boynumu ah

Daha önceleri neredeydiniz.

Şarkının sözleri, bahar günlerinde seçim heyecanı yaşayan siyasetçileri hatırlattı bana. Onlar da sevinçli ve heyecanlı bir telaş içindeler şimdilerde. Bazılarının şarkıdaki gibi “derinden bakınca gözlerine”, “başlarını öne eğmekten” alamıyorlar sanki kendilerini. Bir kısmı ise hiçbir mahcubiyet duymadan “sen şurdaydın, ben burdaydım; sen yoktun, ben vardım; sen yapmadın, ben yaptım” diye hesap soruyor karşısındakine.

Yakın geçmişimizde olan ve tarihçi-akademisyen kimliğimle değerlendirdiğimde toplumu etkilediğini düşündüğüm; bir kısmı genel kabul gören, bir kısmının ise bizatihi muhatapları tarafından ifade edildiği olayları hatırlayıp, kendimizden hiçbir şey katmadan, şarkıdaki gibi “boynumuzu büküp”, “daha önceleri neredeydiniz?” diye sormak geldi içimizden.

Bu ülkenin aydın ve genç beyinleri sağ-sol diye yıllarca çatıştırılıp, binlercesinin hayatı heba edildiğinde neredeydiniz?

Alev-Sünni çatışması çıkarılırken neredeydiniz?

Darbe ortamı iyice oluşsun diye kan akması seyredilip, akabinde darbe yapılırken neredeydiniz?

Darbeciler işkence ve zulüm yaptıklarında neredeydiniz?

27 Mayıslarda, 12 Martlarda, 12 Eylüllerde, 28 Şubatlarda neredeydiniz?

Cenazesine katılması bile uygun bulunmayan darbeci eski cumhurbaşkanının yaptığı anayasa ile bu ülke yönetilmeye devam ederken/ediyorken neredeydiniz?

Ülke 70 Cente muhtaçken neredeydiniz?

Un, şeker, yağ, tüpgaz, akaryakıt, deterjan vb. birçok temel ihtiyaç maddesi kuyruklarında neredeydiniz?

Sistemli ve planlı bir şekilde Kıbrıs üzerindeki haklarımız ve etkinliğimiz elden giderken/gidiyorken neredeydiniz?

Ermeni terör örgütü “Asala” tarafından Türk diplomatları katledilirken neredeydiniz?

Türk askerinin başına çuval geçirilirken neredeydiniz?

Mavi Marmara Gemisi’ne baskın yapılırken neredeydiniz?

Bölücü örgüte “bir-iki çapulcu” denilip, büyümesine göz yumulurken neredeydiniz?

Karakollar, köyler, mezraalar basılırken, pusular kurulup onlarca askerimiz şehit edilirken neredeydiniz?

Savunmasız öğretmenler, mühendisler, doktorlar katledilirken neredeydiniz?

Güneydoğu’da şehirlerarası yollar teröristlerce günlerce kapatılırken neredeydiniz?

Askeri birliklerden ve okullardan Türk bayrakları indirilirken neredeydiniz?

Bölücü örgüt mensupları kendilerince bazı şehirlerde asayişçilik-narkotikçilik oynayıp, kamu güvenliği zayıfladığında ve devlet otoritesi törpülendiğinde neredeydiniz?

Türk askerine ilk kurşunu sıkan hainin heykeli dikilirken neredeydiniz?

Bir caddeden “Ne Mutlu Türküm Diyene” tabelası indirilirken neredeydiniz?

“Türk diye bir ırk yoktur” denilirken neredeydiniz?

Türk milletinin azılı düşmanları, hayatlarında görmedikleri itibarı görürken neredeydiniz?

PKK militanlarının Habur’da sembolik teslim olmaları ve Nevruz kutlamaları PKK’nın şovuna dönüştürülürken neredeydiniz?

Bazı milletvekiller PKK militanları ile kucaklaşırken neredeydiniz?

Bir parlamenter, ülkenin bir bölümünü “Demokratik Özerk Kürdistan Bölgesi” diye nitelendirdiği veya kastettiği bir haritayla Meclis kürsüsüne çıktığında neredeydiniz?

Tarihten gelen binlerce yıllık kader birliktelikleri olan Türkler ve Kürtler ayrıştırılıp, bölünme hesapları yapılırken neredeydiniz?

Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu raporlarına rağmen, maden işletmelerindeki çalışma usulleri yıllarca iyileştirilmeyip, yüzlerce insanımız ölüme gönderilirken neredeydiniz?

Kuran-ı Kerîm’le -haşa- alay edilirken, bir müftü tarafından Kuran-ı Kerîm şeklinde yapılmış pasta kesilirken, Salavat-ı Şerîfe türkü haline getirilip siyasi bir malzemeye dönüştürülürken ve yüce dinimiz miting alanları ile camilerde siyasete alet edilirken neredeydiniz?

Mensubu olduğu siyasi partiye verilmeyen her oyun “Siyonist uşaklarına” gideceğini söyleyecek kadar akıl tutulması yaşayan siyasetçiler meydanlardayken neredeydiniz?

Yolsuzluk iddiaları yargıya taşınmadan, toplum vicdanını yaralayacak bir şekilde kapatılırken neredeydiniz?

Siyasi erke sahip olunmasına ve uzlaşmaya rağmen, başörtüsü meselesi uzun bir müddet sürüncemede bırakılırken neredeydiniz?

Yanlı medyalar kurulup, bunlar eliyle toplum üzerinde sosyal mühendislik uygulamaları yapılırken ve toplumun doğru haber alma hakkı engellenirken neredeydiniz?

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve ailesine, sahte belgelerle saldırılırken neredeydiniz?

Suriye’deki Süleyman Şah Türbesi’nin bulunduğu vatan toprağı -gerekçesi ne olursa olsun- bir gecede sınıra daha yakın bir bölgeye taşınırken neredeydiniz?

Öğretim üyelerinin iradesinin hiçe sayıldığı rektör atamaları yapılırken neredeydiniz?

Paralel yapı denilen ve idareyi ele geçirmeye çalıştığı söylenen her ne ise, kontrolden çıkacak kadar palazlandırılırken neredeydiniz?

500.000’den fazla insan hukuksuz olarak dinlenirken neredeydiniz?

İnsanların mahremine girilip adice şantajlar yapılırken neredeydiniz?

Ordu mensuplarına “kumpas” kurulurken neredeydiniz?

Başbakanın çalışma ofisi bile dinlenirken neredeydiniz?

Devlet ileri gelenlerinin katıldığı devlet sırrı sayılabilecek gizli toplantılar dinlenip, kayıtlar servis edilirken neredeydiniz?

Paralel yapıya istediği her şey verilirken neredeydiniz?

Emniyet, adalet ve eğitim alanında paralel yapı etkin olurken ve devlet zedelenirken neredeydiniz?

KPSS ve daha birçok sınavın soruları ele geçirilip belli bir gruba dağıtılırken neredeydiniz?

Toplum cinnet geçirirken ve neredeyse her gün birçok kadına şiddet uygulanırken neredeydiniz?

Bir hanımefendiye, her şeyden önce bir anneye; siyasi linç yapmak için alçakça iftira atılırken neredeydiniz?

Bu olaylardan yola çıkarak biri veya birilerini hedef alıp yargılamıyorum ve hesap sormuyorum.

Hiçbir siyasi parti, ideoloji, gurup ve kuruluşu övmek veya yermek gibi bir maksadım hiç yok. Bütün partilerimize ve adaylarımıza başarılar diliyor, seçim sonucunun ülkemiz ve milletimizin birlik ve dirliği için hayırlara vesile olacak şekilde sonuçlanmasını yüce Rabbimden niyaz ediyorum.

Ancak bir vatandaş ve seçmen olarak sadece merak ediyor ve bilmek istiyorum.

Siyasetçi olan-olmayan, iktidar-muhalefet, asker-polis, öğretmen-akademisyen, sivil-bürokrat, işçi-memur, kadın-erkek, yaşlı-genç, köylü-şehirli, esnaf-sanayici...

Bu ülkenin kaderinde son 60 yıldır rol oynayan, sorumluluk duyan veya duyabilen, kim üzerine alınıyorsa cevap versin lütfen.

Neredeydiniz?!!

Henüz doğmamış mıydınız? Çocuk muydunuz? Akıl baliğ veya değil miydiniz? Genç mi? Orta yaş mı? İhtiyar mıydınız?

Çarşıda, pazarda, tarlada, bağda, bahçede miydiniz?

Kışlada, cephede, nöbette miydiniz?

Camide, mescitte, cem evinde miydiniz?

Yoksa kilisede veya havrada mıydınız?

Hapiste, firarda, sürgünde, yurtdışında veya dağlarda mıydınız?

Mamak’ta, Sincan’da, Metris’te, Silivri’de miydiniz?

Tabutluklarda, askılarda, işkence sehpalarında veya darağacının altında mıydınız?

Üniversitelerdeki kürsülerinizde, anfilerde, sınıflarda mıydınız?

Kıbrıs’ta, Süleymaniye’de, Kerkük’te, Musul’da, Caber’de miydiniz?

Başbağlar’da, Aktütün’de, Dağlıca’da mıydınız?

Yoksa Cudi’de, Gabar’da, Kandil’de miydiniz?

Yüzünüzde puşi, elinizde molotof veya silah sokaklarda mıydınız?

Bütün buralarda değil de; Meclis’te, iktidarda, muhalefette, bir partide, sendikada, dernekte veya bir dergâhta mıydınız?

Sahi neredeydiniz!..

“Olmamız gereken yerdeydik. Olanların hiçbirinde bizim ve mensubu olduğumuz siyasi geleneğin dahli yok, vicdanımız son derece rahat” diyorsanız, eyvallah hiçbir sözüm yok.

“Bütün bu olanlar vaka-i adiyeden olaylar. Devletlerin hayatında olur böyle şeyler, vesvese yapıyorsun. Rahatsız olacak bir durum söz konusu değil” diye düşünüyorsanız; buna da saygı duyuyorum, vaktinizi aldığım için özür diliyorum ve sorularımı geri alıyorum.

Ben yazıyı yazmamış, siz de okumamış olun.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Ara
30Ağs

DOKUNMAYIN ATA’MA!

07Nis

RÜYAMDA GÖRDÜM

01Oca

ANLAYAMADIM!

22Kas

ŞEHİT ÖĞRETMENLER

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.