TÜRKÜM


 TÜRK’ÜM

Son zamanlarda bir “Türkiyeliliktir” tutturulmuş gidiyor.

Neymiş efendim. Bazı isimlendirmelerdeki “Türk” kelimesi bir ırkı çağrıştırıyormuş da onun için “Türk” yerine “Türkiye” tercih edilmeliymiş.

Bu mantıkla; “Türk Milli Takımı” yerine “Türkiye Milli Takımı”, “Türk lokumu” yerine “Türkiye lokumu”, “Türk hamamı” yerine “Türkiye hamamı”, “Türk kahvesi” yerine “Türkiye kahvesi” dememiz gerekecek anlaşılan.

En son, Google Groups’da akademisyenlerin bilgi paylaşımı maksadıyla kurulmuş “Türk-Tarihçiler” platformunun adı yöneticisi tarafından benzer bir gerekçe ile “Türkiye-Tarihçiler” platformu olarak değiştirildi. Tarihçiyim diyenlerin nasıl böylesine bir yanlışa düştüğünü anlamakta zorlanıyor insan. Oldu olacak Türk Tarih Kurumu’nu “Türkiye Tarih Kurumu”, Türk Dil Kurumu’nu ise “Türkiye Dil Kurumu” olarak değiştirelim olsun bitsin. Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinin adını da Türkiye Dili ve Edebiyatı olarak değiştirirsek şaşmamak lazım.

Sizin en az 4000 yıllık bilinen bir tarihiniz var.

Siz; tarihte birçok devlet kurmuş, töresi ve geleneği olan bir milletsiniz.

Ergenekon’u, Dede Korkut’u, Orhun Abideleri’ni, Manas Destanı’nı yazanların torunlarısınız.

İbni Sina’lar, Kaşgarlı Mahmûd’lar, Yusuf Has Hacib’ler, Ali Kuşçu’lar, Farabi’ler, Mevlâna’lar, Yunus Emre’ler, Ahmed Yesevî’ler, Itrî’ler, Dede Efendi’ler, Mimar Sinan’lar, Kâtip Çelebi’ler, Karacaoğlan’lar, Dadaloğlu’lar, Pir Sultan Abdal’lar, Hacı Bektaş-ı Veli’ler, Mehmed Akif’ler,  Aşık Mahsuni’ler, Neşet Ertaş’lar, Sadettin Kaynak’lar ve daha nice ilim ve sanat erbabının yetiştiği muazzam Türk-İslam medeniyetinin mirasçılarısınız.

Siz, bağımsız yaşamaya alışmış, boyunduruk altına girmeyen, dik duran bir milletin ahfadısınız.

Estergon, Kanije, Çanakkale, Antep ve Urfa gibi destansı savunmaları ve yedi düvele karşı Kurtuluş Savaşı’nı yapan bir milletin mensubusunuz.

Malazgirt, Kosova, Varna, Mohaç, Sakarya zaferlerini yaşatanların; İstanbul, Belgrad ve Budin’i fethedenlerin torunlarısınız. 

Kimseyi ezmeyen, hor görmeyen, merhametli, şefkatli, hoşgörülü, necip bir milletin evladısınız.

Siz; bağrından Mete Han, Bumin Kağan, Oğuz Han, Alparslan, Ertuğrul Gazi, Osman Gazi, Fatih Sultan Mehmed, Yavuz Sultan Selim ve Mustafa Kemal Atatürk gibi nice askeri ve siyasi deha yetiştirmiş bir millete sahipsiniz.

Tarihi şan ve şerefle dolu milletinizi sevmekten, “Türk’üm” demekten korkmayın!!!

Türk kültür ve medeniyeti; bütün insanlık tarihi boyunca görülen birkaç ana kültür ve medeniyet dairesinden biridir. Türklerin İslamiyet’e girmesi ile birlikte, İslam kültür ve medeniyetinden de beslenerek muazzam “Türk-İslam Kültür ve Medeniyeti” ortaya çıkmıştır. Karahanlı, Selçuklu, Beylikler ve nihayetinde “Osmanlı Kültür ve Medeniyeti”, Türk-İslam kültür ve medeniyetinin muhteşem tezahürleridir.

Gururla, şanla, övünerek, inanarak, severek ve saygı duyarak;

Korkmayın, “Türk’üm” deyin!

“Türk’üm” demek, ırkçılık ve kafatasçılık yapmak değildir. “Türk” kelimesi, içerisinde birçok milleti, kültür ve medeniyeti barındırabilen kocaman bir şemsiyedir. Onun gölgesinde “Türk” olmanın onur ve gururunu yaşayan, ortak tarih ve kültüre sahip her millet, kavim, ırk,  din ve mezhebe mensup olan herkese yer vardır. Hiçbiri diğerinden bir derece üstün değildir.

Türk; Uygur’dur, Göktürk’tür, Hun’dur, Selçuklu’dur, Danişmendli’dir, Mengücekli’dir, Artuklu’dur, Saltuklu’dur, Sökmenli’dir, Akkoyunlu’dur, Karakoyunlu’dur, Karamanlı’dır, Saruhanlı’dır, Karesili’dir, Canikli’dir, Safevi’dir, Osmanlı’dır…

Türk; Laz’dır, Çerkes’tir, Kürt’tür, Zaza’dır, Abhaza’dır, Tatar’dır, Kırgız’dır, Kazak’tır, Azeri’dir, Özbek’tir, Gagauz’dur, Avşar’dır, Peçenek’tir, Bayındır’dır, Salur’dur, Kayı’dır…

Türk; Müslüman’dır, Sünni’dir, Şii’dir, Alevi’dir, Şafii’dir.

Türk; Urumçi’dir, Buhara’dır, Ötüken’dir, Karadağ’dır, Azebaycan’dır, Halep’tir, Rakka’dır, Kerkük’tür, Süleymaniye’dir, Musul’dur, Selanik’tir, Varna’dır, Mohaç’tır, Budin’dir, Bosna’dır, Kıbrıs’tır, Ankara’dır, Diyarbakır’dır, Elazığ’dır, Tunceli’dir, Erzurum’dur, Hakkâri’dir, Şırnak’tır, Manisa’dır, Bursa’dır, Trabzon’dur, Gaziantep’tir, Van’dır, İstanbul’dur…

Anamızın başındaki yazmanın oyası, ilmik ilmik dokunan kilimimizin deseni, kapımızda asılı duran üzerliğimiz, nazar boncuğumuz, şalvarımız, yemenimiz, kalpağımız, fesimiz, külahımız, aşımız, türkümüz, ağıtımız, nağmelerimiz, davulumuz, zurnamız, sazımız, sözümüz, renklerimiz, damgamız, armalarımız hülasa örfümüz-âdetimiz aynı kökün, aynı geleneğin, aynı kültürün özelliklerini taşımıyor mu?

O halde varın “Türk’üm” deyin korkmayın.

Utanılacak bir şey yapmış olmazsınız. Aksine gurur duymalısınız. Çünkü “Türk-İslam Kültür ve Medeniyeti”, içinde bulunmaktan kompleks duyulmayacak kadar büyük bir medeniyet dairesidir. Burası sığınılacak, kucaklaşılacak ve tek yumruk olunacak yegâne limanımızdır.

Ne kadar unutturmaya çalışsalar da,

Ne kadar ayaklar altına alıp zora düştüklerinde Türk’lüğün ipine sarılsalar da,

Ne kadar bu milleti ayrıştırmaya çalışsalar da,

Ne kadar bir suçmuş gibi göstermeye uğraşsalar da,

Şerefle, başınız dik, alnınız ak bir şekilde “Türk’üm” deyin, korkmayın.

İliklerinize kadar yaşayın, yaşatın, unutmayın ve unutturmayın.

Bu millet ve bu medeniyet; günlük siyasi ihtiraslara kurban edilemeyecek kadar köklü, asil ve büyüktür.

Haydi haykırın!

“Türk’üm” deyin korkmayın!!!

 

 

 

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Ara
30Ağs

DOKUNMAYIN ATA’MA!

07Nis

RÜYAMDA GÖRDÜM

01Oca

ANLAYAMADIM!

22Kas

ŞEHİT ÖĞRETMENLER

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.