’AMA’SIZ DESTEK OLMALI


 “AMA”SIZ DESTEK OLMALI

             “Allah’ın çizdiği sınırları aşmayıp riayet edenlerle bu sınırları aşıp ihlâl edenler, bir gemiye binmek üzere kur’a çeken topluluğa benzerler. Kura neticesinde, onlardan bir kısmı geminin üst katına, bir kısmı da alt katına yerleşmişlerdir. Alt kattakiler su almak istediklerinde üst kattakilerin yanından geçiyorlardı. Alt katta oturanlar: Hissemize düşen yerden bir delik açsak da üsttekileri rahatsız edip durmasak, dediler. Şayet üstte oturanlar, alttakilerin bu düşüncelerine karışmasalar, hepsi birlikte batıp helâk olurlar. Onların gemiyi delme isteklerine karşı çıkıp mâni olurlarsa hep birlikte kurtulurlar.”

Hadis-i Şerif konuyu öylesine güzel anlatıyor ki, bunu anlamayacak zekâ sahibi bir insan olamaz. Yanlış davranış sonucunun helak olduğunu anlatmak için daha başka örneğe gerek var mı? Hiç sanmam. Çünkü cemiyet de, toplum da, sosyal hayatımız da denizde seyreden bir gemi gibidir. Bu geminin selametle yol alabilmesi nasıl bir düzen ve intizama bağlı ise, toplum hayatı da bir düzen ve intizama bağlıdır.

İnsan İslam fıtratı üzerine doğmuştur. Bu nedenle fıtraten katli, anarşiyi, kargaşayı, terörizmi, barbarlığı sevmez. Bunu yapanlar veya destekçileri ise, kesinlikle ruh hastasıdır ve fıtratları bozulmuştur. Anarşinin tutsağı olmuş ve düşünme melekelerini yitirmişlerdir. İyi bir şey düşünemez ve iyi bir iş yapmazlar. Uşağı oldukları sakat ve sapık fikrin arkasından giderler.  

Bugün ülkemizde teröre destek veren siyasi, akademisyen, gazeteci, yazar ve sanatçılar var. Bunlar fıtratları değişmiş ve ruhen hasta insanlar. Kur'an-ı Kerim'in tabiriyle "bel hum edall" (bilakis hayvandan daha aşağılık) olmuşlar. Baksana adama, Cumhurbaşkanı ve hükümet karşıtlığını ülke ve millet düşmanlığına çevirmiş. Onlara zarar vereceğini düşündükleri her şer ittifakın içinde olmuş ve her saldırıya arka çıkmışlardır. Bu şer ittifak ve saldırı, kendi hayatını ve geleceğini karartsa bile. Ankara'da 17 Şubatta YPG'nin gerçekleştirdiği vahşet eylemine kör olan tescilli hain yazar, sanatçı ve akademisyenler, Azez bölgesine ve silahlı kuvvetlerimize saldırılarına karşılık veren ülkemizi kınayan bir bildiri yayınladılar. YPG'nin Kobani'den Arapları, Türkmenleri ve hatta kendisi gibi düşünmeyen Kürtleri sürüp mallarına el koymalarına, bu zulümdür, eşkıyalıktır demediler. Arap ve Türkmenlerin yaşadığı Azez’e ne hakla saldırıyorsunuz? Orda işiz ne? Bu, Beşşar ve emperyalist devletlere uşaklık değil mi? Demediler ve demiyorlar. Bunlar uşaklık rollerini bir kez daha oynadılar. 

Daha düne kadar Ana Muhalefetin lideriyle partisindeki bazı vekil ve siyasilerin teröre destek açıklamaları tam da bu halet-i ruhiyenin eseriydi. Zaten HDP’den bahse gerek yok. Onlar zaten PKK'nın siyasi uzantısı.

İnsanoğlu fıtrat dışına çıkılmasına ilanihaye göz yumamaz. Muhakkak içindeki cevher harekete geçer ve teröre de, onu destekçisine de dur der. Nitekim Ana Muhalefet’in içinden de böyle sağduyulu bir ses çıktı. Sayın Baykal parti başkanına hem memleket sevgisi ve hem de devlet adamlığının nasıl olacağını yaptığı açıklamayla öğretti. Bu uyarı, Sayın Kılıçdaroğlu’na, Ankara’daki terör eylemi konusunda;”milletçe birlik ve dayanışma içinde terörün karşısındayız” mesajını verdirdi.

Yine bu uyarıdır ki CHP’ye, AK Parti ve MHP ile birlikte teröre karşı yazılı bir bildiriye imza koydu. İmza koymayan HDP'nin içinden de cılız da olsa sağduyulu ses çıkmaya başladı. Altan Tan bunlardan biri. Temennim odur ki, CHP'de olan u dönüşü HDP'de de olsun ve terörle arasına mesafe koysun.

Sayın Baykal’ın bu çıkışı hem parti içindeki vicdan sahiplerini ve hem de daha önce sessiz kalan sanatçı ve gazeteciler harekete geçerek terör aleyhine tavır almalarına vesile oldu.

Demem o ki, Fransa’da olan teröre nasıl tüm Fransızlar karşı çıktıysa, bizde de herkes “amasız” karşı çıkmalı. Terörle mücadele böyle olur. Baksanıza Fransa olağanüstü hali üç ay daha uzattı ama basında tık yok. Fikir ve ifade hürriyetini kısıtlayamazsınız diyen bir manşet, bir köşe yazısı veya twit çıkmadı. Aksine destek verdiler.

Bizde maalesef terörü destekleyen yazar, milletvekili, medya patronu, akademisyen ve sanatçı sürüyle. Niye böyle? Çünkü bunlar uşak. Öylesine köleleşmişler ki, kendi çıkarlarını bile düşünemiyorlar.

Biz millet olarak birlik ve beraberlik içinde, ne bu terör sever hainlere, ne teröristlere ve ne de onların arkasındaki şer güçlere asla müsaade etmeyeceğiz.

Birlik olmazsak n’olur?

Hadis-i Şerifte bahsedilen helak olma kaçınılmaz olur. Buna da akıl ve vicdan sahibi hiçbir insan müsaade etmez ve edemez.

                                                                                        

 

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
15Ekm
09Ekm
01Ekm
25Eyl
17Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.