BARIŞ DİLLİ SAVAŞ LOBİSİ


         Konuşma veya yazılarının ekseriyeti barış ve barış temalı kelimelerden oluşur. Dinlediğinizde veya okuduğunuzda bunların bırakın kan dökülmesini, bir damla gözyaşı dahi dökülmesine razı olmazlar sanırsınız. Oysa hiç de öğle değil. Sureti haktan görünürler ama terör örgütünün haksızlığını söylemek şöyle dursun, şark kurnazlığıyla haklı çıkarırlar.

         İşte bunlar barış dilli savaş lobisidir. İşin ucu kendilerine dokunmadığı için gayet rahatlar. Ne şehitler ve yetimleri bunların umurunda, ne de kandırılıp dağa götürülen Kürt çocukları. Ülkemizin geleceği de umurlarında değil. Hedeflerindeki kişi veya kişilere, kimle ve nasıl zarar verebileceklerinin peşindeler. Bu uğurda Ülke ve millet zarar görecekse görsün diyecek kadar acımasız ve hainler. Ülkemize diş bileyen Siyonist ve Haçlı medyasına, yalan ve yanlış konuşma, yazı, yorum ve gazete manşetleriyle lojistik destek sağlıyorlar.

         Konuşma veya yorumlarına baktığınızda bunların kasılarak kendilerine, ülkeyi düşünen, ağır abi rolü biçtiklerini görürsünüz. Hep barış derler. Çözüm sürecine dönülmesini, askeri önlemlerle otuz yıldan beri bir sonuç alınamadığını ve bugün de alınamayacağını, Ülkenin huzura ihtiyaç duyduğunu, bu nedenle Hükümeti suçlayarak iki tarafın da silah bırakmasını söylerler.

         Bunları tanımayıp, karşılarında barış havarileri var sanırlar ama içleri kin ve nefret dolu, barıştan ve huzur ortamından rahatsızlar. Hatta Hükümet ve Ak Partinin düşmesi için ülkenin viraneye dönmesine bile razılar. Bu konuda dış güçlerden yardım ve destek alıyorlar.

         Sakın bunu da nereden çıkardın demeyin. Çünkü artık kendilerini gizlemiyorlar. PKK-KCK ve uzantılarına uslu çocuk muamelesi yapmaktan geri durmuyor, katliamlarını hak mücadelesi gösterip, asker ve polisi suçluyorlar.

         Siz bunların bir defa dahi PKK ve Kandil açıklamalarına bir eleştiri getirdiklerini duydunuz mu? Barış sürecinde Kandil'in kullandığı savaş diline bir tenkitlerini de duymadınız. 2013 Nevruz'unda, silahların devri bitmiş, artık silahlı mücadele yerini siyasi mücadeleye bırakmıştır denilip silahlı unsurlarının yurt dışına çıkacağına dair verilen sözün aksine, çocukları dağa kaçırmaları, belediye ve evleri cephaneliğe çevirmeleri hakkında da bir şey söylediklerini duymadınız. Utanmasalar Nobel Barış Ödülüne aday gösterecekleri Selahattin Demirtaş'ın Kobani'yi bahane ederek halkı sokağa döküp 50 masum insanımızı hunharca katledişleriyle ilgili de bir tek satır yazmadılar. Affedersiniz düzeltiyorum, bu konuda yazmaz olurlar mı? Yazdılar tabii ki, ama Sayın Erdoğan, Hükümet ve güvenlik güçleri aleyhinde yazdılar. Çünkü PKK kullanacakları cici çocuklar.

         İki taraf da silahı bırakıp çözüm masasına dönsün diyorlar. Sanki masayı devirip kalkan Hükümet olmuş. Sanki saldıran asker ve polis olmuş. Sanki yol kesip kimlik soran, halkı düzmece mahkemelerde yargılayan KCK değilmiş. Sanki halka serhildan (ayaklanma) için silahlanın diyen Kandil değil de devlet olmuş. Oysa tehdit ve savaş sözcüğü ağızlarından düşmeyen Kandil ve destekçisi HDP vekillerine bir tek lafları olmamıştır, olamaz da. Çünkü niyetleri farklı.

         Bu kirli savaşı başlatanın PKK olduğunu Amerika, NATO, AB gördü de bunların görmemeleri mümkün mü? Akıllarını hep şerre çalıştıran bu adamların görmemesi mümkün değil. Çünkü PKK konuşma ve uygulamalarıyla zaten halkın sabrını çatlatmıştı. Bu da yetmezmiş gibi Ceylanpınar'da eve girip uykudaki iki polisi katletti. Askere, polise ve karakollara saldırdı. Kaza ihbarı yapıp gelen trafik polisini pusuya düşürdü. Askerin geçtiği güzergâhlara patlayıcı yerleştirdi. Belediyeleri ve araçlarını saldırı için kullandı.

         PKK tüm bunları üstlenirken, bu lobinin terör örgütüne, derhal silahı bırak ve ülkeyi terk et demeleri gerekirken,  hala kalkıp iki taraf da silahı bıraksın demesi tamamen bir sahtekârlık ve ihanettir. Barış sürecini bozana, masayı devirip kalkıp gidene bir tek söz söylemeyeceksin, sonra da kalkıp utanmadan devlet silahı bıraksın diyeceksin, bu barış dilli savaş lobisi değil de nedir? Dünyanın terör örgütü olarak tanıdığı PKK'ya terör örgütü bile demezler.

         Peki, bunlar PKK'yı çok mu seviyor? Hiç sanmam. Gerçi Marksizm temelinde buluşuyorlar ama yine de sevmezler. Sadece PKK üzerinden Sayın Erdoğan'a ve AK Partiye zarar vereceklerini, ülkeyi tökezleteceklerini düşünerek destekliyorlar. Zira ellerinde kala kala PKK ve DHKP-C kaldı. Bu nedenle bunlar kalkıp PKK’ya, senin yaptığın terördür, derhal silahı bırak, ülkeyi terk et demezler. HDP! Sen de %13 oy aldın, problemlerini Meclis'te çöz, artık terör örgütüyle arana mesafe koy, yoksa bizden zerre kadar destek görmezsin söylemezler.

         Söylemezler. Çünkü bunlar aslında savaş ve kargaşa lobisi. Sadece çıkarlarını ve efendilerinin menfaatini gözetirler. Bu nedenle ne PKK ve DHKP-C'ye terör örgütü der ve ne de katliamlarını kınarlar. Bunlardan sağduyulu bir cümle duymak beyhude bir çaba ve ham hayal olur. Bunlar yumurtalarını pişirmek için komşusunun evini yakar sonra da dönüp zevkle izlen ve insanlıktan nasip almamış mahluklardır bunlar.

                                                                

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
15Ekm
09Ekm
01Ekm
25Eyl
17Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.