BU NASIL BİR RUH HALİ?


         Bir kişinin işinde başarılı olması için onun ruh halinin iyi, kendisiyle barışık olması şarttır. Bazıları buna moral ve motivasyon der ki fark etmez, aynı kapıya çıkar. Bu nedenle gerek kamu ve gerekse özel sektör, moral ve motivasyon eğitimine büyük önem verir.

         Dünyada söz sahibi olan büyük şirketler bunu çoktan keşfetti. Bizde de buna önem veren firmalar belirli bir yere geldi. Ama hala bunun önemini anlamayan firmalar da yok değil. Bunu önemsemeyen firmaların başarı ve kaliteyi yakalaması mümkün olmadığı gibi rekabet güçleri de kalmaz.

         Bütün bunlar bize gösteriyor ki, kendisiyle barışık olmayan, ruh âleminde fırtınalar esen şahısların ne başarısı olur ve ne de hayırlı bir icraatı. Çünkü kendisiyle barışık olmayan, ailesiyle de, çevresiyle de barışık olamaz. Onun huzursuzluğu sadece kendine değil, çevresine de yansır.

         Mesela bindiği toplu taşıma aracına zarar veren, onun koltuklarını yırtan, metronun sağını solunu çizen, otobüs duraklarını kırıp döken kişi veya kişileri nasıl izah edeceğiz? Bütün bu araç ve eşyanın insanlara hizmet için olduğunu bilmez mi? Bir hayvan bile kendisine yarar sağlayan bir şeye zarar vermezken, insan olduğunu söyleyen bu kişilerin zarar vermesini nasıl açıklayabiliriz? Bu kişiler nasıl bir ruha sahipler? Hangi saik bunları sevk etti ve ediyor? Bu kişilerin normal bir ruh haline sahip olduğunu kim söyleyebilir veya söyleyense de buna kim inanır?

         Hele o güzelim parklar, yeşillikler, çiçekler, ağaçlar. Tüm bunlar insanlara bakıp gülümserken, hiç çekinmeden bunları tahrip edenlerin nasıl bir ruha sahip olduklarını hiç düşündünüz mü?

         Ya çocuk parkları. Yalan, hile, hainlik bilmeyen, saf ve temiz çocukların zevkle oynadıkları o oyun gruplarını, kaydıraklarını, salıncaklarını tahrip eden kişiler gerçekten normal olabilirler mi? Hiçbir psikolojik sorunları yoktur, kendileriyle ve çevreleriyle barışıktırlar diyebilir miyiz?

         Aklı başında olan herkes kabul eder ki bu kişilerin ruh hali hiç de iyi değil ve gittikçe daha da kötüleşiyor. Peki, bunlar bize nereden geldiler? Aydan mı? Hangi eğitimi aldılar ve hangi ortamda yetiştiler? Bütün bunları irdelememiz gerekmez mi?

         Bunlar bu güzelim ülkede ve bizim aramızda yetişti. Bunlar, karınca yuvasını yıkmamak için yapacağı evin yerini değiştiren ecdadın torunları. Bunlar, kuşlara bile evlerinin duvarında yuva yapan ecdadın nesli. Bunlar, bırakın insanlara hizmeti, hayvanlara bile yardım etmek için vakıf kurmuş, koca vakıf medeniyeti kurmuş insanların çocukları. Peki, bu hale nasıl geldiler?

         İnancı ötekileştirildiği bir eğitim ve İslamı yaşamayan çevrenin etkileri ve kazandırdığı kötü alışkanlıklar bunları bu hala getirdi. Bazıları çıkıp, hemen her şeyi getirip dine bağladın ya, diyebilir ama onların demesi hakikati değiştirmez. İnancımız bize hâkimken dünyaya örnek olduk. Biz inancımızı kısıtlı bir alana hapsedince de örnekler aramaya başladık ve hala arıyoruz. Çünkü her aldığımız örnek bize uymadığı gibi daha kötüye götürdü. Bugün olanlar da bunun eseri değil mi?

         Bu hastalığın bir ileri aşaması anarşidir, terördür. PKK, DHKP-C, DAEŞ ve benzeri terör örgütleri bunları kullandılar ve kullanıyorlar. Önce kimliksiz ve kişiliksiz hale getiriyorlar. Hal böyle olunca da artık kimi, niçin öldürdüğünü bilmediği gibi, ne uğruna öleceğini de bilemez olur. O artık emri uygulayan bir robot olmuştur.

         Neslin bozulmaması, ruh hastalarının artmaması için eğitim, eğitim ve yine eğitim diyorum. Ama bu eğitim, inancımıza, örfümüze ve geleneklerimize ters düşmemeli. Ailenin çocuğuna sahip çıkması gerektiği gibi, insanlarımızın da birbirini uyarması, iyiliği emretmesi, kötülükten alıkoyması gerekir. Yoksa daha çok çekeceğimiz bunlardan.

                                                                                               

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
09Ekm
01Ekm
25Eyl
17Eyl
21Tem

Hemen Anlaşılmalıydı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.