Bu telaş neden?


AB organlarından peş peşe uyarılar geliyor. Kimi, Türkiye'de fikir ve ifade özgürlüğünün olmadığını söylüyor, kimi de, "seçimi derhal erteleyin" talimatı verip içişlerimize karışıyor.
Batı, demokrasi, insan hakları ve fikir özgürlüğünü bahane edip ülkemize saldırıyor. Fakat niyetleri bu değil ve olamaz da. Neden? Çünkü FETÖ, PKK-YPG terör örgütlerine hamilik yapan, AB Parlamentosunda konuşma yapmalarına izin veren, teröristleri cumhurbaşkanlığı saraylarında karşılayan bir AB'nin, ülkemizde, demokrasi ve insan hakları diye bir derdi olamaz. Zaten bu güne kadar da olmamıştır. İsterseniz filmi biraz geriye saralım.
27 Mayıs 1960 Darbesi, bir krala, bir diktatöre karşı mı yapılmıştı? Hayır. Demokrasi gereği seçimle iktidara gelen meşru bir hükümete karşı yapılmıştı. Peki, Batı'dan bir itiraz geldi mi?
12 Mart 1971 Darbesi seçimle gelen bir hükümeti alaşağı etmedi mi? Batı buna ses çıkardı mı?
12 Eylül 1980 Darbesi meşru hükümeti düşürmedi mi? Hatta ABD başkanına, "bizim çocuklar darbe yapmış" denmedi mi? Batı'dan bir ikaz geldi mi?
 28 Şubat 1997 Darbesi meşru hükümeti devirmedi mi? Bu dönemde insanların, başta inanç, fikir ve eğitim hakları olmak üzere birçok hakkı alenen ihlal edilirken Batı'dan, AB'nin komisyonlarından bir itiraz duydunuz mu? Duymadınız, duyamazsınız da. Çünkü başka ülkelerde demokrasi, insan hakları diye bir dertleri yok, sadece çıkarları var. Bu çıkarlarını da zayıf karakterli, satılmış kral ve liderlerle gerçekleştireceklerine inanıyorlar. Zaten çabaları da bunun içindir.
Batı, 15 Temmuz FETÖ'cü hainlerin darbe girişimine, sivil insanları uçak ve tanklarla katletmesine ses çıkardı mı?
Sanmayın sadece Türkiye için böyle davranıyorlar. Mesela Mısır'da, meşru cumhurbaşkanı ve hükümeti deviren ve halkını tereddüt etmeden katleden darbeci general Sisi'ye sınırsız destek verdiler. Hani Batı değerleri; demokrasi, insan hakları, fikir ve ifade özgürlüğüydü? Nerde bu ilkeler? Batı, çıkarı için babasını bile çiğner. 
Bunları niye anlattığımı anlamışsınızdır. Yaklaşan seçime her yönüyle müdahale ediyorlar. Çünkü Türkiye, "ben bağımsız bir ülkeyim. Ülkemin ali menfaatlerini pazarlık konusu yapmam. Bölgede bana rağmen bir yapılanmaya gidemezsiniz" diyor. Bu nedenle Batı, Türkiye'de kendilerine boyun eğecek bir iktidarın gelmesi için çabalıyor.
Büyük resme bakan herkes, 24 Haziran seçimlerinin yerli duruş sergileyenlerle Batı arasında geçeceğini görür ve bilir. Bunu dedim diye birileri kalkıp bana, sen şunları ihanetle suçluyorsun, demesin. Çünkü yerli duruş sergileyen Cumhur İttifakı'nın karşısındaki blok, ABD, AB, İsrail, FETÖ, PKK-PYD, DAEŞ gibi ülkemizin asla iyiliğini istemeyen şer güçlerden oluşmuş. Bu resim ortada iken, muhalefet partilerinin bu şer ittifaka sessiz kalmaları da neyin nesi? Oysa onlardan beklenen, çıkıp bu hainlere, "bu bizim iç meselemiz, size ne oluyor" demeleri değil mi? Bugüne kadar böyle bir çıkışa şahit oldunuz mu?
Benim samimi kanaatim, 24 Haziran seçimleri, Türkiye'nin bağımsızlığını ve kalkınmasını amaç ve hedefleyen yerli duruş sahipleri ile şer ittifakın kayığına binenler arasında olacak. Ama milletimiz, Allah'ın izniyle her zaman olduğu gibi sağduyusuyla hareket edip şer ittifakı bir kez daha hüsrana uğratacağına inancım tamdır. 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
05Ara

Kukla Veliahtlar

27Kas

Kazanımlarımızı Kaybedebiliriz

13Kas

Yemezler

07Kas
31Ekm
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.