ÇÖZECEKLERİNE İNANIYOR MUSUNUZ?


 Kedinin boynuna ciğeri asıp sonra da dönüp ciğeri yememesini dilemek ne kadar aptallık ise, emperyalistlerin Ortadoğu’ya barış getireceğine inanmak aptallığın dik alasıdır.

            Merhum Üstad bir konferansında; Namık Kemalleri, Şinasileri tenkit eder. Biri ayağa kalkarak;

            -Onları tenkit ediyorsun ama bugünü onlara borçlusun, der. Salon, kıvrak zekâlı ve söz ustası Üstad’ın ne cevap vereceğine kulak kesilir. Üstad kendine has üslubuyla;

            -Bugünü onlara mal etmen onlar için ayıp olarak yeter de artar bile, der. Adam bu cevaba ne söyleyeceğini bilemez ve oturur.

            Ortadoğu’nun bugünkü acı hali de Batılı emperyalistlerin eseridir. Onlar Bölgeyi cadı kazanına çevirdiler. Sykes-Picot Anlaşmasıyla Bölgeyi cetvelle bölüp istikrarsızlaştıranlar onlar. İsrail’i bölgeye bir habis ur gibi yerleştiren ve hala besleyen yine onlar. Bölgedeki terör gruplarını kuran, besleyen ve sonra da Bölgeye müdahale için bahane kılan yine onlar.

EL-KAİDE, PKK, IŞİD gibi kanlı terör örgütleri kimin eseri? Esadları, Sisileri, Bin Alileri, Kral Suudları halk mı seçti? Onları başta tutan kim? Kendilerine demokrasi isterken, bölgedeki dikta rejimleriyle neden kol kolalar?

            Bugün yaşananların baş müsebbibi olan bu emperyalistlerin Ortadoğu’ya barış getireceğine inanan aptal hala var mı bilmiyorum? Ama bunların bölgeyle ilgili “böl, parçala ve yönet” politikasında bir değişiklik olmamıştır. Hatta buna bir de “savaştır ve silah sat” politikası eklenmiştir. ABD ve Batı’nın yarın IŞİD’e de el altından silah verdiği ortaya çıkarsa hiç şaşmayın. Çünkü Irak-İran Savaşında iki ülkeye de silah vermişlerdi.

            Bunu ezbere konuşmuyorum. Malumunuz Amerika ve müttefikleri Saddam’ı tahrik edip önce Kuveyt’i işgal ettirdiler. Daha sonra da Kuveyt’ten çıkmıyor diye Irak’a saldırıp bütün gücünü kırdılar. 2003’te de kimyasal silah bahanesiyle saldırdılar ve Irak harabeye dönderdiler. Saddam gitti ama ülkeye barış gelmedi. Tam aksine iç savaş başladı. Irak’a barış ve huzur iddiasıyla geldiğini söyleyen ABD ve ortakları tam da savaşı getirmişlerdi. Irak hala kan gölü. Demek niyetleri barış değilmiş.

Mısır halkı 25 Ocakta kansız bir devrim yaptı. İlk defa halk özgür iradesiyle cumhurbaşkanını seçti. Bu seçim, demokrasi havarisi kesilen Amerika ve Batı’nın hoşuna gitmedi. Uşaklarına darbe yaptırıp Mısır’ı iç çatışmaya sürüklediler. Demokrasi havarisi AB darbeye darbe bile demedi. Çıkarları için Katil Beşşar’a destek veren de Rusya ve İran’dır. Yani emperyalistlerin tek bir hedefi var, o da çıkar ilişkisi. Çıkarları yanında demokrasi ve insan haklarının lafı mı olur?

            Bütün bunlar ortada iken Amerika öncülüğündeki koalisyonun IŞİD’i bitirip Irak ve Suriye’ye, Kürtlere, Türkmenlere, Araplara barış getireceğini mi zannediyorsunuz? Ham hayal dostlar ham hayal. Filistin konusu maskelerini defalarca düşürdü. Onları Irak’ta, Suriye’de, Mısır’da, Yemen’de, Libya’da da gördük. Elleri değdiği her yer kan gölüne dönüyor. İslam Dünyasının hala onlardan merhamet dilemesi ne acı şey?

            Ayağımıza batan dikeni kendimiz çıkarmalıyız. Meselemizi yabancılar değil, çözsek çözsek biz çözeriz. Onlar problemi derinleştirir, içinden çıkılmaz hale getirir. Ortadoğu’ya bakın, ne dediğimi anlarsınız.

            Emperyalistlerin maşası olan PKK terörünün bitirilmesi için ülkemizin, Batılı bir veya birkaç ülke desteğiyle barış girişimleri olmuştu. Hepsi de hüsranla neticelendi. Oslo bunun en tipik örneğidir. Malumunuz Oslo görüşmelerinde İngiltere üçüncü ülkeydi. Ama süreçten çözüm değil, skandal çıktı.

Bugün barış sürecini yerli olarak yürütüyoruz. Bugüne kadar ufak tefek yol kazalarından başka bir durum olmamış ve bu süreç mecrasında yürüyorsa, bu işe yabancı ülkeleri karıştırmamamızın rolü büyüktür. Çözüm süreci, Amerika’yı da, Batı’yı da, Rusya’yı da fevkalade rahatsız ediyor. PKK ve uzantısı HDP’nin yandaşlarını, süreci akamete uğratmaları için ha bire dürtüklüyorlar. 6-7 Eylül vandallığı ve çapulculuğu bunun en canlı örneğidir.

            Eğer İslam ülkeleri birlik oluşturabilselerdi, ne Filistin, ne Irak, ne Suriye, ne Mısır, ne Libya ve ne de Yemen bu halde olurdu. Sadece İran Türkiye’ye destek verseydi bugün Suriye huzur ve barış içinde kendini yönetmenin tadını çıkarırdı.

            Birlik oluşturup kanayan yaramızı dindireceğimize, işi emperyalistlere havale ediyoruz. Onlar da dindirmiyor, yarayı daha da azdırıyorlar, hem de bizim paramızla.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
09Ekm
01Ekm
25Eyl
17Eyl
21Tem

Hemen Anlaşılmalıydı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.