DARBEYE DİRENİŞTE YAŞANAN İLKLER


         Hatırlayacağınız üzere bu yazımda direnişte yaşanan ilklerden bahsedeceğimi geçen haftaki yazımda bahsetmiştim. İşte o ilkler:
1- Osmanlı Devleti'nin son döneminden itibaren başlayarak Cumhuriyetle birlikte devam eden bir sürü darbeye şahit olmuş yani darbe zengini bir milletiz maalesef. Ama ben size en yakınkilerden başlayayım. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül ve 28 Şubat darbeleri.
         Bu darbelerde millet sokağa çıkmadı ve direnmedi. Ama darbeyi takip eden ilk seçimde darbecilere gereken dersi hep verdi. Darbecilerin istemediği siyasi partiyi başa getirerek intikamını aldı. Ancak bu sefer ilk seçimi beklemedi. Başkomutanın talimatıyla hemen meydanlara çıktı ve darbecilere, millete yaşatmak istedikleri kâbus gecesini tersine çevirdi. Daha saatler 02.00’ı gösterirken birçok yerde darbeciler halk ve polis tarafından derdest olmuştu.
         Milletimizin silahsız olarak, darbecilerin tank, helikopter ve F-16’larına karşı öyle bir destan yazdı ki, üzerinde araştırmalar yapılması gerekir. Birçok ülke, tanka karşı duran, üstüne çıkıp askerini derdest eden, üzerine yağan mermiye, kobra ateşine ve F-16 füzelerine aldırmayan bu milleti anlamıyor. Hele batı hiç anlamaz. Zaten Çanakkale’yi de anlamamıştı. Çünkü burada Çanakkale ruhu tekrar devreye girdi. Cumhurbaşkanının bir işaretiyle cadde ve meydanlara çıkan bu millet, ikinci bir emre kadar milli iradeye sahip çıkma nöbetine devam etmesini elbette ki ne Batılı ve ne de bir başka ülke anlayabilir.
2-Millet ellerinde bayraklarla alanlara çıkıp direnişe geçmişti. Bayrak semboldür, bunu göz ardı edemeyiz. Çünkü bu darbenin bir işgal olduğunu, başka ülke/ülkeler adına yapıldığını, eğer darbeciler başarılı olsalardı, 16 Temmuzda başka Türkiye’ye değil, başka bir ülkeye uyanacaklarını çok iyi biliyorlardı. Bu nedenle ellerinde bayrakla kurtuluş mücadelesi başlattı ve hala elinde bayrakla meydanlarda nöbete devam ediyor.
3-Darbelere sessiz kalan veya şapkasını alıp giden cumhurbaşkanların yerine, bu sefer halkı meydanlara, direnişe davet eden ve her türlü riski alarak meydanlara inip halkıyla beraber olan ve halkı tarafında güvenilen, sevilen bir cumhurbaşkanı vardı.
4-Yine her darbede daha asker görünmeden şapkasını alıp kaçan başbakanlar yerine, işin sonunda ölüm de olsa biz bu darbeyi önleyeceğiz diyen ve direnen bir başbakan vardı.
5- Darbelere çanak tutan muhalefet partilerin yerine darbeleri reddeden ve direnen muhalefet parti liderleri vardı.
6-Bombalanmasına rağmen TBMM'ye gidip nöbet tutan, ölüm pahasına milli iradenin sembolü Meclisimizi savunan bir meclis başkanı, bakan ve milletvekilleri vardı. Nitekim Meclisteki dört parti darbeyi kınayan bir bildiriyi yayınlamışlardı.
7-Belediyeler, iş makineleri ve ağır vasıtalarıyla kışla çıkışlarını, yolları kapatarak tank ve askerin çıkışına engel olmuşlardı.
8- İlk defa tv ve basınımız darbeye karşı tek vücut olup sesini yükseltmiş ve halkın direnişi ve darbecilerin derdest edilişini gösterip hainlerin moralini bozmuştur.
10- İlk defa meydanlarda, 24 saat ülkeye ve milli iradeye sahip çıkarak saygı ve övgüyü hak eden bir halk vardı.
         Benim bir çırpıda sıraladığım bunlar, eminim ki siz daha fazla ilkler sayabilirsiniz.
         Mevla’m bir daha bize böyle bir kâbusu yaşatmasın ve birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
15Ekm
09Ekm
01Ekm
25Eyl
17Eyl
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.