ELBETTE EVET


              Bugün bize; “evet mi, hayır mı” diye soruyorlar. Bu soruyu da, bu ortamı da iyi değerlendirmemiz lazım. Çünkü yanlış bir karar verip hayır dersek, bir daha kimse bize bu soruyu sormayacak. Bize rağmen karar verdikleri anayasaya mahkûm olacağız.

          1982 darbe anayasasının kabulünü hatırlayın.Halkoyuna mı sundular?  Alakası yok. Kabul etseniz de, etmeseniz de bu dediler.Aleyhte konuşmak yasaktı.Ret vereni tespit etmek için zarf, içini gösterecek kadar ince, evet oyu beyaz ve retise renkli olarak basılmıştı. Hatta ret çıkan köyleri sıkıştırıp işkence bile yaptıkları oldu.

          Bugünkü parlamenter sistemin kaynağı Fransa’dır. Fransa, sistemin aksaklıklarını, hantallığını gördüğü, daha doğrusu o sistemle Fransa’yı ayakta tutmanın kolay olamayacağını bildiği için, 1958'deadı cumhurbaşkanlığı da olsa yarı başkanlık sistemine geçti.

          Bizde parlamenter sistem çift başlı. 1982 Anayasası’nın 104. Maddesi cumhurbaşkanına icranın başı dâhil olmak üzere çok yetki vermesine karşılık, sorumluluğu yok. Bir de icranın başı başbakan var.Eğer cumhurbaşkanı ile anlaşmazlık olursa sistem tamamen kitlenir ki, bunu fazlasıylayaşadık.

          Özal-Evren,Demirel-Özal, Mesut-Özal, Erbakan-Demirel, Ecevit-Sezer, Erdoğan-Sezer dönemlerinde az mı sıkıntı yaşandı? 2001 krizinin esas sebebi başbakanla cumhurbaşkanı arasındaki anlaşmazlık değil miydi?

          İnsaf sahibi hiçbir kimse, “bunlar geçimsiz adamlar, yoksa böyle sıkıntılar yaşanmazdı” diyemez. Çünkü sistem buna itiyor. Aynı konuda iki yetkili söz sahibi olursa, bu tür anlaşmazlıkların çıkması kaçınılmaz olur.

          Bu da bize, parlamenter sistemimizin bu haliyle gidemeyeceğini gösteriyor. Kaldı ki gelişmiş ülkelerin çoğunda, ya başkanlık veya yarı başkanlık sistemi vardır. Koalisyonlara mahkûm olmamak, hızlı karar almak ve hızlı hareket etmek için bu şart olmuştur.Zira koalisyonlarla bu bölgede güçlü olmak imkânsızdır.

          Bu hususları göz önüne aldığımızda, artık başkanlık sistemine geçmemiz bir zorunluluk olmuştur.

          Efendim cumhurbaşkanı partili oluyor, bu sakıncalıdır, diyenlere cevabım; şu ana kadar gelen cumhurbaşkanlarından dört tanesi bizzat partili, diğerlerin bir kısmı da bir CHP mensubu gibi hareket ediyordu. Kaldı ki, kâğıt üzerinde partiyle ilgiyi kesmek, gönülden de kesmek anlamına gelir mi?Öte yandan başbakan, bakanlar, milletvekilleri ve belediye başkanlarıda partili.Neden onların partili olmalarından korkmuyorsunuz da, cumhurbaşkanının partili olmasından korkuyorsunuz? Millet, partili olup olmamasına değil, icraatlarına bakarak karar verir.

          Efendim tek adam olurmuş. Hiç merak etmeyin bu sistemde güçlü bir meclis var. Buteklifte cumhurbaşkanının sorumlulukları belirtilmiş. Mevcut Anayasa’daki gibi sadece vatana ihanet suçu değil, başka suçlardan dolayı da, Meclis, Yüce Divana sevk edebilir. Hatta Meclis, cumhurbaşkanını erken seçimebile götürebilir.

          Benim talebim, bu darbe anayasasının sağını solunu düzeltmek değil, top yekûnbir anayasa hazırlanmasıdır.Milletimizin hak ve hürriyetlerini, manevi değerlerini özümsemiş bir anayasadan yanayım. Ama böyle bir anayasa, Meclis’in bugünkü tablosundan çıkamayacağı aşikârdır.

Tamamı elde edilemeyen bir şeyin tamamını reddetmek de akılkârı olmadığı için bu önemli ve gerekli anayasa değişikliğine, ülkem ve devletimin bekası için, milletimin geleceği için “evet” diyorum. Ülkesini ve milletini düşünen her kardeşimi de “evet”e davet ediyorum.


YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Eyl
17Eyl
21Tem

Hemen Anlaşılmalıydı

06Tem

Gidiş nereye?

30Haz

Sonuçların Değerlendirilmesi

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.