EMİR NERDEN?


 EMİR NERDEN?

            Perşembenin geleceği çarşambadan bellidir derler ya, PKK-KCK'nın da bu ihanete kalkışacağı bir yıldan beri belliydi. Yol kesmeler, kimlik sormalar, dağa çocuk kaçırmalar, haraç toplamalar, flamalar, üniformalı gösteriler, Kobani bahanesiyle 6-8 Ekim tarihlerinde sokakları terörize edip masum canlara kıymaları bugünün habercisiydi.

            Bugünkü cinayetleri işlemelerinin sebebi, Hükümetin veya güvenlik güçlerinin bir uygulaması değil, tamamen şımarıklıkları ve azgınlıklarıdır. Askeri alana girip bayrağımızı indiren teröriste bile ne kadar yumuşak davranıldığını biliyoruz. Çözüm süreci zarar görmesin diye devlet hep sabretti. Hatta bu tutumu sebebiyle de çok tenkit yedi.

            PKK verdiği hangi sözünde durdu? 2013 Nevruzundan itibaren silahlı unsurları Türkiye'yi terk edecekti, etti mi? Hayır, hatta güç toplamak için mütemadiyen çocukları kaçırdılar. Diyarbakırlı annelerin feryadı hala kulaklarımızda.

            Kürtçe konuşmanın, müzik söylemenin ve dinlemenin yasak olduğu dönemler çok geride kaldı. Bu tür uygulamalar eski Türkiye’nin karakteristik özelliğiydi. Bugün yeni Türkiye var. Bugün TRT Kürdi kanalı 24 saat yayın yapıyor. Kürtçe yayın yapan özel tv ve radyolar var. Okullarda Kürtçe seçmeli ders oldu. Üniversitelerde Kür Dili ve Edebiyatı bölümleri açıldı. Dile getirilmeyen birçok hakkını bile elde etti Kürt kardeşlerim. Bütün bunları PKK-KCK'nın silahlı mücadelesi ile değil, demokratik reformlarla elde etti. Şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki PKK olmasaydı bu hakların çok daha fazlasına, çok daha önceleri ulaşacaklardı.

            Bütün bu olumlu adımlara rağmen PKK neden barış sürecini tek taraflı bozarak saldırıyor. İş makinelerini yakıp yol ve köprüleri neden bombalıyor? Bölge insanına cehennemi tekrar yaşatmak için neden var gücüyle çalışıyor?

            Barış sürecinin PKK'yı rahatsız ettiği muhakkak. Çözüm süreci zarar görmesin diye devletin yumuşak davranışını acizlik görüp akıl tutulması yaşadı. Batı'nın bir projesi olan İŞİD’e karşı "iyi çocuk" deyip alkışlamaları PKK’yı haddinden fazla şımarttı. Bu şımarıklık, bu ihanete sevk etti ve çözüm süreci masasını devirerek emperyalistlere taşeron oldu.

            PKK-KCK'nın şımardığı, şaşırdığı, akıl tutulması yaşadığı, bölgedeki huzurdan rahatsız olduğu kesin ama bu ihanete ve saldırılara bağımsız olarak bizzat kendisinin karar verdiğine inanmıyorum. Arkasındaki güç veya güçler harekete geçirdi. Türkiye’yi içişleriyle meşgul edip, bölgede olan bitenle ilgilenmemesi için PKK, İŞİD ve DHKP-C'yi aynı anda sahaya sürdü. Bu üç terör örgütünün aynı anda Türkiye’ye saldırması, Siyonist basın ve avenelerinin ağız birliği yapmışçasına Türkiye’yi karalamak için yayın ve yorum yapmaları sizce de manidar değil mi?

PKK Batı'nın desteğine ve kışkırtmasına güvenerek bu işe girişti ama bugün Batı onu, en azında devlet bazında iyot gibi ortada bıraktı. Türkiye'nin terörle mücadelesini haklı buldu. Yani kışkırttığı terör örgütüne, benden bu kadar, ne haliniz varsa görün deyip aradan çekildi.

            Bunu gören HDP ve PKK yetkilileri her konuyu masada konuşup çözebiliriz demeye başladılar. Adama günaydın derler. Bugüne kadar Hükümet başka bir şey mi dedi? Şımarıp meydan okuyan kim? Verdiği sözü tutmayan kim? İhanet eden kim? Barışı bozan kim? Barış süreci için sadece elini değil, bedenini taşın altına koyan barışın mimarı ve Kobani'nin düşmemesi için Özgür Suriye Ordusu ve Peşmergeyi harekete geçiren zamanın başbakanı Sayın Erdoğan'a hücum eden kim? Barış süreci zarar görmesin diye HDP gibi terör örgütüyle organik bağı olan bir partiye destek vererek yüzde 13 oy almasını sağlayan halka ihanet edip bu zulmü reva gören kim? Gidip polisleri evde infaz eden, askere pusu kuran kim? Vatandaşın yoluna bomba düzeneği koyan kim?

            Bütün bunları yapacak ve bundan sonra da yapmayacağına dair hiçbir güven vermeyen sen PKK-KCK ve emir eriniz HDP ile tekrar masaya oturulabilir mi? Zaten masadaydınız. Masayı terk etmenizi haklı kılacak bir sebep var mıydı? Hayır. Eğer konuşalım sözünde samimi iseniz yapılacak tek şey; PKK’nın acilen Türkiye’yi terk etmesidir. Aksi takdirde konuşacak muhatap bulamazsınız.

            Hükümetin ve devletin sabrını çok test ettiniz. Sabır taşını çatlattınız. Herkes sizi lanetliyor, Batı’daki dostlarınız bile. İnanıyorum ki bölge halkı da size lanet okuyor. Varsa bir maharetiniz işte İŞİD sahada. Mahmur’a girdi, kaçtınız. Koalisyon güçleri olmasa sizi duman eder. Siz İŞİD’le savaşma yerine bölge halkına zulmediyor ve halkın arasına sızıp asker ve polise suikast yapıyorsunuz. Ama bu sefer durum çok farklı. Bu barış sürecinde tüm istihbarı bilgileriniz toplanmıştır. Akıllı olun devletle oyun olmaz.

                                                                                           

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Eyl
21Tem

Hemen Anlaşılmalıydı

06Tem

Gidiş nereye?

30Haz

Sonuçların Değerlendirilmesi

23Haz
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.