ENSAR OLMAK


 

ENSAR OLMAK

            Yıllardan beridirhayranlık ve gıptayla yâd ederiz. Tarihte eşi ve benzeri olmayan birkardeşlik örneğidir deriz. Nedir o? Ensar ve Muhacirin kardeşliği. HerşeyiniMekke'de bırakarakrıza-i Bari için Medine'ye hicret etmiş Müslüman Muhacir ve onlarıhüsn-ü kabulle karşılayan Medineli Müslüman Ensar kardeşliği.

            Ensarınfedakârlığı saymakla bitmez. Evin yarısında kendi oturdu, diğer yarısında da kardeşi. Yiyeceğini, giyeceğini bölüştü. Hatta bahçesini, tarlasını da bölüşecekti ki İslam Peygamberi (S.A.V.) buna izin vermeyip ancak hasadını, ürününü bölüşmelerine izin verdi.

            Ensarın durumuna benzer bir hal gelip kapımızı çaldı. Beşşar, İran ve Batı emperyalistlerin katliamından kaçarak,"ben Osmanlı torunları kardeşlerime gidiyorum. Onlar banasahip çıkar" deyip yanımıza gelen Suriyeli kardeşlerimiz. Böyle bir durumu ne onlar istedi ve ne de biz. Ama olan oldu. İşte gün bugün, vakit bu vakit, fedakârlıkanı bu an. Ensar olmanın tam zamanı. Şimdi onlara buyur, başımın üzerinde yerin var mı diyeceksin yoksa bana ne,ben kime bakayım, kime bakmayayım mı diyeceksin? Büyük imtihan başlıyor. Unutmayalım ki cennet asla ucuz değil.

            Allah var, vicdan yoksunuaz bir grubun dışında hiçbir kişi Suriyeli kardeşlerimize karşı çıkmadı. Devletimiz sınırı kapatmadı. Gelenlere gerekli yardımı yapıyor. Gerek devlet ve gerekse halk olarak iki milyonu aşkın mülteciye yapılan yardımlardan sadece kayda geçenler dokuz milyar doları geçmiş durumda. AB ülkeleri toplam 130 bin mültecinin elinden ağlarken, bu milletin büyüklüğünü takdir etmemek mümkün değil. Osmanlı torunu olduğunu bir kez daha tescilledi.Cenab-ı Allah da bize yardım ve bereketini esirgemedi. AB ülkeleri kriz yaşarken, bizi teğet geçti ve kalkınma hızımız %4'ün altına düşmedi.

            Her kişinin kendi başına yardım yapma yerineorganizeli yapmada fayda var. Mesela mahalledeki imamlar, sözü dinlenen ve saygı duyulanbir heyetle birlikte muhtarla işbirliği yaparak organizeli yardım yapabilirler ve yapmalılar da. Mesela öncelikle temel gıda maddesi olması hasebiyle fırınlarda "askıda ekmek" projesini hemen başlatabilirler. Hangi mahallemiz olursa olsun, o mahalledeki muhtaçların ekmekleri bu şekilde karşılanabilir. Ekmek talebini karşılamada yetersiz kalan mahalle diğer mahallelerden takviye alabilir.Bu bir örnek. Bunu çoğaltmak mümkün.

Hayır Çarşısı:

            Sanırım basından duymuşsunuzdur. Belediyemizin çok hayırlı projelerinden biri. Yeni kuruldu. Bir telefon kadar size yakın(irtibat telefonu:2251921). Bununamacı;maddi imkânı iyi olan hemşerilerimizin yardımlarını,muhtaç olan hemşerilerimize iletmek suretiyle o insanların hayat standardını yükseltmek ve tüm hemşerilerimizin huzur içinde yaşamalarına katkı sağlamaktır. Çünkü mağdur ve muhtaçların huzurlu olmadığı bir yerde hiç kimse huzurlu olamaz.Vicdan sahibi hiçbir kişi elindekini ihtiyaç sahibiyle paylaşmadan başını yastığa koyup rahatuyuyamaz.

Belki oradan biri çıkıp, “bunu belediye başlatmışsa tüm ihtiyaçları da o karşılasın” diyebilir. Şüphesiz bunu başlatan Belediye elbette gereğini yapıyor. Ama Belediye istiyorki, halkımız bu hayra ortak olsun. Şeytanı yenerekgönlündeki bencillik ve cimriliği atsın. Din kardeşinin sevincine ortak olsun,mutluluğunu paylaşsın. İşte o zaman huzur ve barış olur.O zaman Allah’ın rahmet ve bereketini bekleyebiliriz.

            Bu çok hayırlı bir iş. Evinde fazla olan eşya ve giysilerini mağdur kardeşlerinin istifadesine sunuyorsun. Belediye arada hayır köprüsüdür. Gelip evinden eşyaları alıyor ve ihtiyaç sahiplerine dağıtıyor. Yani senin yapman gereken işi Belediye yapıyor, fena mı? Belediyeye teşekkür etmen gerekmez mi?Kaldı ki, “sağ elin verdiğinden sol elin haberi olmayacak” düsturuna da uygundur. Ne yardım eden kime yardım ettiğini ve ne de yardım alan kimden aldığını biliyor. Böylece yardım alanın onuru korunmuş oluyor.Sadece bu hassasiyet bile halkımızın “hayır çarşısı” projesini desteklemesi gerekir. Zaten bu kısa sürede yapılan yardımlar, halkımızınElaziz ismine yakışır şekilde hayır ve hasenat sahibi olduğunu bir daha tescilledi.

            Bu nedenle sadece ihtiyaç fazlası değil, belki de Ensarın yaptığı gibi ihtiyaç duyduğumuz eşyaları ve hatta yenisini alıp olduğu gibi o kardeşlerimize yardım yapmamız gerekir. Hele bu soğuk kış gününde ölümü göze alıp yollara düşen ve büyük bir ümitle bize gelenleri yüzüstü bırakmak imanımızı tehlikeye sokar.

            Kısacası hepimiz Ensar olacağız. Muhacirlere beğenmediğimizi değil, beğendiğimizden vereceğiz. İslam bunu gerektirir.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Eyl
21Tem

Hemen Anlaşılmalıydı

06Tem

Gidiş nereye?

30Haz

Sonuçların Değerlendirilmesi

23Haz
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.