EVET BEN CASUSUSM, İŞTE DELİLLERİ


 EVET BEN CASUSUSM, İŞTE DELİLLERİ

            Eskiden kapalı kapılar ardında yapılan işler, görüşmeler uzun süre, belki otuz, belki de elli yıl gizli kalırdı. İnsanlar öğrendiğinde de o görüşme çoktan tarih olmuştu.

            Bugün öyle değil. Artık gelişen iletişim teknolojisi mi, yoksa tarafların ağızlarında bakla ıslanmaması mı veyahut da pervasızlık mı bilmiyorum ama daha görüşmenin mürekkebi kurumadan basına servis ediliyor. Herhalde dünya şeffaflaşıyor(!).

            Bunun en canlı misali Can Dündar ve Erdem Gül’dür. Malumunuz Bayırbucak Türkmenlerine yardım götüren MİT tırlarına, Paralel savcıların kanunu çiğneyerek düzenlediği baskında çektikleri fotoğraflar, ülkemizle ilgili dünya kamuoyunda DAEŞ terör örgütüne destek oluyor algısını yaymak için bu gazeteciler eliyle Cumhuriyet Gazetesi’nde servis edilmişti. Bu yapılan eylem dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun bir ihanet ve bir casusluk eylemi olarak kabul edilir. ABD, gizli belgeleri yayınlayan ve basında Wikileaks belgeleri diye bilinen organizasyonun baş sorumlusu Edward Snowden’e dünyayı dar etmedi mi? Bu adam Amerika’ya gidebilir mi? Gitse hemen hapse atılmaz mı?

            Nitekim bizde de, tırları durdurup MİT görevlilerine bir çete muamelesi yapan jandarma komutanlarına da, bu emri veren savcı ve hâkimlere de, çekilen fotoğrafları basına servis edenlere de dava açıldı.

            Bu iki şahsa dava açılması ve tutuklu olarak yargılanmaları sadece ülke içindeki yandaşlarını rahatsız etmedi, Siyonist dış medyada şok etkisi yaptı. Bugüne kadar çeşitli suçlar nedeniyle haklarında dava açılan ve içeri alınan hiçbir gazeteciye bu yakınlığı, bu ilgi ve alakayı göstermemişlerdi. Can Dündar da tutuklu olduğu halde o gazetelere ülkemizi jurnalleyen yazılarına devam etti. İnanın bir başka ülke buna müsaade etmezdi.

            Amerika başkan yardımcısı Joe Biden Türkiye’ye geldiğinde Dündar’ın ailesini ziyaret etmiş ve oğlu üzerinden Dündar2ı kahraman ilan etmişti. Yani süper devletin iki numaralı ismi o kadar işi içinde sıradan bir gazetecinin eşini ziyaret ediyor ve destek verdiğini söylüyor. Sadece bu bile Can Dündar’ın kimin adamı olduğunu göstermeye yetmez mi? Ama aynı Biden Snowden’e ve ailesine bu yakınlığı göstermiyor. Ona casus diyor. Joe Biden bilsin ki, Can Dündar da bizim Snowden’imiz.

Eskiden bu görüşmeler gizli olurdu. Şimdi kameralar önünde oluyor. İnanın böylesi daha iyi. Artık kimin ajan, kimin uşak olduğunu halkımız açıkça görüyor.

            Bütün bunlar Can Dündar ve arkadaşının başka ülke/ülkeler lehine çalışarak bize ihanet ettiğini ve casusluk yaptığını gösteren deliller değil midir?

            Bu kadar dış ve iç baskılar olmasına rağmen yerel mahkemeler etkilenmedi. Ama bunların da kurtarılmasını isteyen şer güçler vardı. Çünkü Türkiye aleyhinde daha yapacakları çok işler var.

            06 Aralık 2015 günü AYM’ye müracaat ettiler. AYM de bu müracaata öncelik tanıyarak 20311 kişinin önüne alıp görüştü. 26 Şubat 2016 günü “tutukluluk halleri” hak ihlalidir diye karar verdi ve adamlar salıverildi. AYM bir yıldan fazla süredir gündeminde bekleyen hak ihlali iddialı müracaatları öteleyip bunları hangi özelliğinden dolayı öne alıp neticelendirdiğini açıklamadı, kanaatimce zaten açıklayamaz.

Basında yazıldığı üzere, Sayın Abdullah Gül’ün eski basın danışmanı Ahmet Sever’in AYM kararından beş gün önce bu iki gazeteciye mektup gönderip müjdeli haberi vermesi de bir muamma. Mahkemenin tutukluluk hallerinin devamına karar vermesine de Can Dündar’ın itiraz etmemesi de düşündürücü. Acaba kendilerine zaten çıkacaksınız, itiraza ne gerek var mı denildi? Dündar’ın eşi Amerika’da bazı çevrelerle görüşüp tam yurda döndüğünde hediye gibi bu AYM kararını görmesi de bir tesadüf mü? Yani plan sızmaya başladı. Çok yakında kimin kimle ve kim adına iş tuttuğu gün gibi ortaya çıkacağından hiç şüpheniz olmasın.

            AYM’nin, yerel mahkemede devam eden ve neticelenmeyen bir davaya müdahale yetkisi olmadığını bütün hukukçular kabul eder. Aksi takdirde bu, yerel mahkemeleri de, hukuku da bitirir. Hukuk otoriteleri bu iki gazeteciyle ilgili kararın tam da bu olduğunu söylüyorlar. Çünkü dava devam ediyor. AYM sonucu beklemeliydi diyorlar. Maalesef AYM kuruluşundan beri böyle tartışmalı çok sayıdaki kararlarıyla meşhurdur. Üyeleri değişti, artık burada hukuk konuşur derken daha çok konuşulmaya başlandı. Demek ki yapısında ve mantalitesinde bir sıkıntı var.

   AYM bu kararı alırken nelere dikkat ettiğini bilmiyoruz ama bu kararın casusluk yapanları cesaretlendireceğini ve MİT tırları davasında yargılananlar lehine etki edebileceğini söyleyen hukukçular var. Acaba diyorum Can’ın eşi, Amerika’daki görüşmelerinde MİT tırları davası da gündeme gelmiş midir? Bilmiyoruz ama yakında kokusu çıkar.                                               

                                                                                                              

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Eyl
21Tem

Hemen Anlaşılmalıydı

06Tem

Gidiş nereye?

30Haz

Sonuçların Değerlendirilmesi

23Haz
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.