FABRİKA AYARLARINA DÖNME FIRSATI


  FABRİKA AYARLARINA DÖNME FIRSATI

         Her elektronik cihazın fabrika ayarları vardır. Cihazlar zamanla bu ayarların dışına çıkar ve belirlenen görevleri yapamaz olurlar. Tekrar işlerlik kazanması için fabrika ayarlarına döndürülmesi gerekir.

Tıpkı bu cihazlar gibi insanların da fabrika ayarları vardır. Biz ona yaradılış kodları da diyebiliriz. Yüce Yaratan insanı, varoluş gayesine uygun yaramıştır. Fakat insanlık tarihi boyunca hep sapmalar olmuş ve bu yaradılış kodlarının dışına çıkılmış. Şeytan ve nefsinin isteklerine uyup bulunduğu yeri bir cehenneme çevirmiş. Tüm bu azgınlıklara, tüm bu sapmalara rağmen, kullarına karşı çok lütufkâr olan Mevla, insanın tekrar fabrika ayarlarına dönmesi için yeniden vahiy ve yeniden peygamber göndermiştir.

         Son uyarıcı Hz. Peygamber (S.A.V.) ve son vahiy de Yüce Kitabımız Kur’an’dır. Artık bundan sonra ne bir elçi ve ne de bir kitap gelecektir. Bu nedenle yaradılış kodlarımıza dönmemiz için Kur’an ve Sünnete başvuracağız. Bu başvuru her zaman mümkün ve olmalıdır da.

         Ancak; gafletimiz, nefis ve şeytana uymamız sebebiyle bizi uyaracak, gaflet uykumuzdan, günah bataklığından bizi şoke edip uyaracak zamanlara, gecelere ve aylara ihtiyacımız olduğu da muhakkaktır. Ramazan Ayı bu uyarıcıların en önemlisidir. Kur’an bu ayda inmiştir. Onda Kadir Gecesi vardır ki, o bin aydan yani seksen üç küsur yıldan daha hayırlıdır. Bunlar fabrika ayarlarına dönmemiz için uyarıcı olarak yetmez mi?

         Dünya meşgalesi, nefsin esiri olma, şeytanın hile ve tuzakları nedeniyle varoluş kodlarımızdan uzaklaşabiliyoruz. Yalana, gıybet, dedi-kodu, kin, haset, hak-hukuk tanımama, haramlara dalma, farz ibadetleri yapmama gibi günahları işlemek fabrika ayarlarından sapma değil midir? Mevla’mızın hiç de uygun görmediği hal ve hareketlere, sözlere dalmak yaratılış gayemize uygun düşer mi? İşte bu ay, kendimizi bulmak için altın fırsat. Kendimizi masaya yatırmanın tam zamanı. Kendimizi hesaba çekmenin tam zamanı. Yeniden yaratılış gayemize dönme ve kopmayan sağlam ipe sarılmanın tam zamanı.

         Ramazan, manevi ikliminden faydalanma, oruç gibi hem nefsi ve hem de bedeni terbiye eden bir ibadeti yerine getirirken gönül dünyamızı temizleme, kötü fikir, düşünce ve duygulardan arınma zamanıdır.

         Hem bu ayda fakirin halini anlama, yapacağımız hayır ve hasenatla onların sevincini paylaşma fırsatını da buluyoruz. Çünkü bu ayda hem malımızın zekâtını, daha doğrusu malımızın içindeki fakir ve muhtaçların hakkını ve hem de canımızın zekâtı olan fitreyi veriyoruz.

         Mümin kardeşlerimizin sevincine ortak olmak, mutluluklarına vesile olmak, onlarla iftar etmenin psikolojik rahatlığını başka bir zaman duymamız mümkün değildir.

         Tüm bunların dışında evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden kurtuluş olan bu ay için Mevla’mızın bize daha ne gibi sürprizler hazırladığını asla bilemeyiz. Çünkü her ibadetin karşılığı belirtilmiş ama oruç ibadetinin karşılığı hesapsızdır.

         Rahmet kapılarının böylesine açıldığı şu Ramazan ayında yeniden özümüze dönmek ve bu hal üzere hayatımıza devam etmek için daha ne bekliyoruz?

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Eyl
17Eyl
21Tem

Hemen Anlaşılmalıydı

06Tem

Gidiş nereye?

30Haz

Sonuçların Değerlendirilmesi

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.