GELİN ZAFER ŞARKISINI BERABER SÖYLEYELİM


  GELİN ZAFER ŞARKISINI BERABER SÖYLEYELİM

         Hala ne zaferi diyenler olabilir. Bu işin ciddiyetini hala kavramayanlar çıkabilir. Hala tek düzen bakıp, ben önemli bir şey görmüyorum, sıradan bir referandum işte, diyenler de olabilir. Bunların olması hakikati ne gölgeler ve ne de perdeler.

         Batı, bu değişiklikle Türkiye’nin, kendileri karşısında kazanacağı güç ve kuvveti iyi biliyor. Bu nedenle, zafere doğru yürüyen Türkiye’yi engellemek için, tüm imkânlarını, tüm hile ve tuzaklarını, tüm terör örgütlerini, Türk kökenli ama Türkiye’ye düşmanı tüm siyasileri seferber etmiş. Bu değişikliğin ülkemiz lehine olduğunu, Merhum Erbakan Hoca’nın tabiriyle; Hans anladı da, Hasan hala anlamadıysa, sıkıntı Hasan’da.

 Zaten Papa da, geçen Mart Ayı sonlarında, AB’nin kuruluşunun temeli olan Roma Antlaşması’nın 60. yıl dönümü münasebetiyle 27 AB ülkesi liderini, yani Hıristiyan Kulübü liderlerini karşısına alıp onlara talimat verdi. Bu talimatın içinde, Türkiye’nin engellenmesinin de olduğundan hiç şüpheniz olmasın. Ha bu arada, laikliği Batı’dan alıp ama onu din, özellikle de İslam düşmanlığı olarak gören laikçilerimiz de bu fotoğrafa bakıp utanır mı acaba?  

Milletimiz gerçekten ferasetlidir. En kritik zamanda ülkesine, yöneticisine, değil bir “oy”unu, hiç tereddüt etmeden canını bile verir. Düşmanın çokluğuna, gücüne aldırış etmez ve son neferi şehit olmadan ülkesinin bir taşını bile düşmana teslim etmez.

 Çanakkale bunun en güzel örneğidir. Ne düşmanın çokluğuna ve ne de silah gücünün yüksekliğine bakmıştır. Milli mücadele aynı ruhla yürütülmüştür. Daha yılını doldurmayan 15 Temmuz hain darbe girişimine karşı Çanakkale Ruhu, siz buna Bedir Ruhu da diyebilirsiniz, tekrar ayağa kalkmış. Tanka, helikoptere, bomba yağdıran savaş uçaklarına karşı durup hainleri durdurmadı mı? Peki, bu milletin elinde ne vardı? Sadece bayrak, gönlünde de iman vardı.

15 Temmuzda bu ülkeye saldıran ve saldırtan hainler, tam kadro yine saldırıyor. Avrupası, Amerika’sı, Siyonist’i, Haçlısı, FETO’su, PKK-PYD’si, DAEŞ’i, DHKP-C’si hepsi birden saldırıyor. Niçin? Ülkemizin çıkarı için mi?

Buna evet diyecek bir aptal çıkacağını sanmıyorum ama maalesef hala işin ciddiyetini kavramayan kardeşlerimiz var. Hala bu dış güçler ve onların maşası terör örgütleriyle aynı safta duran kardeşlerimiz var. Hala Batı Kulübü’nün, Hıristiyan Kulübü’nün ülkemiz üzerindeki hain emellerini anlamayanlar var. Hala Hıristiyan Kulübü’nün bu yırtınmasını kavramayanlar var. Referandumun tamamen ülkemizi ilgilendirmesine rağmen, hala Batı’nın var gücüyle niçin hayır cephesinde yer aldığını düşünmeyenler var maalesef.

Eminim ki, onlarla aynı safta durdukları için içleri burkuluyor. Ama ya parti üst kademesinin aldığı karara uymak veya bir kör inat uğruna o safta bulunuyorlar.

Şimdi o kardeşlerime sesleniyorum!

Zafere az bir zaman kaldığı şu günlerde, Batı Kulübü ve Siyonist Dünyasıyla aynı safta durmanız size hiç yakışmıyor. Gelin bu hainleri dikkate alarak bir daha düşünün ki, Batı ve uzantısı hainler kin ve garazlarından kahrolsunlar. Gelin bu zafer şarkısını beraber söyleyelim. Söyleyelim ki, sesimiz daha gür çıksın ve hainleri daha çok korkutsun.

16 Nisan Batı’yla hesaplaşmada son fırsat. Eğer bu fırsatı değerlendirmeyip Batı Kulübü’nün yanında yer alırsanız, inanın yarın çocuklarınıza, torunlarınıza verecek bir cevap bulamazsınız. Zira çocuklarınız yarın gerçeği öğrenecek. Bunu öğrenince de, Hıristiyan ve Siyonist Blokla aynı safta yer almış babasından, atasından dolayı kahrolmaz mı?

                                                                              

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
25Eyl
17Eyl
21Tem

Hemen Anlaşılmalıydı

06Tem

Gidiş nereye?

30Haz

Sonuçların Değerlendirilmesi

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.