GENİN BOZUK GENİN


 GENİN BOZUK GENİN

         Önce işgal ediyorsun. İşgalin uzun sürmeyeceğini biliyorsun. Daha rahat yönetmek için cetvelle küçük parçalara bölüp bir uşağını yönetici yapıyorsun ama bununla da yetinmiyorsun.

         Sana karşı direniş başlayınca da, zulüm, katliam ve en aşağılık işkenceyi yapması, yani derenin taşıyla derenin kuşunu vurması için uşağına her türlü desteği veriyorsun. Gözlerin kan bürümüş, genin bozuk. Vahşet iliklerine işlemiş. Çünkü her hücrende mazlumların kan ve gözyaşlarından bir pay var.

         Sana bu da yetmiyor. Tutup parçalara böldüğün Müslümanları iç savaşla birbirine kırdırıyorsun. Bunun için birine füze, diğerine füzesavar veriyorsun. Uşakların, halkı üzerine ölüm yağdırması için savaş suçu olan bombaları bile veriyorsun. Evet, kendin koyduğun kuralı bile çiğneyecek kadar alçaksın.

         Bu da sana az gelecek. Ülkeleri işgal edip bizzat masum halkı bombalıyorsun. Bunu da demokrasi adına yaptığını söyleyecek kadar yalancı ve yüzsüzsün.

         Bu da yetmeyecek. Yıllarca sürecek iç savaşla Müslümanların bütün güçlerini ve kaynaklarını tüketeceksin. Daha sonra barış görüşmeleri, barış masası diye bir senaryo hazırlayacaksın ama aslında ne barışı, ne de masasını istiyorsun. Çünkü bu senaryo, daha barış görüşmeleri başlamadan çok daha büyük bir krize merhaba diyor.

         Senin ve kuklanın bombalarından kurtulan insanlar, ya kendi yurdunda bir başka yere veya bir başka İslam ülkesine göç edince sesin hiç çıkmaz. Hatta bunun müsebbibi olduğun için zevkten dört köşe olup viskini keyifle yudumlayacaksın.

         Zalimliğin, gaddarlığın o kadar ki, elin değdiği her şey kuruyor, ayağın bastığı her yer kan revan oluyor. İşte Afganistan, işte Irak, işte Libya, işte Sudan, işte Filistin, işte Yemen ve işte Suriye. Senin bu mel’un kafanda sırasını bekleyen başka Müslüman ülkenin olduğundan adım gibi eminim. Çünkü sana göre Müslümanlar insan değil, hatta bir karetta karetta bile etmezler.

         Bununla da doymuyorsun. İşin ucu sana dokunmadığı müddetçe olan biteni zevkle izliyorsun, özellikle de Müslüman coğrafyada olan bitenleri. Çünkü onlar senin eserin. Ama göç dalgası sana dönünce panikliyorsun. Niye panikliyorsun? Buna sebep sesin. Senin onayın ve desteğin olmadan uşakların, bu katliamların bir tanesini dahi yapmaya cesaret edemezler. Ama o canileri teşvik edip destekleyen sensin sen.

         Mülteci akını sana yönelince I. Dünya İnsani Zirvesi düzenledin. Bunu merhametinden düzenlemiş olamazsın. İkiyüzlülük yapıyorsun. Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın zirvede yaptığı uyarılarına da için için kızıyorsun. Çünkü tüm bunlar senin başın altından çıkıyor. Bu zirvede kime, neyi anlatacaksın?

         Eğer samimi isen yapacağın iki basit şey var. Biri bu sömürme, gasp ve hırsızlıktan vazgeçeceksin. İkincisi de uşaklarını dizginleyeceksin. Bunu yap yeter. Hani Suriyeli mülteci çocuğun;

“Ülkemizdeki savaşı durdurun biz zaten Avrupa’ya gelmeyiz” dediği gibi ihsanın sana kalsın.

 Ama sen esas sebep olan savaşı durdurmazsın. Çünkü bütün refahın, bütün lüksün sömürdüğün İslam Coğrafyası ile Kara Kıta kaynaklarına bağlı. Bu nedenle biraz yardım diyerek, bu işte hiç günahı olmayan Türkiye gibi ülkeleri cezalandırmak istiyorsun.

         Sen kim misin?

         Sen Siyonistsin, sen Emperyalistsin. Sen İsrail’sin, sen Amerika’sın, sen Rusya’sın, sen Avrupa’sın. İran da sana kuyruk olmuş.

         Peki, bize ne oluyor?

         Biz İslamın izzetini bırakıp başka yerde izzet arayarak zayıfladık, güçsüzleştik. Onlar da, çocuğun elindeki oyuncak gibi bizimle oynuyorlar. İşin özü bu.

                                                                                       

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Eyl
21Tem

Hemen Anlaşılmalıydı

06Tem

Gidiş nereye?

30Haz

Sonuçların Değerlendirilmesi

23Haz
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.