Gidiş nereye?


Millet ve toplumlardaki değişiklikler bugünden yarına olmaz. İster düzelmeye, isterse bozulmaya, hangi yöne olursa olsun fark etmez, bu değişim uzun bir zaman alır. Yavaş olur. Hele iyiye doğru daha da yavaş olur. Ancak değişiklik, sinyalini her zaman verir. Tedbir alınmazsa, bir bakarsın ki, değişim olmuş ve bitmiştir. 
Bugün millet olarak, toplum olarak yaşadığımız bu korkunç olaylar, sizce de kötüye gidişin bir sinyali değil midir?
Düşünün! İslam medeniyetten beslenen, yardımseverliğine, hamiyetperverliğine ve mertliğine gıpta edilen Anadolu insanını, daha doğrusu insanlığımızı kaybediyoruz. Aksi takdirde;
-En ufak bir tartışmada, karşıdaki insanı katleden adamlar çıkar mıydı?
-Anasını, babasını vahşice öldüren evlada şahit olur muyduk?
-Çocuklarının gözü önünde önce eşini, sonra masum çocuklarını vahşice öldüren babalar olur muydu?
-En az melekler kadar masum çocukları kaçıran, cinsel istismarda bulunan,  vahşi hayvanları utandıracak bir vahşette katleden, ne idüğü belirsiz yaratıklarla karşılaşır mıydık?
Fakat, fıtratını kaybetmemiş hiçbir toplumda ortaya çıkması beklenmeyen tüm bunlar, maalesef bu toplumumuzda ortaya çıktı. Çok değil, daha bundan 20 sene önce evlat katillerini,  çocuk katillerini bilmezdik. Ne o günkü toplumumuzun zenginliği ve ne de refahı bugünkü düzeydeydi. Ama bu olaylar olmuyordu. Bugün toplumun bu kadar tepkisine rağmen, ne yazık ki bu vahşilerin sayısı artıyor. 
Bunlar başka bir yerden gelmediler. Bu toplumda yetiştiler. Acaba bunda, eğitim sistemimizin, öğretimi önceleyip eğitimi ihmalinin etkisi ne kadardır? Olumsuz medyanın (görsel, basılı ve sanal olarak) gayr-i ahlaki ve gayr-i insani tutum ve davranışlarının payı az mıdır? Öyleyse millet ve toplum olarak kendimizi çek etmemiz gerekir.
Önce bizi, insanlığımızdan utandıran bu insan kılıklı mahlukların çıkış sebeplerini masaya yatırmak gerektiği kanaatindeyim. Bu nedenle ilahiyatçı, sosyolog, psikolog, psikiyatr, iktisatçı, hukukçu, eğitim ve siyaset bilimcisi gibi uzmanların, bir alan araştırması yapıp sorunları tespit etmeleri ve çözüm önerileri getirmeleri gerekir. Bu önerilerden; devletin payına düşeni devlet, toplumun payına düşeni toplum, camilere düşeni camiler, okul ve üniversitelere düşeni okul ve üniversiteler, medyaya düşeni medya, aile ve fertlere düşeni de aile ve fertler yerine getirmelidir.
Cezaların caydırıcı olmadığı muhakkak ama kökten çözüm için işaret ettiğim bu uzmanlar kurulunun tespit ve teklifleri çok önemlidir. Çünkü yıllarca milletimizin manevi değerleri ıskalandı. Çocuklarımıza sadece bilgi yükledik. Eğitimi hep ihmal ettik. Maddeye önem verdik, manayı hep öteledik. Hayatımızda sekülerleştik. Doğrusu yıllarca rüzgar ektik. Dolaysıyla toplum olarak uçuruma doğru sürükleniyoruz.
Bunu söylerken tek suçlu devlettir de demek istemiyorum. Az veya çok hepimizin suçu vardır. Kaldı ki, birbirimizi suçlayarak da bir yere varamayız. Zararın neresinden dönersek kar oradan başlar. Bugünden tezi yok hemen çalışmaya koyulmalıyız, zira yarın çok geç olur.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Eyl
21Tem

Hemen Anlaşılmalıydı

06Tem

Gidiş nereye?

30Haz

Sonuçların Değerlendirilmesi

23Haz
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.