Gördüklerim - Düşündüklerim (1)


-ÖZEL STATÜ-
Din merkezlerinin, hele hele orasız bir kısım ibadetin icrası mümkün olmayan yerlerin özel bir statüde olması gerekir. Karşılaşılabilecek sıkıntıların giderilmesi, huzur ve güven içinde ibadetlerin yapılabilmesi için bu bir zorunluluk olsa gerek. Bunun canlı örneği Vatikan.
Bu bağlamda Mekke'yi, Medine ve Cidde ile birlikte, yani Harem Bölgesi'ni düşünelim. Kabe, Safa ve Merve olmadan umre, bunlarla birlikte Arafat, Müzdelife ve Mina olmadan hac ibadetlerinin icrası mümkün mü? Mümkün olmadığına göre Harem Bölgesi'nin ayrı bir statü ile idare edilmesi gerekir. Bir devlete, hele hele devlet geleneği olmayan, nasıl kurulduğu bilinen ve bir ailenin idaresindeki bir devlete bırakılması başlı başına bir sorundur.
Harem Bölgesi Kabe'nin arsasıdır. Ne bir şahsın, ne bir ailenin ve ne de bir devletin mülkiyetidir. Bu nedenle diyorum ki, Harem Bölgesi'nin, hiç olmazsa hac ve umre yönünden İslam Ülkelerinden oluşmuş bir heyetçe yürütülmesi gerekir. Burada alınacak tedbirler, imar ve yapılaşma, hac kontenjanı, hacıların karşılanması, ikame ve ibate, ulaşım ve nakil işleri, emniyet ve güvenleri vb. bu heyet tarafından yürütülmesi gerekir.
-Bu heyet, yıllarca cemaratta (şeytan taşlamada), o kadar insanı kaybettikten sonra problemi çözme yerine, planlamasını baştan yaparak gereken tedbirleri alacak.
-Bu heyet, daha fazla Müslümana hac ibadetini nasıl yaptırabilirim yollarını arayacak.
-Bu heyet, gelen hacıları vatandaşıma nasıl daha fazla yoldurabilirim derdinde olmayıp, bunlar duyufu'r-Rahman (Allah'ın misafirler), bunlara daha nasıl hizmet edebilirimin yollarını arayacak.
-Bu heyet, zengin Müslümanları daha fazla sömürmek için Mecsid-i Haram'ın yanı başına, Kabe-i Muazzama'ya tepeden bakan ucube Zemzem Tower, Hiltonlar dikmeyecek. Tam aksine Mescid-i Haram'ın etrafını boşaltarak hacıların daha rahat ibadet etmelerini sağlayacak.
-Bu heyet, hacıların çok kısa sürede ve rahat bir şekilde ulaşıp huzur içinde ibadet yapmaları için, Mescid-i Haram ile oteller arasına metro hatlarını inşa ederek trafik keşmekeşliğine son verecek.
-Bu heyet, fakir ülkelerden bir vesileyle hacca gelmiş insanların sokakta yatıp kalkmalarına meydan vermeyip, sağlık, barınma ve iaşe işlerini meccanen (karşılıksız) karşılayacak.
-Bu heyet, İslamın evrenselliğinin en önemli göstergesi olan hac ibadeti vesilesiyle, gerek Müslümanların ve gerekse İslam Ülkelerinin problemlerini (Myanmar, Filistin, Doğu Türkistan, Çeçenistan, Suriye, Irak, Mısır, Libya, Yemen vb.) ele alan toplantılar düzenleyip sonuca odaklanacak.
-Bu heyet, çeşitli ülke ve bölgelerden gelen ve çeşitli alışkanlık ve kültürlere sahip insanlara, İslam medeniyetinin inceliklerini, İslam ahlakının yüceliklerini öğretecek. O insanlar ülkelerine daha büyük kazanımlarla dönecekler.
Çok az bir kısmını saydığım ve gelecek yazılarda da örneklendireceğim bu sebepler de gösteriyor ki, Harem Bölgesi bir devletin inisiyatifine terk edilemeyecek kadar önemli ve özel statüye sahip bir yerdir.
Ha, bunun gerçekleşmesi kolay mı? Hem kolay, hem de zor. Eğer Müslüman ülkeler birlik ve beraberlik içinde bunu isterse kolay. Yok, Suud petrol ve parasına tav olan ülkeler yan çizerse de çok zor ama gerçek ortada. Başka çözüm yolu da yok sanırım.

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
09Ekm
01Ekm
25Eyl
17Eyl
21Tem

Hemen Anlaşılmalıydı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.