Hemen Anlaşılmalıydı


Çok sayıda ayet-i kerimenin sonu, "akletmez misiniz, düşünmez misiniz, anlamaz mısınız" gibi sorularla biterek bizi uyarmaktadır.
Bütün bu ikazlara rağmen, belki de aklı en az kullananın da biz Müslümanlar olduğunu söylesek herhalde abartmış olmayız.
Eğer aklımızı kullanabilseydik, tarihte bu kadar sapık fırka, ideoloji çıkar mıydı? Milyonlarca masum Müslümanın kanını akıtır mıydı?
Eğer aklımızı kullansaydık, tarihteki bunca ihanet hareketlerinden dersler çıkarmaz mıydık? Zamanımızda ortaya çıkan istismarcılara bende (köle) olur muyduk? 
Ancak ders almadık. Ortaya çıkan her şarlatan, her şeytani hareket kendisine köle buldu. Çünkü aklını devre dışı bırakmaya veya kiraya vermeye teşne (açık) çok insan var ve bunu da bu hainler çok iyi biliyor. Zira kendisi gayret sarf etmeden şeyhinin, efendisinin, hocasının eteğine yapışarak kısa yoldan, bir emek harcamadan cennete gireceğine inanan o kadar saf insan var ki, bu da o hainlerin iştahını kabartıyor.
Cemaat görünümlü bu sapık şebekelerin, bu terör örgütlerinin ilk ilkesi, müntesiplerinin (bağlılarının) aileleri ile bağlarını kesmek olmuştur. Bağlılarına, ana-babayı değil, sadece hocayı, lideri dinlemeleri, aidiyet bağlarını sadece örgütle kurmalarını bir iman esası olarak kavrattıkları için akıllarıyla istediği gibi oynamaktalar. Aklını kiraya vermeyen hiç bir kişi bana, gerek FETÖ'nün ve gerekse Adnan Hoca şebekesinin bunun dışında olduğunu söyleyemez. 
Ancak bunu söylerken, Kur'an ve Sünnete bağlı, İslamın yüce değerlerini benimseyen, ümmet şuuruyla hareket eden ve ahlaklı, dürüst, ailesine, milletine, vatanına bağlı gençler yetiştiren cemaatleri bunun dışında tuttuğumun herkesçe bilinmesini isterim. Çünkü sahih İslamla alakası olmayan cemaat görünümlü bu iki terör örgütü, maalesef din düşmanlarına, tüm cemaatleri karalama fırsatı verdi. 
Tarihte de, günümüzde de bu istismarcı, bu hain hareketlerin farkına varmak için çok derin bilgi ve analizlere gerek yok. Bu örgütlerin gizli ajandaları olduğu için ilk işleri, aileden uzaklaştırmak, çevreden koparmak, lidere sorgusuz bağlılığı sağlamaktır. 
Sadece bu bile, bu ihanet şebekelerinin, İslam dışı olduğunu anlamaya kafiydi. Çünkü İslam sıla-i rahmi (ana-baba ve yakın akrabayı ziyareti) emrediyor. Hatta Peygamber Efendimiz (S.A.V.) "sıla-i rahim ömrü uzatır" demiştir. Yine hatiplerimiz, Ömer b. Abdulaziz döneminden beri ikinci hutbenin sonunda, " şüphesiz Allah adaleti, iyilik yapmayı, akrabaya yardım etmeyi emreder..." ayetini okumaktadırlar.
Bir Müslüman, bırakın yakın akrabayı, anne-baba ile irtibatı kesen cemaat görünümlü bir örgütten hemen uzaklaşması gerekmez miydi? Olmadı. İslamın temel esaslarını bilmedikleri için örgütlere gönüllü köle oldular. 
Efendim, içlerinde üniversite mezunu, ilahiyatçı ve hatta İlahiyat profesörü de var. Bunlara ne diyeceksiniz, gibi bir soru hatırınıza gelebilir. Haklısınız ama bir insan aklını kiraya verilmişse, on üniversite de bitirse, beş dalda profesör de olsa nafile. Sonuç, gönüllü köleliktir.
NOT: Değerli okurlarım, dost ve arkadaşlar! İnşaallah 30 Temmuzda Hac farizası için kutsal topraklara yolculuğum olacak. Varsa hakkım sizlere helal olsun. Ben de sizden helallik diliyorum. 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
05Ara

Kukla Veliahtlar

27Kas

Kazanımlarımızı Kaybedebiliriz

13Kas

Yemezler

07Kas
31Ekm
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.