KANDIRILMA VE KURTULMA


 KANDIRILMA VE KURTULMA

            Kur'an'da çok sayıda ayet-i kerimenin sonu, "akletmez misiniz, düşünmez misiniz, fehmetmez misiniz, tefekkür ve tezekkür etmez misiniz" diye biter. Neden? Çünkü düşünmeyen, aklını başkasına kiraya veren, İblis ve adamlarının sürüsü ve oyuncağı olmaya mahkûmdur. Bu nedenle Mevla'mız bizi ikaz ediyor. Zira aklı kullanmayanla delinin arasındaki tek fark, deli sorumlu olmamasıdır.

            İnsanı kandırmanın yolları, yani şeytani metotlar çoktur. Para, mal, makam, mansıp, şan, şöhret, karşı cins ve din istismarı gibi...

            Bunların en tehlikelisi din istismarıdır. Bu dinin hak veya batıl olması fark etmez. Kişinin inandığı her ne ise onun istismar edilmesi, kötüye kullanılması işidir. Zira diğerlerinden vazgeçiş kolaydır. Daha fazla para veya mal, daha üst makam kişiyi rahatlıkla koparabilir. Ama din veya maneviyatla kandırılmışsa, durum çok farklı olur. Çünkü inandığı hoca, şeyh veya tarikat başkanına gönülden bağlanmış ve onun her şeyi bildiğini, her daim kendisini murakabe (kontrol) ettiğine inanmış/inandırılmış. Hal böyle olunca akıl devre dışı kalıyor. Daha doğrusu kendince aklı kullanmaya gerek kalmıyor. Çünkü o şahsın kendilerinden daha iyi düşündüğüne ve her şeyi bildiğine inanmışlardır. Ona itaatte yarış halindeler. Zira mutlu olma ve cennete girmenin yolu, ona tam itaatle olduğuna inanmışlardır. Böyle olmasa, saçmalayan ve nihayetinde de hainliği tescillenen Feto'ya hala bağlılık göstermeleri mümkün mü? Bunlar arasında yer alan çok sayıda akademisyen ve bürokratı nasıl açıklayabiliriz? Bu, saflık mı, körlük mü yoksa hipnoz mu? Karar sizin.

            Bugün bu olan bitenlerden sonra hala ibadet kesiminin Feto'ya inanması ve çok yakında durum değişecek demelerinin bu körlükten başka bir sebebi olabilir mi? Akıl devre dışı, hatta Feto'nun cebinde. Müntesiplerini istediği şekilde yönlendiriyor. Çünkü kendisinin mehdi, yüce kişi olduğuna inandırmış.

            Görevden ihraç edilenlerden bir kısmı kendi aralarında, davaları için bu fedakârlığı gösterdiklerini ve Feto'dan dua ve aferin alacağını söylediklerinden adım gibi eminim. Nitekim bir dostum anlatmıştı. Görevden ihraç edilen bir kişi, "işimizi kaybettik, maaşımızı kaybettik ama inancımızı kaybetmedik, Hoca işaret verdi, yakında işler tersine dönecek. Bu defa biz hesap soracağız" demiş. Doğru, Feto'nun mehdi olduğuna olan inancını kaybetmemiş ve onun her hezeyanına birer hakikat nazarıyla bakmışsın. Çünkü akıl devre dışı, İslamı da Feto'nun hezeyanlarından ibaret sanıyorsun. İşte bağlılarında oluşan körlülük. Hala haini anlamamışlar.

            Oysa Mesih inancı Yahudiliğin vazgeçilmezidir. Çünkü iki bin yıl yurtsuz, devletsiz kalmış ve sürgün yaşamışlar. Bu nedenle bir kurtarıcı, mesih beklemişler. Maalesef onlardan bize geçmiş. Dikkat ederseniz Müslümanlar ne zaman zayıf düşüp işgale uğramışlarsa, hemen kurtarıcı olarak mehdi beklenmiş. Ama İstanbul'u fethederken mehdi ne zaman gelecek diye ne konuşulmuş ve ne de beklenmiş. Tam aksine Bizanslılar mesihi beklemiş. Çaldıran, Mercidabık ve Mohaç'ta da mehdi ne konuşulmuş ve ne de beklenmiş.

            Peki, Feto neden mehdi olduğunu söyletiyor? Neden vaaz ve sohbetlerine, hatta öğrencilerin dans yaptıkları Türkçe Olimpiyatlarına Peygamberimiz (S.A.V)'in geldiğini söylüyor? Çünkü bağlılarını tutmak için bu yalanlar şart. Peki, bu yalanlara o grup neden inanıyor? Çünkü akıl devre dışı. Zaten İslamı da en iyi bilen Feto olduğuna göre inanmamak için bir neden yok.

            Malumunuz Hasan Sabbah afyon ve esrarla insanları kendisine bağlamıştı. Feto da kötü emelini gerçekleştirmek için mehdi olduğunu söyleyerek taraftarlarını hipnoz edip istediği gibi kullanıyor. Başka şekilde bu insanları elinde tutması mümkün değil.

            Şüphesiz bu ihanet darbesinden sonra aklını geri alıp vazgeçen olmuştur ama bunların kimler olduğunu ve her vazgeçtim diyenin samimi olup-olmadığını bilmek çok zor. FETÖ, bir mason teşkilatı gibi gizli ve sırlı. Hak-hukuk sadece kendileri için geçerli. Kul hakkı dinlemezler. Öyle olmasa himmet adı altında hileyle milletin parasını gasp etme, soru çalma veya kumpas olur muydu? Yahudilerde olduğu gibi kendilerinden başkasına iftira ve yalanı da caiz görüyorlar. Yalanın caiz olduğu bir örgütten ayrıldığını söyleyenlere ne derece inanabiliriz ki? Kaldı ki kurtulabilenlere de aşk olsun.

            Sonuç olarak diyebiliriz ki, dünyanın en gizemli ve en tehlikeli bir terör örgütüyle karşı karşıyayız. Adamla 167 ülkede teşkilatlanmış. Sızmadığı grup, parti ve sızmadığı müessese kalmamış. Mevla'm bize ve ülkemize yardımcı olsun.

                                                                                               03.10.2016

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Eyl
21Tem

Hemen Anlaşılmalıydı

06Tem

Gidiş nereye?

30Haz

Sonuçların Değerlendirilmesi

23Haz
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.