KESİNLİKLE ÇÖKERDİ


 KESİNLİKLE ÇÖKERDİ

            Ülkemiz, gerek sahip olduğu jeopolitik konumu ve gerekse tarihten gelen misyonu itibariyle her zaman ve her dönemde saldırılara muhatap olmuştur. Dün, bugün olduğu gibi, yarın da olacağından asla şüphe etmeyelim. Sadece güçlü olursak saldıramazlar ama bu sefer de hile, fitne ve tuzaklara, mesela içimize tefrika düşürmek gibi alçaklığa başvurup gücümüzü kırmak isterler.

            Tarihte birçok saldırılara maruz kaldık. Dört bir yandan saldırdılar. Çıkarları birbirleriyle çatışan bu devletler tek bir amaç için bir araya gelmişlerdi, o da bu bölgeye hâkim olmak. Bunun olabilmesi için Türkiye'nin yok edilmesi veya en azından diz çöktürülmesiydi. Çünkü buraya hâkim olan Ortadoğu'ya, Ortadoğu'ya hâkim olan da dünyaya hâkim olur. İşte 1. Cihan Harbi, işte İstiklal Mücadelemiz.

            Bunu görmek için çok eskilere gitmeyeceğim. Son otuz beş yılı gözden geçirmemiz kâfidir. Bu süre zarfında o kadar ihanet projeleriyle karşılaştık ki, yerimizde başka bir millet olsa ayakta kalamaz, çökerdi.

            Mesela 12 Eylül 1980 Darbesi. Zaten kendisi bir projeydi ama daha büyüğü ise, doğudaki insanın Kürtçe konuşması ve türkü dinlemesini yasaklayarak Kürtleri ötekileştirmek için büyük çaba sarf edildi. Belki bu yasağı uygulayanlar ülkeye hizmet ettiği kanaatindeydi ama bu proje doğu insanını devletinden büyük ölçüde soğuttu. Şimdi buna, üst aklın projesi değil diyebilir misiniz? Deseniz de bu gerçeği değiştirebilir misiniz?

            Peki, 28 Şubat bir proje, hem de Siyonist menşeli ABD projesi değil miydi? Bununla mütedeyyin insanı devletten soğutmak, lütfedip başa getireceği kukla yönetimlerle ülkemizi daha kolay sömürmek değil miydi?

            Yine 27 Nisan bir proje denemesi değil miydi? Cumhurbaşkanı seçimi için Meclis toplantısı dayatılan 367 sayısı durduk yerde mi çıktı? Efendim bunu ilk defa şu şahıs dinlendirdi diyebilirsiniz. Doğrudur. Yoksa siz, Abraham’ın gelip söylemesini mi bekliyordunuz? İktidardaki Ak Parti'ye kapatma davası başka yerde pişirilip iç dinamiklere havale edilmedi mi?

            12 Şubat 2012 MİT krizinin dış kaynaklı bir ihanet projesi olduğunu artık bilmeyen kaldı mı? Efendim bunu kabul etmeyenler var. Olabilir ama bu gerçeği değiştirmez.

            Mayıs 2013 Gezi kalkışması iki ağaç için olmadığını bizzat kendileri itiraf etti. Olaydan önce, dünyada kimlere hizmet ettiği kesin olarak bilinen CNN, BBC gibi yayın kuruluşları gelip Taksimde nöbet tutmaları bir tesadüf müydü?

            Gezi’de istediklerini alamayınca 7-8 Ekim 2013'te sokakları terörize edildi. Bu eylem bağıra bağıra ben üst aklın projesiyim dedi, tabi duymak isteyene.

            Bu da netice vermeyince, 17-25 Aralık 2013 yargı-emniyet darbe girişimiyle karşılaştık. Bu ihaneti o gün anlamayanlar olmuştu. Sanırım bugün anlamayan kalmamıştır. Eğer hala varsa, bırakın onlar da anlamasın. Çünkü bu bir zekâ meselesidir.

            Yukarda saydığım ihanet girişimlerinden netice alamayınca, 15 Temmuz 2016 Cuma günü akşamı doğrudan doğruya örgütlerine bağlı askerler eliyle silahlı bir darba girişimine giriştiler. Emir aldıkları güç onlara tam garanti vermişti. Buna güvenerek devleti ele geçireceklerinden adları gibi eminlerdi. Fakat olmadı. Güvendikleri üst akıl esas kaderi tayin edeni unutmuştu. Yine bu necip milleti tanıdıklarını sanmışlardı ama zerre kadar tanımadıklarını gördüler. Gerek Cumhurbaşkanı, gerek Başbakan ve Hükümet, gerek Sayın Bahçeli, gerek vekillerin kahir ekseriyeti, gerek asker içinde vatanını sevenlerin aslanlar gibi ihanete karşı koymaları, gerek emniyet mensuplarının canlarını siper etmeleri ve en önemlisi de halkın uçağa, tanka, yağan kurşunlara aldırış etmemesini hesaplayamamışlardı. Yıllardan beri bir proje olarak eğitip korudukları bir hareket de, kendi planları da alt üst olmuştu.

            Neden mi?       Çünkü bu millet, yerini, konumunu biliyor ve ülkesini seviyor. Asla hainlere pabuç bırakmaz.

            Yukarda saydığım hallerden biri veya bir kaçı, dünyada hangi milletin başına gelirse gelsin, o millet kesinlikle çökerdi. Biz çökmüyorsak, bu iyi bir lider ve sağlam karakterli bir millete sahip olmamızdandır.

            Bu millet, güvendiği cesur, kararlı lidere ölümüne bağlıdır. Onun bir telefonuyla meydanlara çıkar ve canı pahasına darbeye dur der. Tarihte de böyle olmuştur. Güvendiği lider başında olunca tüm saldırıları püskürtmüştür.

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Eyl
21Tem

Hemen Anlaşılmalıydı

06Tem

Gidiş nereye?

30Haz

Sonuçların Değerlendirilmesi

23Haz
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.