NE YAZIK Kİ, BALTANIN SAPI BİZDEN


 NE YAZIK Kİ, BALTANIN SAPI BİZDEN

            Ormanın baltadan şikayetine, yaşlı ağacın cevabı gibi, Kuds-ü Şerif'e inen hain baltanın sapı da maalesef diktatör Arap liderlerinden. Özellikle de Salman, Sisi ve Zayid El-Nahyan diktatörlerinden.

            Trump'ın Ortadoğu barışı için(!) görevlendirdiği Siyonist damadı Kushner, Suud ve İsrail'de görüşmeler yapmış ve Suud ile Msır'ın, İsrail'le ittifaklarını sağlamıştı. Damadının ardından kukla Trump da Suud'a yaptığı ziyarette, beşli çeteyi (Suud, Mısır, BAE, yemen ve Bahreyn'i) bir araya getirmişti. Böylece İsrail lehine bir blok oluşturdu. Bahane hazırdı. Siz İran'a karşı zayıf kalıyorsunuz. Yanınıza güçlü İsrail'i almanız gerekir.

            Şu an diplomatik haber kaynaklar, Trump'un, Suud prensi ve Sisi'den aldığı işaretle Kudüs'ü İsrail'in başkenti ilan ettiğini, yoksa bu kadar riski göze alamayacağını açıkça söylüyorlar. En azında derin Amerika buna kayıtsız kalmazdı. Çünkü 1995 yılında ABD Kongresi, büyükelçiliğin Kudüs'e nakledilmesi yönünde bir kanun teklifini kabul etmesine ve bütün ABD başkanlarının Siyonizmin emrinde olmasına rağmen, Trump'a gelinceye kadar hiçbir başkan, Amerikan çıkarları zarar görürdü diye bu yönde bir adım atmamıştı. Çünkü bu sıradan bir karar değil. BM'nin, 1967'den beri İsrail'in işgal ettiği toprakları tanımama kararının zıddına, bu işgal toprakların meşruluğunu kabul ettiği anlamına gelir. Müslümanların ve Müslüman ülkelerin bunu kabulü mümkün değil.

            Zaten Trump'un ateşe benzin döken, Ortadoğu'yu barut fıçısına çevirecek bu kararına, Suud ve Mısır cılız tepki göstererek söylenenlerin doğru olduğunu gösterdiler.

            Kanaatimce Siyonistler, Trump'u, Amerika iç siyasetinde alabildiğine sıkıştırdılar. Hatta seçimlerde Rusya'dan destek aldığı iddiasıyla bir soruşturma açıldı. Tanıklıklardan birinin de eski FBİ başkanı olması işin vahametini gösteriyor. Bu soruşturma yürütülürse, Trump'un koltuğunu kaybetmesi kuvvetle muhtemel. Bunu hazırlayan Siyonist kuruluşlar, tek çarenin, dediklerini yapmaktan geçtiğini iyice anlattılar. Zira Trump gibi bir aptal bulunmaz bir fırsattı.

            Yine kanaatimce Siyonistler, tüm isteklerini Trump'a yaptırdıktan sonra kullanılmış bir peçete gibi kaldırıp atacaklar. Çünkü bu alınan karalar ABD'nin aleyhine olacak. Bu da, ABD içinde İsrail'e ve Siyonist kuruluşlara karşı tepkinin yükselmesine neden olacak. Bunu göğüslemeyi göze alamazlar ve Trump'u harcarlar.

            Trump ve Siyonist kuruluşlar, satılmış Arap liderlerini, ister koltuk vadi veya korkusuyla, isterse başka nedenlerle olsun sindirmiş olabilirler, ama Arap halkının, satılmış liderleri gibi düşünmediklerini ve asla düşünmeyeceklerini bilmeliler. Yine şu gerçeği de hiç akıllarından çıkarmamaları gerekir: Kudüs ümmetin namusudur, Kudüs Müslümanların vazgeçilmezidir. Her Müslüman, Kudüs için yapamayacağı fedakarlık yoktur.

            ABD'nin bu kararı, ne kendisinin ve ne de uşaklık ettikleri İsrail'in lehine olmuştur. Sadece bu şer ikili değil, onlara destek olan satılmış liderler de zarar görecek. Çünkü tüm Müslümanların öfke ve nefretini kazandılar.

            Bu kararın, Müslümanların daha şuurlanmasına, daha bilenmesine ve safları sıklaştırmalarına vesile olacağı muhakkaktır. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın Kudüs hassasiyeti nedeniyle, Müslüman ülke liderlerini davet ettiği ve 13 Aralıkta İstanbul'da yapılacak İİT (İslam İşbirliği Teşkilat)'nın zirve toplantısına, belki satılmış Arap liderleri katılmayıp düşey seviyede bir temsilci gönderebilirler. Belki de ümmetin istediği bir cesur karar alınmasına da engel olabilirler. Ancak bu ümmetin, küllerinden dirilmesine ve uyanmasına engel olamayacaklar. Ümmetin, başlarındaki hainleri, Siyonist uşaklarını, düşmanlarını, İsrail ile savaşmak caiz değildir diyen Müslüman kılıklı Bel'amları tanımasına engel olamayacaklar.

            Meselemiz, ne İsrail, ne uşağı Amerika ve ne de bir başka ülke. Onlar şer güçler ve görevlerini yapıyorlar. Esas meselemiz, Siyonist-Amerikan uşağı Arap diktatörlerdir. Arap halkları, bu felaketlerden, hem kendilerinin ve hem de ümmetin kurtulmasını istiyorlarsa, Müslüman görünümlü bu hain liderlerinden kurtulmaları gerekir.

            Alimler, kanaat önderleri, akademisyenler, aydınlar, gazeteciler ve yazarlara düşen tarihi görev ise, ümmetin uyanışı, birlik ve beraberliği için ellerinden geleni yapmalarıdır. Bu hain liderlerden kurtulmadan, ne Amerika ve ne de Siyonistlerin sultasından kurtulabiliriz? Çare bizde. Biz çalışırsak, Mevla da bize yardımını gönderir ve zafere ulaşırız.                                                                                                  08.12.2017

           

            

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
09Ekm
01Ekm
25Eyl
17Eyl
21Tem

Hemen Anlaşılmalıydı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.