NEDEN HEP MÜSLÜMANLAR?


Dünyanın neresinde bir kargaşa, akan gözyaşı, katliam varsa, burası neresi ve bunlar kimdir diye araştırmanıza gerek yok, o yer İslam coğrafyası ve o insanlar da Müslümanlardır.

İnsan bunları görünce hatırına, Müslümanlar bu kadar akılsız, bu kadar beceriksiz mi ki hep bunlar başlarına geliyor sorusu gelebilir. Böyle bir soru makul da gelebilir ama gerçekten öyle mi? Hiç sanmıyorum. Zira Müslümanların bu duruma gelişinin birçok sebebi var. İşte onlardan birkaçı:

1-    Müslümanlar, İslam inancı ve temel değerlerinden uzaklaşıp inanç ve yaşayışta Batı’nın taklitçisi oldular.

Yüce Kitabımızda;”Allah ve Resûlüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin; sonra korkuya kapılırsınız da kuvvetiniz gider. Bir de sabredin. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.”(Enfal-46) açıkça belirtilmesine rağmen Müslümanlar ne yapıyor? Acaba zerre kadar bu ayete uyuyorlar mı?

Yine İslam onlara çalışın, üretin, iki günü birbirine müsavi olan ziyandadır ve çalışmak ibadettir dedi mi? Evet. Peki onlar ne yaptı? Tembelliği meslek edindiler. İslam onlara düşmanın silahıyla silahlanın dedi ama onlar silah yapma yerine, emperyalistlerin demode silahlarını almak için sıraya girerek ülke kaynaklarını emperyalistlere aktardılar.

İslam onlara çağı okuyun, dünyanın gidişatını önceden tespit edin, stratejik davranın dedi ama onlar hep bir peyk olmayı, aklı kiraya vermeyi tercih ettiler.

2-    Bu akan kanıda en büyük pay Müslüman yöneticilerin.

Bu liderler emperyalistlerin yardımıyla iktidara gelmiş ve kalışları da onların desteğiyledir. Bu nedenle onların çıkarlarını halkının ve ülkesinin çıkarlarından önceleyerek emperyalistlere uşaklık etmekteler. Lider uşak olunca halkına zulmün her çeşidini reva görmesi kaçınılmaz olur.

3-    Âlimler, akademisyenler ve aydınlar pek korkaklar.

Çoğu, ya Batı’nın veya iktidarın nimetlerinden beslendiği için halkı uyarıcı ve yönlendirici görevini yapmıyor. Onlar görevini yapmayınca halk da çaresizlik içinde istemeye istemeye zalim diktatörün zulmüne razı oluyor.

4-     Emperyalistler güçlü olduğu için çocuğun oyuncakla oynadığı gibi Müslümanlarla oynuyorlar. İslam coğrafyasındaki her uyanışa direkt veya dolaylı olarak müdahale ediyorlar. Kendi çıkarlarına zarar verecek her hareket ve uyanışı anında bastırmaya çalışıyorlar. Birlik ve beraberliğin oluşmaması için ha bire bölmeye, parçalamaya çalışıyorlar. Irak, Libya, Suriye, Yemen vb. ülkelerde olan bitenler ve halka rağmen yönetimi bırakmayan eli kanlı liderlere (Beşşar ve Sisi’ye) verdikleri destek bunun en canlı örneğidir.

Emperyalistler, ülkesinin çıkarlarını düşünen liderleri, ya bir darbeyle baştan düşürürler Erbakan Hoca ve Mursi gibi veya yıpratarak halkın gözünden düşürmeye çalışırlar.

Bu sebepleri görüp gereğini yapmadan, bakıyorsunuz birçok aydın ve âlim bize, zaman gelecek kâfirler ümmetimin üstüne, aç kişilerin yemek kabına üşüştükleri gibi üşüşecekler mealindeki hadis-i şerifi söyleyerek, bu gün o gündür ve bu kaderimizdir demeye getiriyorlar. Oysa ümmetin bu hale gelişinin sebebini Efendimiz (S.A.V.) Müslümanların azlığından olmayıp, “hubbu’d-dünya ve kerahiyyetü’l-mevt” (dünya sevgisi ve ölümden tiksinme) yani ahireti yok farz etme ve cihadı terk etmeden kaynaklandığını aynı hadisin devamında açıklıyor.

Şimdi onlara sormak lazım, bugünün o gün olduğunu nerden biliyorsunuz? Birinci Cihan Harbi bugünkü durumdan daha vahimdi. Belki de ümmetin başına gelecek o gün daha çok ileride. Kaldı ki, sen neden sebebi ortadan kaldırmayıp sonuca razı oluyorsun?

Bir defa mevzu bahis hadis, bu kötü durma düşmememiz için dünya sevgisi ve cihad konusunda bizi uyarıyor. İslam, çalışmamızı, düşmandan daha üstün olmamızı ve onları taklit etmememizi, düşmanlarımızla en az onların silahlarına denk silahlarla mücadele etmemizi, bilim ve teknolojide onlardan daha ileri seviyede olmamızı emrediyor. Allah’ın Kitabına ve Resulünün sünnetine sarılmamızı ve kardeş olmamızı, birliğimizi muhafaza etmemizi, gaflete düşüp birbirimizin boynunu vurmamamızı emrediyor.

Sen İslamın gereğine uygun hareket etmeyeceksin ve kalkıp, işte bugün o gündür deyip işin içinden sıyrılmacaksın, bu olacak şey mi? Velev ki bu gün o gündür, sen durup seyirci mi kalacaksın?

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
09Ekm
01Ekm
25Eyl
17Eyl
21Tem

Hemen Anlaşılmalıydı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.