OLANDA HAYIR VARDIR


 OLANDA HAYIR VARDIR

         Eğer doğru okursak, ders çıkarıp ibret almayı bilirsek olanlardan, hatta şerden bile hayır çıkarabiliriz. Bu tamamen bize, bakış açımıza, feraset ve kavrayışımıza bağlıdır.

         Hani Lokman Hekim’e sormuşlar; “sen ahlakı kimden öğrendin” diye. O da, “ahlaksızlardan”  deyince şaşırmışlar. Ahlaksızlardan ahlak mı öğrenilirmiş? Lokman Hekim de, “onların yaptıklarını yapmayarak öğrendim” demiş.

         Günümüzde olan bitenden, ülkemizi ilgilendiren olaylardan biz de hayır çıkarabiliriz. Mesela şu Can Dündar ve Erdem Gül davasına bir göz atalım.

         Malumunuz Paralel Yapı, Türkiye teröre destek veriyor algısı oluşturmak için Suriyeli Türkmen kardeşlerimize yardım götüren MİT tırlarını yetkileri olmadığı halde durdurup fotoğraflarını çekmiş ve bunları servis yapması için Can Dündar’a gönderilmişti. O da verilen bu ajanlık görevini harfiyen yerine getirmişti.

         Gerek devlet yetkilileri, gerek siyasiler ve gerekse gazeteciler ve akademisyenler bu yapılanın gazetecilik değil, bir casusluk faaliyeti olduğunu belirtip şiddetle kınamışlardı. Nitekim yargı da buna casusluk eylemi deyip dava açtı. Ama özellikle CHP, Paralel Yapı ve Doğan Medyası olayı Hükümete bir meydan okuma olarak görüp Can Dündar’ı kahraman ilan etmişlerdi.

         Oysa ülke güvenliğiyle ilgili bu tür konular her ülkede de casusluk faaliyeti olarak görülür. Bunu yayınlayan gazeteyi de, gazeteciyi de cezalandırılır. Nitekim İngiltere BBC’nin bundan daha hafif bir hareketine acımamış ve cezalandırmıştı.

         Can Dündar ve arkadaşı casusluk mu yapmış, yoksa gazetecilik mi, tartışmaları sürerken,  bunların davasına katılıp onlarla selfie çeken İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, İtalya büyükelçi veya başkonsolosları bize, bu iki şahsı yakından tanıma fırsatı verdi. Eğer ideolojik bakmazsak, eğer aklımızı kiraya vermemişsek, eğer Sayın Erdoğan düşmanlığı bizi köreltmemişse, eğer başkalarının taşeronu değilsek bu olay, Can Dündarların dış güçlerin adamı olduğunu gösteren en büyük delil olmaz mı? Aksi takdirde bu kadar diplomat sözbirliği edip bu davaya neden katılsın ki?

Şunu hiç unutmayalım, Batı ülke büyükelçi ve konsolosları ülkelerinin izni olmadan bu davalara katılmazlar ve yine unutmayalım Batı çıkarı olmayan hiçbir işte veya yerde görünmez. Bayram değil, seyran değil, bu kadar diplomat bu davayı takibe neden gitsin ki? Diplomatlar bize,” bunlar bizim çocuklar, destek için biz buradayız” mesajını verdiler.

         Hükümet bunlara ne gibi bir yaptırım uygular, o ayrı bir konu ama adamlar mahkemeye baskı için çıkartma yapıp bu kadar açık ve net mesaj verirken, bizdeki siyasilere, akademisyenlere, yazar ve çizerlere, hele hele CHP’li vekillere ne oluyor ki atlarını itlerini nallayıp Can Dündar’ın peşine takılmışlar? Sıkıntı burada. Hepsinin hain olduğunu söylemek çok kolay değil. O zaman ya basiretleri kapanmış veya Sayın Erdoğan düşmanlığı gözlerini kör etmiştir.

         Şunu çok iyi bilmeliyiz ki sömürgeci Batı, Emperyalist Avrupa, pragmatisttir, çıkarcıdır. Onlarda Allah rızası kavramı da yoktur, başkalarına özgürlük isteme de.

         Tüm bunlara rağmen, hem Can Dündar’ın ve hem de ona destek verenlerin şer ittifak içinde olduklarını hala kabul etmeyenlere verilecek bir cevabım vardır ama ben bu cevabı değerli okurlarıma  havale ediyorum.

                                                                            

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
09Ekm
01Ekm
25Eyl
17Eyl
21Tem

Hemen Anlaşılmalıydı

  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.