ŞEHİRDE YAŞAMAK BİR KÜLTÜR İŞİDİR


 İnsanoğlu tek başına yaşayamaz, zatenyaradılış gayesi de bu değildir. Hal böyle olunca da birlikte yaşamanın kuralları vardır.Birlikte huzur içinde yaşamak bir kültürü işidir. Hele burası bir şehir ise, kurallar ve hassasiyetlerdaha büyük bir ehemmiyet kazanır.

            Medine ile medeniyet aynı kökten gelir. Yani şehir denilen yerde medeniyet, uygarlık vardır, olması gerekir. Aksi takdirde orası şehir olamaz.

            Bu nedenle Yesrib, Efendimiz (S.A.V.)'in teşrifiyle Medine ismini almış. Hem de cehaletten, bedevilikten kurtulmuş, nurlanmış, aydınlanmış, El-Medinetü'l-Münevvere olmuş. İşte İslam Medeniyeti, bu şehirden dünyanın dört bir yanına yayılmış ve kıyamete kadar da hem yaşamaya ve hem de yayılmaya devam edecektir.

            Şehir bir kültürdür.Bu nedenle meşhur filozofumuz Farabi en nadide eserine "Medinetü'l-Fazıla" (Erdemli Şehir) ismini vermiştir ki bazı âlimler bunu “ideal devlet” diye çevirmişlerdir. Doğrusu bir şehir aynı zamanda bir devlettir, Medine örneğinde olduğu gibi.

            Müslümanlar,gerek fethettiği ve gerekse inşa ettiği şehirleri ilim, kültür, sanat ve ahlak merkeziyapmışlardır. Cahiliyetyerini medeniyete, kargaşa ve çatışma dayerini barış ve huzura bırakmıştır. Medine bunların başında gelir. Bağdat, Rey, Buhara ve daha nice şehirler bunun en canlı örnekleridir.

            Ecdat, İslam ruh ve estetiğine uygun şehirler inşa ederek, asırlarca Doğu’nun da, Batı’nın da hayranlığını kazanmıştır.Çünkü İslam, temizliği, yeşili emreden, insanlara faydalı olmayı esas alan çevreci bir dindir.

            Çünkü İslam, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kişiyi en üstün saymıştır.

            Çünkü İslam,kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe imanın kemale eremeyeceğini belirtmiş.

            Çünkü İslam, komşusu kendisinden emin olmayanın cennet kokusunu alamayacağını belirtmiş.

            Çünkü İslam, imanın yetmiş küsur bölümünden birinin de yolda insanlara eza veren nesneyi kaldırmak olduğunu zikretmiş.

            Çünkü İslam, huzuru bozmanın, fitne ve fesadın çok büyük günah olduğunu,haksız yere bir kişiyi öldürmenin tüm insanları katletmeyle eş değer olduğunu belirtmiş.

            Çünkü İslam, kişilerin din ve fikir hürriyetini, can, mal, namus, şeref ve haysiyetini teminat altına almış.

            Dinimizin yüce değerlerinden ancak bir kaçını yukarıda saydım.Bugün şehirde yaşayan biz Müslümanlar olarakacaba bu ilkelere ne derece uyuyoruz?

            Yüksek sesle müzik dinleyen veya televizyonun sesini yükselterek komşusunu rahatsız eden, evler arasındaki parklarda yapılan düğünlerde müziği sonuna kadar açıp çevreyi rahatsız ettiği yetmiyormuş gibi, gecenin geç saatlerinde havai fişeklerle çocukların korku içinde ağlayarak uyanmalarına sebep olan, halıları silkeleyip alt komşularını rahatsız eden, sokağı kirleten, bedevilere rahmet okuturcasına yerlere tükürük ve balgam atan, kamunun malına, parktaki oyuncak gruplarına ve yeşil alanlara, toplu taşıma araçlarına, duraklara, halkımızın istifadesine sunulan karaçalı çeşmelerine zara veren veya aracını yıkamak için saatlerce bu çeşmeleri işgal eden, yayanın hakkı olan kaldırımları işgal eden, kaldırıma sandalye atıp gelen geçene engel olduğu gibi karşı apartmanlardaki ailelerin gün boyu pencerelerini perdeyle kapalı tutmasına sebep olan, elindeki sigara izmariti ve paketini yere atan, aracındaki küllüğü kırmızı ışıkta, sanki tam da yeri der gibi caddeye döken, cadde ve sokağı kaçak kazıp daha sonra da Belediye burayı neden yapmıyor deyip hem suçlu ve hem de yüzsüz olanlara ne demeli?

            Bu olumsuzlukların hepsi de ilimizde yaşanıyor ama olumsuzlukların hepsi keşke bu kadar olsaydı. Maalesef daha nice olumsuzluklar vardır ki hepsini yazmam bir köşe yazısının boyutunu çok aşar.

            Müslümanım deyip de bunları yapanlar sizce de,İslamınyüce değerlerinden acaba nasip almışlar mıdır? Bu insanların bir şehir kültürüne sahip olduğunu söyleyebilir miyiz? Bunların şehirde yaşama hakkı var mıdır?Bu halleriyle dağ başında yaşayabilirler ama şehirde yaşamaları diğer insanlara haksızlık olur.

 

            

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Eyl
21Tem

Hemen Anlaşılmalıydı

06Tem

Gidiş nereye?

30Haz

Sonuçların Değerlendirilmesi

23Haz
  • Ana Sayfa
  • Günışığı Gazetesi web sitesi, BETA aşamasındadır. Çok yakında tüm özellikleri ile sitemizi kullanabileceksiniz. Beta sürümde sadece haber ve köşe yazıları gibi içerik modülleri aktif edilmiştir.